Karar
Haber akışına dön

Fatih Erbakan’dan Fon Skandalı Çıkışı: Milletin Kanını Emen Üç Canavara Dördüncüsü Eklendi

Fatih Erbakan’dan Fon Skandalı Çıkışı: Milletin Kanını Emen Üç Canavara Dördüncüsü Eklendi

Erbakan, fon skandalını “yüzyılın dolandırıcılığı” olarak nitelendirerek 214 kişi ve tüzel kişiliğin yer aldığı listenin açıklanmasını istedi. Yaklaşık 455 bin vatandaşın mağdur olduğunu ve 1 trilyon liralık kayıp yaşandığını öne süren Erbakan, “Milletin buharlaşan 20 milyar doları nerede?” diye sordu. İktidarın faiz, israf ve imtiyazlı holdinglere kaynak aktardığını savunan Erbakan, “Üç tane büyük canavardan bahsediyorduk. Şimdi bunlara dördüncü bir canavar olarak fon canavarı eklendi” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Aylık Olağan İl Başkanları ve İl Sorumluları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada fon soruşturmasından ekonomi politikalarına, 2027 bütçesinden sanayideki daralmaya ve dış politikaya kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Fon skandalında yaşanan kayıpların vatandaşlara yüklenmemesi gerektiğini belirten Erbakan, soruşturmada adı geçen bütün isimlerin açıklanmasını ve mağdurların ana paralarının sorumlulardan tahsil edilerek ödenmesini istedi.

“214 KİŞİLİK LİSTE TEK BİR İSİM GİZLENMEDEN AÇIKLANMALI”

Fon skandalını “yüzyılın dolandırıcılığı” olarak nitelendiren Erbakan, 455 bin vatandaşın doğrudan mağdur olduğunu ve yaklaşık 1 trilyon liralık fon kaybı yaşandığını ileri sürdü.

Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul ve ekonomi yönetiminin sürece zamanında müdahale etmediğini savunan Erbakan, son altı ayda borsadaki şirketlerin toplam değerinin 480 milyar dolardan 300 milyar dolara gerilediğini söyledi.

Erbakan, hisselerdeki düşüşten önce içeriden bilgi alarak işlem yaptığını iddia ettiği 214 kişi ve tüzel kişiliğin açıklanmasını istedi.

“Asıl skandal ise hisselerdeki çöküşten hemen önce içeriden haber alıp 188 milyar liralık vurgunu gerçekleştiren 214 kişi ve tüzel kişilik. Bu 214 kişinin kim olduğu bellidir. İktidar kanadında bunların listesi vardır ve bu listenin mutlaka açıklanması, sorumlularına gerekenlerin yapılması son derece büyük önem arz etmektedir.”

Eski bir bakanın örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanmasına da değinen Erbakan, soruşturmanın bütün bağlantılarıyla yürütülmesi çağrısında bulundu.

“Madem ortada bir örgüt var, bu örgütün lideri kimdir, bu örgütün diğer üyeleri kimlerdir? Bunları mutlaka kamuoyuyla paylaşmanız ve haklarında gerekenleri yapmanız gerekir. O 214 kişilik liste tek bir isim dahi gizlenmeden derhal açıklanmalı ve siyasi uzantıları da mutlaka yargı önüne çıkarılmalı.”

“MİLLETİN BUHARLAŞAN 20 MİLYAR DOLARI NEREDE?”

Vatandaşların güvenli yatırım söylemleriyle fonlara yönlendirildiğini savunan Erbakan, yaklaşık 1 trilyon liralık kaybın yalnızca 18 milyar lirasının geri alınabildiğini öne sürdü.

Erbakan, mağdurların ana paralarının aylar sonra taksitler halinde ödenmesini eleştirerek şunları söyledi:

“Milletin buharlaşan 20 milyar doları nerede? 1 trilyon liralık fon vurgunundan bugüne kadar sadece 18 milyar lirayı geri alabilmiştir. Yüzde 2 bile değil.”

