Fintables Araştırma Direktörü Ali Cenk Gözen, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentilerini CNBC-e yayınında değerlendirdi. Gözen, Fed'in ekim toplantısında faiz artırımını pas geçerek aralık ayında yeni bir artışa gidebileceğini öngördü.
Fintables/Gözen “Makul Senaryoyu” Açıkladı: FED Ekimde Nasıl Bir Karar Alacak?

Fed'in önceki faiz artışının etkilerini görmek isteyebileceğini belirten Gözen, “Makul senaryo ekimde atlayıp aralıkta yapması olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyon verilerinin Fed'in karar sürecinde önemini koruduğuna işaret eden Gözen, son açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde geldiğini ve enflasyonun bazı bileşenlerinin merkez bankasını düşündürebileceğini söyledi. Buna karşın, önceki faiz artışının etkilerinin değerlendirilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.
“Eylül etkisini görmek isteyebilirler”
Fed'in faiz kararında siyasi değerlendirmelerden ziyade ekonomik verilerin belirleyici olacağını vurgulayan Gözen, merkez bankasının eylül ayındaki kararın ardından tüketici fiyatları ve kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunu izlemek isteyebileceğini dile getirdi.
Gözen, “Eylülde yaptıktan sonra birkaç ay enflasyon, yani hem işte direkt TÜFE ve PCE tarafını görmek ister diye düşünüyorum. Elinde biraz daha veri biriksin ister” ifadelerini kullandı.
Enerji fiyatlarının gevşemesi ihtimaline dikkati çeken Gözen, hızlı faiz artışlarının ekonomide gereğinden fazla sıkılaşmaya yol açabileceğini belirtti. Böyle bir durumda Fed'in 2027'nin ilk çeyreğinde ekonomiyi ihtiyaç duyulandan daha fazla baskılamış olabileceğini ifade etti.
“Pandemi kadar sert bir faiz artışı reaksiyonu görmeyebiliriz”
Pandemi dönemindeki enflasyonla mevcut koşulların karşılaştırıldığını belirten Gözen, iki dönemin ekonomik dinamiklerinin farklı olduğuna işaret etti.
Pandemi döneminde Fed'in fiyat baskılarına geç tepki verdiğini ve enflasyonun geçici olabileceğini düşündüğünü hatırlatan Gözen, o dönemde güçlü talep ve hane halkının tasarruflarını harcamaya yönelmesinin fiyat baskılarını artırdığını anlattı.
Bugün ise ABD'de hane halkının tasarruf oranlarının tarihsel ortalamanın oldukça altında olduğuna dikkati çeken Gözen, mevcut enflasyon baskısının önemli ölçüde enerji fiyatlarından kaynaklandığını belirtti.
Gözen, “Bütün enerji kaynaklı bir fiyat baskısı var ama bunun daha geçici bir fiyat baskısı olabileceğini düşünebilirler. O yüzden pandemi kadar sert bir faiz artışı reaksiyonu görmeyebiliriz burada” dedi.
“Büyümeyi çok ciddi anlamda baskılayabilirsiniz”
Faiz artışlarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Gözen, enflasyonun yüksek, büyümenin ise zayıf seyrettiği bir tablonun ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
Gözen, “Bu sefer büyümeyi çok ciddi anlamda baskılayabilirsiniz. Bir yandan yüksek enflasyon, zayıf büyümeyle birlikte daha farklı bir yerde kendinizi bulabilirsiniz, hiç istemediğiniz bir yerde” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle Fed'in faiz artışlarının etkilerini gözlemledikten sonra yeni adımlar atabileceğini belirten Gözen, aralık ayının daha makul bir seçenek olduğunu düşündüğünü söyledi.
“Brent'in hareketi belirleyici olacak”
Fed'in faiz patikasında enerji fiyatlarının seyrinin önem taşıyacağını ifade eden Gözen, özellikle Brent petrol fiyatlarındaki hareketin ve enerji kaynaklı maliyet baskılarının fiyatlara ne ölçüde yansıyacağının yakından izleneceğini kaydetti.
Enflasyonun bileşenlerine bakıldığında barınma kaleminde belirgin bir fiyat baskısı gözlemlemediğini belirten Gözen, mevcut baskıların daha çok enerji maliyetlerinden kaynaklandığını değerlendirdi.
Gözen, bu görünüm nedeniyle Fed'in çok hızlı faiz artışlarına yönelmesini beklemediğini belirterek, “O yüzden çok hızlı gaza basacaklarını zannetmiyorum. Daha bence makul bir faiz artışı patikası görebiliriz” dedi.




