BirGün
Haber akışına dön

Fosil Yakıtların Ağır Faturası

Fosil Yakıtların Ağır Faturası

Biz ne kadar farkında olmasak da soluduğumuz hava gaz, su buharı, toz ve kimyasal bileşiklerden oluşan bir karışımdır. Bu karışımın içinde kum, toz, polen, küf, metal gibi parçacıklar, partiküller bulunur. Her nefes alışımızda bunları da solumuş oluruz.

Soluduğumuz bu partiküllerin hepsi akciğerlerimize gitmez. Önce vücudun savunma mekanizması tarafından filtrelenir. Büyük parçacıklar yakalanıp dışarı atılır, küçükler ise akciğerlere iner.

Bu partiküllerden çapları 10 mikron, yani milimetrenin yüzde biri ve daha aşağı olanlar PM10, Partikül Madde 10 olarak, çapları 2.5 mikron, yani milimetrenin dört yüzde biri ve daha altında olanlar ise PM2.5, Partikül Madde 2.5 ya da İnce Partikül Madde olarak adlandırılır.

PM10 ile PM2.5 arasındaki fark sadece boyutla sınırlı değildir. PM2.5 hem havada daha uzun süre asılı kalabilir, hem PM10’a göre daha uzak mesafelere taşınabilir, hem de akciğerlerin çok daha derinlerine inebilir, kana karışabilir.

İnce Partikül Maddeler insanların sağlığını yaşam boyunca etkileyen toksik, zehirli kirleticilerdir. PM2.5’a hamilelik döneminde maruz kalma erken doğum ve düşük doğum ağırlığına neden olabilir. PM2.5 kirliliği astım gibi solunum yolu hastalıklarını kötüleştirebilir ve acil servis başvurularını artırabilir. Uzun vadede ise kalp damar ve solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri ve diyabet dahil olmak üzere kronik hastalıklara ve erken ölüme yol açabilir.


Temiz Hava Hakkı Platformu 2015 yılında sağlık, doğa koruma, çevre ve iklim alanlarında çalışan çeşitli meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle kurulmuştu. Platform 2016’dan bu yana düzenli olarak “Türkiye’de Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri” konulu Kara Rapor yayınlıyor.

Hava kirliliği dünyada yılda 7,8 milyon erken ölüme yol açıyor. KOAH’a bağlı ölümlerin yüzde 41,3’ü, kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 27,7’si, inme kaynaklı ölümlerin yüzde 27,4’ü, akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 18,6’sı hava kirliliğinden kaynaklanıyor; demans olma riski ise yüzde 8 artıyor.

Kara Rapor 2025’e göre Türkiye’de 2024 yılında PM2.5 kirliliği nedenli olarak 62 bin 644 erken ölüm meydana gelmiş. Oysa en önemli önlenebilir ölüm nedenlerinden olan hava kirliliğinin düzeyi Dünya Sağlık Örgütü, DSÖ’nün önerdiği seviyeye çekilse bu ölümler gerçekleşmeyebilirdi.

PM2.5 farklı kimyasal bileşenlere sahip parçacıkların bir karışımı. Bunların bir kısmı kömür, petrol ve gazın yakılması sonucu doğrudan açığa çıkıyor. Bazıları ise fosil yakıtların yakılması sonucu ortaya çıkan diğer bazı öncül gazların atmosferde kimyasal reaksiyona girmesiyle ikincil olarak oluşuyor. Neticede ortaya çıkan emisyonlar ve oluşturdukları partiküller uzun mesafelere taşınabiliyor, böylece yakıldığı yerden uzaktaki nüfusu da etkileyebiliyor.

Fosil yakıt deyince aklımıza ilk baş kömürlü elektrik santralleri geliyor. Oysa Türkiye’de fosil yakıt tüketimi çok daha öteye uzanıyor. Misal, 2024 yılında karayolu taşımacılığında tüketilen enerjinin yüzde 66’sı dizelden, yüzde 17’si LPG’den ve yüzde 16’sı benzinden karşılanırken elektriğin payı sadece binde 2 olmuş. Keza Türkiye’de sanayideki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 60’ı da fosil yakıtlardan geliyor.

Temiz Hava Hakkı Platformu geçtiğimiz hafta da Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (Centre for Research on Energy and Clean Air-CREA) ile birlikte “Fosil Yakıtların Türkiye’ye Ağır Faturası/Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti” başlıklı bir rapor yayınladı.

Yeni Rapor hava kirliliği içindeki fosil yakıtların etkisine odaklanıyor. Hesaplamalara göre ülke genelinde nüfusun maruz kaldığı PM2.5 kirliliğinin yarıdan fazlası, yüzde 52’si fosil yakıt kaynaklı.

Türkiye’de fosil yakıt kullanımına bağlı PM2.5 kirliliği, kalp damar ve solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabete bağlı olanlar dahil yılda 26 bin 500 ölümden sorumlu.

Çocuklar doğal olarak bu kirlilikten en çok etkilenen yaş grubunu oluşturuyor. Fosil yakıt kaynaklı PM2.5 kirliliğinin bir yılda tahmini 8 bin erken doğuma, 8 bin 200 bebeğin düşük ağırlıklı doğmasına, 5 bin 100 yeni çocukluk çağı astımına ve astım nedeniyle 6 bin 500 acil servis başvurusuna yol açtığı tahmin ediliyor.

PM2.5 kirliliği aynı zamanda yeti yitimine, yani fiziksel, zihinsel, ruhsal veya duyusal bir rahatsızlık nedeniyle kişinin normal aktivitesinde kısıtlanmaya yol açıyor.

Raporda bu kirliliğe bağlı olarak KOAH nedenli yeti yitimiyle geçen yıllar 18 bin 800, diyabet nedenli yeti yitimiyle geçen yıllar 52 bin 100, inme nedenli yeti yitimiyle geçen yıllar 11 bin 300, erken ölüme bağlı kaybedilen yaşam yılları ise 498 bin 300 olarak hesaplanmış.

Tabii, olayın bir de ekonomik boyutu var. O da 2024 yılı için 55 milyar ABD doları, yani 1 trilyon 800 milyar Türk Lirası olarak öngörülmüş. Bu miktar aynı yılın Gayri Safi Milli Hasılasının yüzde 4.1’ine tekabül ediyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, COP31 bu ay içinde Türkiye’de yapılacak.

Peki, fosil yakıtlar hava kirliliğini tetikler ve böylesine büyük sağlık yükü ve ekonomik maliyete yol açarken Türkiye’nin bir ulusal PM2.5 standardı ve fosil yakıtlardan çıkış için yeterli gayreti var mı?

Heyhat!

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net