Fonlardaki kayıpların Ziraat Bankası veya Hazine üzerinden karşılanmasına tepki gösteren Erbakan, sorumluların mal varlıklarından tahsilat yapılması gerektiğini savundu.

“Sakın ola ki bu fon canavarının açtığı bu kara deliği Ziraat Bankası’nın, hazinenin, 86 milyonun vergilerine yükleyip de milletin sırtına yıkmaya kalkmayın. Milletin alın terini bu fon canavarına yedirmek, çalanlardan, soyanlardan, hortumlayanlardan söke söke alacaksınız bu mağdur vatandaşlarımızın ana paralarını ve tıkır tıkır hesaplarına yatıracaksınız. Hem de bir gün dahi geciktirmeden.”

Erbakan, Yeniden Refah Partisi olarak soruşturmanın takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.

“MİLLETİN KANINI EMEN CANAVARLARIN SAYISI DÖRDE ÇIKTI”

Kamu kaynaklarının kullanımını eleştiren Erbakan, emekli ve asgari ücretlilere yeterli kaynak ayrılmadığını savundu.

Daha önce faiz, kamu israfı ve imtiyazlı holdingleri ekonominin üç büyük sorunu olarak tanımladıklarını hatırlatan Erbakan, fon skandalının ardından bu listeye dördüncü bir unsurun eklendiğini söyledi.

“Çünkü kaynaklar canavarlara gidiyor. Faiz canavarı, imtiyazlı holdingler canavarı ve aynı zamanda kamudaki israf canavarı. Üç tane büyük canavardan bahsediyorduk. Şimdi bir de bunlara dördüncü bir canavar olarak fon canavarı eklendi. Milletimizin kanını emen canavarların sayısı maalesef üçten dörde çıktı.”

“2027 BÜTÇESİ MİLLETİN DEĞİL, FAİZİN BÜTÇESİ”

Erbakan, 2026 yılının ilk dokuz ayında Hazine’den faize 2 trilyon 251 milyar lira ödendiğini, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış anlamına geldiğini belirtti.

Dokuz aylık faiz ödemesinin Milli Eğitim Bakanlığının yıllık bütçesinden 311 milyar lira fazla olduğunu savunan Erbakan, 2027 bütçesini de eleştirdi.

Bütçede yaklaşık 3,9 trilyon lira açık ve 3,97 trilyon lira faiz ödemesi öngörüldüğünü belirten Erbakan, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi Meclise getirdikleri 2027 yılı bütçesi de maalesef Londra tefecilerinin bütçesidir. Milletin bütçesi değildir. Rantiyenin bütçesidir. Faiz baronlarının bütçesidir.”

Erbakan, 2027 yılında toplanacak her 100 liralık verginin 20 lirasının faiz ödemelerine gideceğini, bunun günlük yaklaşık 11 milyar liraya karşılık geldiğini söyledi.

“ASGARİ ÜCRET EN AZ 62 BİN LİRA OLMALI”

TÜİK’in ekim ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77 olarak açıkladığını hatırlatan Erbakan, ENAG’ın yıllık enflasyon hesabının yüzde 45 olduğunu söyledi.

Enflasyon oranının düşmesinin fiyatların gerilemesi anlamına gelmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Enflasyon yüzde sıfır dahi olsa bu fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor. Mevcut fiyatların aynı şekilde devam edeceği anlamına gelir. Yüzde sıfıra bile düşürseler bu mevcut fiyatlarla dar gelirlinin, emeklinin, emekçinin geçinebilme imkanı maalesef kalmamış.”

Türk-İş’in ekim ayı verilerine göre açlık sınırının 38 bin, yoksulluk sınırının ise 124 bin liraya ulaştığını belirten Erbakan, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını istedi.

“124 bin lira eğer yoksulluk sınırıysa asgari ücretin 62 bin lira en azından olması lazım ki bir haneye gelen iki asgari ücret o haneyi yoksulluktan kurtarabilsin.”

“SON 18 AYDA 5 BİN 777 ATÖLYE VE FABRİKA KAPANDI”

Sanayideki daralmaya ilişkin veriler de paylaşan Erbakan, yüksek finansman maliyetlerinin üreticileri zorladığını söyledi.

