AK Parti'de gündeme gelen fon soruşturması, parti içinde krizin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin farklı değerlendirmeleri beraberinde getirdi.
Fon Krizi Ak Parti'yi İkiye Böldü: Tayyar "Karar Mekanizmasında Dev Boşluk", Yayman: Rahat Yönetiriz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, fon krizinin partinin yönetebileceği bir süreç olduğunu savunurken, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar ise Cumhurbaşkanlığı karar mekanizmasında ciddi bir boşluk bulunduğuna dikkat çekti.
İki isim arasındaki farklı değerlendirmeler, AK Parti'de kriz yönetimi ve karar alma süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
"ÇOK RAHAT YÖNETEBİLECEK BİR KRİZDİR"
AK Parti'nin geçmişte birçok krizi yönettiğini belirten Yayman, fon meselesinin de partinin rahatlıkla yönetebileceği bir kriz olduğunu ifade etti.
Yayman, "AK Parti'nin tarihi, krizleri yönetme tarihidir. AKP'nin yönettiği krizlerin yanında fon krizi çok rahat yönetebileceği bir krizdir" dedi.
"SONUNA KADAR GİDİLECEKTİR"
AK Parti'nin her meselede tarihin doğru tarafında olduğunu savunan Yayman, konuşmasında dış politika ve ekonomi başlıklarına da değindi. Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan Suriye'deki gelişmelere, İsrail-İran geriliminden emeklilerin ve çalışanların sorunlarına kadar birçok konuda partisinin doğru politikalar izlediğini öne sürdü.
Fon soruşturmasına ilişkin de kararlı mesajlar veren Yayman, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Fon meselesinde de zamanın doğru tarafındayız. Bu işe kim bulaşmışsa ucu nereye kadar gidecekse sonuna kadar gidilecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Haramla helali birbirine karıştıran kimse bunla AK Parti yollarını ayıracaktır. Yorulanlar, yolunu şaşıranlar, hakla batılı birbirine karıştıranlardan mutlaka yolunu ayıracaktır."
TAYYAR: KARAR MEKANİZMASINDA DEV BİR BOŞLUK VAR
Fon krizine ilişkin bir diğer dikkat çekici değerlendirme ise eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'dan geldi. Tayyar, yaptığı açıklamada geçmişte Berat Albayrak'a iktidar sistemi içerisinde özel bir rol verilmesini önerdiğini hatırlattı.
Önerisinin farklı şekillerde yorumlandığını belirten Tayyar, asıl amacının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yoğun gündemi ve çalışma temposundan yararlanarak kendi çıkarlarını gözeten kişilerin önüne geçilmesi olduğunu ifade etti.
Tayyar, önerisinin bir bakanlık görevlendirmesi olmadığını, etkili bir danışmanlık veya Cumhurbaşkanı ile diğer karar mekanizmaları arasında koordinasyonu sağlayacak bir ara istasyon modeli olduğunu belirtti.
Fon krizinin ve devam eden sürecin bu önerinin önemini ortaya koyduğunu savunan Tayyar, mevcut sistemde ciddi sorunlar bulunduğunu dile getirdi.
"İSTİSMAR ÇARKI BOZULABİLMİŞ DEĞİL"
Karar alma mekanizmasındaki eksikliklere dikkat çeken Tayyar, çelişkili kararlar alındığını, kamuoyu algısının olumsuz etkilendiğini ve süreç yönetiminde zorluklar yaşandığını kaydetti.
Tayyar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Karar mekanizmasında dev bir boşluk var, istismar çarkı bozulabilmiş değil.
Çelişkili kararlar alınıyor, kamuoyu algısı bozuluyor, süreç yönetiminde zorluklar yaşanıyor.
Reformlar gecikiyor, radikal kararlar alınamıyor, pozisyonları korumak isteyenler direniyor.
Yolda yolakta, kıyıda köşede, orda burada Cumhurbaşkanımızı yakalayıp etkilemek isteyenler birbiriyle yarışıyor.
"TARTIŞILMASI GEREKEN İSİM DEĞİL MODELDİR"
Sorunun yalnızca kişiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Tayyar, mevcut sistemdeki açıkların kapatılması ve karar mekanizmasının daha sağlıklı işlemesi gerektiğini savundu.
Tayyar, "Sorun üreten sistemin açıkları kapatılıncaya kadar emin bir elin regülasyonu da o kadar önemli. Burada tartışılması gereken isim değil modeldir. İhtiyacı kabul edip farklı bir isim de önerebilirsiniz. Sonuçta, ortada bir istismar sorunu var ve çare bulunmalıdır" ifadelerini kullandı.



