Cumhuriyet
Haber akışına dön

Güneş Sistemi'nin Sonu Sanılandan Erken Gelebilir: Bilim İnsanları Kıyametin Gerçek Sorumlusunu Açıkladı

Güneş Sistemi'nin Sonu Sanılandan Erken Gelebilir: Bilim İnsanları Kıyametin Gerçek Sorumlusunu Açıkladı

Bilim dünyasının Güneş Sistemi'nin geleceğine dair bildiği tüm ezberler bozuldu. The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan son araştırma, sistemin yıkımına yol açacak asıl unsurun dış etkenler değil, bizzat Güneş’in kontrolden çıkan ölüm süreci olacağını ortaya koydu.

Güneş Sistemi’nin milyarlarca yıldır süregelen kozmik dengesinin sonsuza dek korunamayacağı uzun zamandır biliniyordu. Bilim dünyası, Güneş’in ömrünün sonuna gelerek kırmızı dev aşamasına geçişini sistem için ana tehdit olarak görüyordu. Ancak The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan son araştırma, kozmik kıyametin tahmin edilenden çok daha erken ve beklenmedik bir mekanizmayla gerçekleşeceğini ortaya koydu. Bilim insanları, sistemin felaketine yol açacak temel unsurun dış etkenler değil, Güneş’in kendisi olacağını belirtiyor.

ISAAC NEWTON’IN ÜÇ ASIRLIK TEORİSİ DOĞRULANDI

Gökbilimci Isaac Newton, yüzyıllar önce Jüpiter ve Satürn’ün yörüngelerindeki sapmaları incelerken Güneş Sistemi’nin sonsuz olmadığını ve bir gün dağılacağını öngörmüştü. Geçtiğimiz üç yüzyıl boyunca yapılan matematiksel hesaplamalar ve simülasyonlar ise bu kıyamet senaryosunu evrenin yaşının çok ötesindeki tarihlere ertelemişti.

Yeni araştırmanın sonuçları, Newton’ın haklı olduğunu ancak tek bir noktada yanıldığını gösteriyor. Güneş Sistemi’nin dağılmasına neden olacak faktör kaosun yavaş ilerleyişi ya da yakından geçen yabancı bir yıldızın kütleçekimi değil, bizzat Güneş’in kendi ölüm süreci olacak.

DIŞ GEZEGENLER İÇİN KOZMİK KAOS KAPIDA

Eski teoriler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi dev dış gezegenlerin Güneş’in ölümünden sonra dahi yüz milyarlarca yıl varlığını sürdürebileceğini öngörüyordu. Güneş’in nükleer yakıtını bitirip bir beyaz cüceye dönüşmesi sürecindeki kütle kaybının pürüzsüz gerçekleşeceği varsayımı bu görüşün temelini oluşturuyordu.

Ancak Samanyolu Galaksisi’ndeki diğer beyaz cücelerden elde edilen veriler, kütle atımının düzensiz ve patlamalı şekilde gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu durum, Güneş henüz beyaz cüceye tam olarak dönüşmeden önce dış gezegenler arasında muazzam bir dengesizliğe yol açacak. Simülasyonlara göre Jüpiter ve Satürn’ün yörünge rezonansları bozulurken; Uranüs veya Neptün sistemin dışına fırlatılacak. Güneş’in beyaz cüce olmasını takip eden 1 milyar yıl içinde dış Güneş Sistemi tamamen yok olacak.

YIKIMIN ARDINDAN YENİ YAŞAM İHTİMALİ: ANKA GEZEGENLERİ

İç gezegenlerin ve Dünya’nın tamamen yok olacağı, dış gezegenlerin ise uzay boşluğuna savrulacağı bu süreç, kozmik bir son anlamına gelmiyor olabilir. Son yapılan gözlemler, beyaz cücelerin yarattığı enkaz alanlarından yeni gezegenlerin doğabileceğini kanıtladı.

Warwick Üniversitesi’nden astrofizikçi Jamie Williams ve ekibi, HS 0209+0832 isimli beyaz cücenin etrafında oluşan ilk "ikinci nesil" gezegeni keşfetti. Williams, Güneş'in ölümünden sonra geride kalacak beyaz cücenin etrafında da uzak gelecekte yeni gezegen sistemlerinin şekillenebileceğini ve yaşamın küllerinden yeniden doğabileceğini belirtiyor.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
cumhuriyet.com.tr