Yeniçağ
Haber akışına dön

Fatih Altaylı'dan Hacıosmanoğlu İddiası: UEFA Yönetimine Başkanın Eşi Üzerinden Girmeye Çalışıyor

Fatih Altaylı'dan Hacıosmanoğlu İddiası: UEFA Yönetimine Başkanın Eşi Üzerinden Girmeye Çalışıyor

Gazeteci Fatih Altaylı, Teke Tek'te yayımlanan köşe yazısında Türk futbolu ve finans piyasalarına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun UEFA yönetimine girme hedefi olduğunu savunan Altaylı, bu süreçte UEFA Başkanı Aleksander Ceferin'in eşi Barbara Ceferin üzerinden ilişkiler kurulduğunu ileri sürdü.

Altaylı, yazısının devamında Galatasaray'da Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu'nun istifalarıyla sonuçlanan yönetim krizini değerlendirdi. Ayrıca halka açık şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen bazı finansal işlemleri gündeme getirerek bağımsız denetim kuruluşlarının sorumluluğunu sorguladı.

HACIOSMANOĞLU'NUN UEFA HEDEFİ YENİDEN GÜNDEMDE

Fatih Altaylı, daha önceki yazılarında İbrahim Hacıosmanoğlu'nun UEFA yönetiminde görev almayı hedeflediğini ve nisan ayında yapılacak genel kurula kadar TFF Başkanlığı koltuğunu korumak istediğini öne sürdüğünü hatırlattı.

Bu iddiasına yönelik eleştirilere değinen Altaylı, Hacıosmanoğlu'nun eğitim durumu ve yabancı dil bilgisine yönelik değerlendirmelerin, UEFA yönetimine girme ihtimalini tamamen ortadan kaldırmadığını savundu.

Altaylı, UEFA'nın geçmişteki yöneticilerinden Michel Platini ve Gianni Infantino'yu da örnek göstererek uluslararası futbol yönetiminin sanıldığı kadar yüksek standartlarla değerlendirilmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

"UEFA BAŞKANI'NIN EŞİ ÜZERİNDEN İLERLİYOR" İDDİASI

Köşe yazısının en dikkat çekici bölümünde Altaylı, Hacıosmanoğlu'nun UEFA Başkanı Aleksander Ceferin'e doğrudan ulaşmak yerine eşi Barbara Ceferin üzerinden yakınlık kurmaya çalıştığını iddia etti.

Barbara Ceferin'in sanat alanında faaliyet gösterdiğini ve Slovenya'da genç sanatçıları destekleyen Galerija Fotografija adlı bir galeriye sahip olduğunu belirten Altaylı, galerinin İstanbul'daki Contemporary Istanbul sanat etkinliğine katılımını gündeme getirdi.

Altaylı'ya göre Hacıosmanoğlu, Barbara Ceferin'in galerisinin fuarda yer almasına yardımcı oldu. Gazeteci, katılımla ilgili masrafların da Hacıosmanoğlu tarafından karşılandığının ileri sürüldüğünü yazdı.

Fatih Altaylı, yazısında Galerija Fotografija tarafından sergilenen eserlerin satışları hakkında da iddialarda bulundu.

Altaylı, Hacıosmanoğlu'nun yakın çevresindeki kişilerin galerideki eserleri gerçek değerlerinin birkaç katına satın aldığını öne sürdü.

Bu satışların Barbara Čeferin açısından oldukça başarılı bir fuar deneyimi oluşturduğunu savunan Altaylı, söz konusu girişimlerin Hacıosmanoğlu'nun UEFA yönetimine girme hedefiyle bağlantılı olabileceğini ileri sürdü.

Altaylı, değerlendirmesini şu sorularla tamamladı:

"Allah aşkına söyleyin, şimdi Aleksander Ceferin böyle bir jesti karşılıksız bırakır mı!

Hacıosmanoğlu UEFA’da bir koltuğu hak etmemiş mi!"

Yazıdaki fuar masrafları, eser alımları ve UEFA yönetimini etkileme girişimlerine ilişkin anlatımlar Altaylı'nın iddialarına dayanıyor. Bunları doğrulayan bağımsız belge veya ilgili tarafların yanıtları paylaşılan metinde yer almıyor.

GALATASARAY'DAKİ İSTİFALARI DA DEĞERLENDİRDİ

Fatih Altaylı, yazısının ikinci bölümünde Galatasaray yönetiminde yaşanan tartışmaları ele aldı.

Sarı-kırmızılı kulübün İkinci Başkanı Metin Öztürk'ün istifasını hatırlatan Altaylı, olayın kulüp yönetiminde uzun süredir devam ettiğini savunduğu anlaşmazlıkları görünür hale getirdiğini belirtti.

Öztürk, 27 Ekim'deki yönetim kurulu toplantısında kendisine yönelik fiili saldırı ve hayatını kaybeden annesine hakaret içeren davranışlar yaşandığını öne sürerek görevinden ayrıldığını açıklamıştı.