Bankacılık sektörünün yılın ilk dokuz ayında 780 milyar lira net kar açıkladığını belirten Erbakan, aynı dönemde 93 bin esnafın kepenk indirdiğini ve 270 milyar lira tutarındaki 258 bin çekin karşılıksız çıktığını aktardı.

Sanayide kapasite kullanım oranının yüzde 74’e, tekstilde yüzde 69’a ve makine sanayisinde yüzde 64’e gerilediğini belirten Erbakan, şöyle konuştu:

“Bir yanda tek tuşla milyarlar indiren fon baronları, diğer tarafta alın teriyle mücadele eden ama artık nefes alamayan sanayiciler ve emekçilerimiz… Fabrikalarımızda, sanayimizde çarklar durdu.”

Erbakan, yılın ilk 10 ayında konkordato başvurusu yapan şirket sayısının 5 bine yaklaştığını, 249 şirketin ise iflas ettiğini söyledi.

“Son 18 ayda sadece tekstil ve hazır giyimde 5 bin 777 atölye ve fabrika kapandı. Tekstil ve hazır giyimde son 18 ayda 121 bin işçimiz işini kaybetti. Ailesiyle, çoluk çocuğuyla 500 binden fazla insan bu krizden etkilenmiş oldu.”

“TÜRKİYE ÇATIŞMANIN TARAFI DEĞİL, ARABULUCU OLMALI”

Dış politika değerlendirmelerinde TBMM’de kabul edilen Mekke Anlaşması’na da değinen Erbakan, partisinin anlaşmaya ret oyu verdiğini hatırlattı.

Anlaşmanın Türkiye’yi İran ve Yemen’le karşı karşıya getirebileceğini savunan Erbakan, Türkiye’nin bölgesel çatışmalarda taraf olmak yerine arabuluculuk yapması gerektiğini söyledi.

“Türkiye’yi barışın, çözümün bir parçası değil, sorunun bir parçası haline getirme anlaşması olarak görüyoruz.”

Müslüman ülkeler arasındaki ittifaklara karşı olmadıklarını belirten Erbakan, bu ittifakların ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek şekilde oluşturulmaması gerektiğini savundu.

“İslam dünyasının ve bölgenin güvenliği Washington’da çizilen planlarla değil, İslam ülkelerinin kendi iradesiyle ortaya koyduğu ittifaklarla ve birlikteliklerle teminat altına alınabilir. Mekke’nin adını taşıyan bir anlaşmanın istikameti de Washington değil, doğrudan doğruya Mekke olmalıdır.”

COP31 ELEŞTİRİSİ: “DÜNYAYI KİRLETENLERİN FATURASINI TÜRKİYE ÖDEMEMELİ”

Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ni de değerlendiren Erbakan, organizasyonun kamuya maliyetini ve iklim politikalarının üretim üzerindeki etkilerini eleştirdi.

Türkiye’nin küresel karbon salımındaki payının yaklaşık yüzde 1 olduğunu belirten Erbakan, karbon vergileri ve iklim düzenlemelerinin sanayi, tarım ve hayvancılık üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekti.

“Dünyayı Amerika, Çin ve Avrupa kirletecek, Türkiye temizleyecek, faturasını da Türk sanayicisi ve Türk çiftçisi ödeyecek. Böyle bir adaletsizliğe asla evet diyebilmemiz mümkün değil.”

Karbon vergilerinin ve hayvancılığa yönelik kısıtlamaların gıda güvenliğini tehdit edebileceğini savunan Erbakan, Türkiye’nin üretim kapasitesini koruyacak politikalar izlemesi gerektiğini belirtti.

Erbakan, Yeniden Refah Partisi olarak faiz ve rant odaklı olduğunu savunduğu ekonomi politikaları yerine üretimi, istihdamı, çiftçiyi, sanayiciyi, işçiyi ve emekliyi önceleyen bir ekonomik düzen hedeflediklerini söyledi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
karar.com