Almanya'nın başkenti Berlin'de 120 yıl önce düzenlenen Uluslararası Radyotelgraf Konferansı'nda denizlerde standart imdat çağrısı olarak belirlenen SOS, zaman içinde popüler kültürden günlük yaşama kadar geniş bir alanda tehlikenin küresel simgesi haline geldi. Telsiz telgrafın yaygınlaşmasıyla birlikte farklı ülkelerin ve şirketlerin farklı sinyaller kullanması haberleşmede karışıklığa yol açınca 27 ülkenin katılımıyla ortak bir kural seti oluşturuldu.
Evrensel Yardım Çağrısı Sos 120 Yıldır Denizlerde Tehlikenin Simgesi Olmaya Devam Ediyor

BERLİN SÖZLEŞMESİ İLE ULUSLARARASI STANDART GETİRİLDİ
3 Kasım 1906 tarihinde imzalanan Berlin Sözleşmesi ile acil durum çağrılarının tüm telsiz istasyonlarınca öncelikli işlenmesi kararlaştırıldı. Mors alfabesinde 3 kısa sinyali temsil eden "S" ile 3 uzun sinyali temsil eden "O" harflerinin birleşimiyle oluşturulan SOS sinyali, 1 Temmuz 1908'de resmen yürürlüğe girdi. Akılda kalıcı yapısı ve kolay iletilebilir olması nedeniyle tercih edilen sinyal, denizcilik tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
MORS ALFABESİNDEN DİJİTAL SİSTEMLERE GEÇİŞ YAPILDI
Gelişen teknolojiyle birlikte 1999 yılında Küresel Deniz Tehlike ve Güvenlik Sistemi'nin (GMDSS) devreye girmesi, mors alfabesi tabanlı SOS kullanımını büyük ölçüde uydu ve dijital haberleşme sistemlerine bıraktı. Modern denizcilikte dijital altyapılar öne çıksa da SOS, küresel ölçekte tehlike ve acil durum bildirimlerinin en bilinen sembolü olmayı sürdürüyor.