Altaylı, yönetim kurulunda daha önceden de fikir ayrılıkları ve gruplaşmalar bulunduğunu savunurken tartışmanın bu boyuta ulaşmasının Galatasaray'ın yönetim geleneği açısından dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in kulüp yönetimindeki tercihlerini de değerlendiren Altaylı, Özbek'in güçlü yöneticilerden oluşan kadrolar yerine kendi otoritesine bağlı isimlerle çalışmayı tercih ettiğini iddia etti.

Altaylı, bu yaklaşımın yönetimde kararların büyük ölçüde başkanın kontrolünde toplanmasına neden olduğunu savundu.

Gazeteci, Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneği'nin (GSYİAD) kulüp yönetimindeki etkisine de değindi.

Özbek'in yönetiminde GSYİAD kökenli çok sayıda ismin bulunduğunu belirten Altaylı, istifa eden Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu'nun da aynı dernek geçmişine sahip olduğuna dikkat çekti.

Altaylı, GSYİAD'ın bazı isimler tarafından kulüp yönetimine ulaşmak için bir basamak olarak kullanıldığını öne sürerken dernekle bağlantılı kişilere yönelik çeşitli adli süreçlerin de gündeme geldiğini yazdı.

Bu değerlendirmelerinin ardından Galatasaray'da ikinci başkanlık makamının geçmişten beri kulübün günlük yönetiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

METİN ÖZTÜRK İLE ABDULLAH KAVUKÇU ARASINDA NE YAŞANDI?

Altaylı, iki yöneticinin istifasına neden olan tartışmanın ayrıntılarına ilişkin de iddialar aktardı.

Yazıya göre olay, yönetim kurulu toplantısında bir kulüp üyesinin disipline sevk edilmesinin görüşülmesi sırasında başladı.

Metin Öztürk'ün Galatasaray'ın geleneklerini hatırlatan bir konuşma yapmasının ardından Abdullah Kavukçu'nun sinirlendiğini ileri süren Altaylı, Kavukçu'nun Öztürk'e ağır küfürler ederek üzerine yürüdüğünü iddia etti.

Altaylı, Başkan Dursun Özbek'in tartışmaya müdahale etmediğini, bazı yönetim kurulu üyelerinin anlatımına göre toplantı odasından ayrıldığını da öne sürdü.

Öztürk'ün istifa kararından vazgeçirilememesi üzerine olayın kamuoyuna yansıdığını savunan gazeteci, bunun ardından Kavukçu'nun da istifa ettiğini belirtti.

Kavukçu ise kamuoyuna yaptığı açıklamada toplantı sonrasında karşılıklı sözlü tartışma yaşandığını kabul etmiş, ancak olayın sosyal medyada gerçek boyutlarından uzaklaştırıldığını savunmuştu.

ABDULLAH KAVUKÇU İÇİN DİSİPLİN SÜRECİ İDDİASI

Fatih Altaylı, Galatasaray Tüzüğü'ne göre yönetim kurulu veya genel kurul toplantılarında üyeler arasında kavga ya da hakaret yaşanması halinde disiplin sürecinin işletilmesi gerektiğini belirtti.

Böyle durumlarda üyelerin Disiplin Kuruluna sevk edilmesinin zorunlu olduğunu ifade eden Altaylı, uygulanabilecek yaptırımların üyelik haklarının geçici olarak durdurulmasından kesin ihraca kadar uzanabileceğini anlattı.

Altaylı, Disiplin Kurulunun aldığı kararların genel kurul onayına sunulması gerektiğini de hatırlattı.

Yaşanan olayın ardından Abdullah Kavukçu hakkında ihraç kararı alınabileceğini öne süren Altaylı, bu kararın genel kurul tarafından da onaylanabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Galatasaray yönetiminde yaşanan gelişmelerin futbol takımını etkileyip etkilemeyeceği sorusuna da yanıt veren Altaylı, yönetimdeki istifaların saha sonuçları üzerinde belirleyici bir etki yaratmayacağını savundu.

Gazeteci, Dursun Özbek'in kulüp yönetimindeki ağırlığına işaret ederek şu ifadeyi kullandı:

"Tek adam rejimi olduğu için, Başkan dışındaki herkes teferruat."

BORSADAKİ İŞLEMLERLE İLGİLİ YENİ İDDİALAR

Fatih Altaylı, köşe yazısında borsadaki bazı işlemlerle ilgili kendisine anlatılan bir olayı da gündeme getirdi.

Altaylı'nın aktardığına göre bir iş insanına, halka açık bir şirketin satın alınarak kendi şirketiyle birleştirilmesi teklif edildi. Bu yöntemle hisselerin borsada satılması ve yaklaşık 300 milyon TL elde edilmesi planlanıyordu.

İşlemin Tera Yatırım üzerinden yapılacağının söylendiğini belirten Altaylı, iş insanının SPK'ya sunulacak rapor için istenen 3 milyon TL'yi ödemeyi reddetmesi üzerine girişimin sonuçsuz kaldığını yazdı.

Altaylı, benzer yöntemlerle kaç şirketin halka açık hale getirildiğinin ve bu işlemlere ilişkin bağımsız denetim raporlarını hangi kuruluşların hazırladığının araştırılması gerektiğini savundu.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com