Özlem SARSIN-İZMİR

Tire Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 25 bin metrekarelik tesisinde 150 farklı ürün grubunda üretim yapan şirket, bugün Avrupa’dan Körfez’e, Kuzey Afrika’dan Balkanlar’a uzanan 20 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Güloğlu Plastik Genel Müdürü Gülçin Güloğlu Uğuz, “Güloğlu Plastik’in 50 yıllık tarihinde en değişmeyen değer, verilen sözün arkasında durma kültürüdür. Ne ürettiysek, onun arkasında durduk. Bugün elde edilen başarı, emeğe duyulan saygının sonucudur. Bu mirası geleceğe taşımak bizim sorumluluğumuz” dedi.

“Yüzde 150 kapasite artışıyla yeni bir döneme girdik”
Uğuz, 2023 yılında devreye alınan yeni üretim hattıyla birlikte kapasitenin yüzde 150 arttığını belirterek şunları söyledi: “Bu yatırım yalnızca üretim miktarını değil, üretim modelimizi de dönüştürdü. Enerji verimliliği projelerimizle birim üretim başına harcanan enerjiyi azaltıyoruz. 600 kW’lık güneş enerjisi sistemimizle tükettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 30’unu kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Aynı zamanda karbon emisyonunu ciddi biçimde düşürdük. Artık daha çevreci, daha dijital ve daha izlenebilir bir üretim modeline sahibiz”

“Avrupa Yeşil Mutabakatı kriterlerine tam uyum sağladık”
Uğuz, sürdürülebilirlik odaklı büyümenin şirket için yalnızca bir politika değil, uzun vadeli bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Gülçin Güloğlu Uğuz “Yeşil Mutabakat kriterlerine uyum sağlamak, Türk sanayisinin global rekabette kalıcı olmasının ana anahtarı. Biz altyapımızı buna göre yeniledik. Döngüsel ekonomi yaklaşımını üretimin her aşamasına entegre ediyoruz. Atık yönetimi, enerji verimliliği, geri dönüşüm oranları ve karbon ayak izi gibi konuları yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, rekabet gücümüzün temeli olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“2026’da Almanya ofisi ile yeni bir sayfa açıyoruz”
Uğuz, ihracatta yeni bir faza geçtiklerini belirterek 2026 yılında Almanya’da açılacak ofisin markayı Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyledi. Almanya’daki yapılanmanın sadece satış değil, aynı zamanda müşteri beklentilerinin yerinde karşılanması, teknik destek süreçlerinin hızlanması ve daha güçlü bir tedarik zinciri kurma anlamına geldiğini belirten Uğuz “Avrupa pazarında sürdürülebilir üretim kriterlerine sahip güvenilir tedarikçilere ihtiyaç her geçen gün artıyor. Biz bu boşluğu dolduracağız” dedi.