Devlet Bahçeli’nin “sosyopolitik şartlar” gerekçesiyle gündeme getirdiği 19 yeni il ve 78 yeni ilçe hamlesi; turizm rantından maden sahalarına, limanlardan tarım havzalarına kadar sermayenin ve iktidarın yeni harita operasyonu adeta.
Haritayı Çizen Kalem: Ege Ve Akdeniz'de Sınırlar Kimin İçin?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım’da verdiği demeçte 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını önerdi. Gerekçe olarak “artan nüfus, şehirleşme ve kamu hizmetinin vatandaşa yaklaştırılması” gösteriliyor. Ancak Bahçeli, ilçeleri belirlerken istatistiklerin yanında “sosyopolitik şartların” da hesaba katıldığını söylüyor. “Sosyopolitik şartlar”ın muhtevasında neyi taşıdığını anlamak için sandık ile sermaye masasını birlikte okumak gerekiyor.
Sandıkta kaybedileni masada almak
AKP 2012'de çıkardığı bütünşehir yasasıyla büyükşehir sınırlarını il sınırına genişletmiş, köyleri mahalleye çevirmişti. Hesap, kırın oyuyla kenti almaktı. 2024'te ise bu hesap tersine işledi. Bahçeli’nin listesindeki 19 ilçenin bağlı olduğu 15 büyükşehirden 11'ini muhalefet kazandı. İktidarın bu değişime ilk yanıtı ise operasyonlar, baskı ve transferler oldu. Aydın’da Çerçioğlu, İzmir’de Tugay AKP’ye katıldı; Muğla’da Ahmet Aras, Alanya’da Özçelik CHP’den istifa etti, Antalya’da büyükşehrin başkanı Böcek tutuklandı. Manisa’da ise hesap tutmadı: Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu Temmuz’da Akhisar dahil 14 ilçe belediye başkanıyla birlikte Yeni Parti’ye geçti. Balıkesir’de de büyükşehir CHP’de duruyor.
Transferle alınamayan büyükşehir için ise geriye tek yol kalıyor: Haritayı değiştirmek; sınırını, toprağını ve bütçesini keserek küçültmek. 100 il, 1000 ilçe projesi ise bu küçültmenin aracı. Nitekim bahsi geçen ilçeler, büyükşehir olmak için gereken 750 bin nüfusun hayli altında. Dolayısıyla il olduklarında başında valinin bulunduğu il özel idaresiyle yönetilecekler. Buraların bütçesi ise seçilmiş büyükşehir meclisinin elinden çıkıp atanan valiye geçecek, yeni ilin vergi gelirlerinden alacağı pay da koparılan bütünün payından kesilecek.
Sandalye hesabı da aynı yönde işliyor. Her yeni il, nüfusuna bakılmaksızın önce bir milletvekili alıyor ve bu sandalye büyük kentlerin payından düşüyor; oylarını tek havuzda toplayan Cumhur İttifakı karşısında bölünmüş muhalefet, az sandalyeli illerde kazanma şansını yitiriyor. Sınırın nereden geçeceği de sonucu belirliyor. Örneğin Akhisar tek başına muhalefete yakın, ama AKP ile MHP’nin toplamının yüzde 60'ı aştığı Kırkağaç ve Gördes ona eklendikçe terazi iktidara kayıyor. O haritayı da Meclis’teki çoğunluk çizecek.
Fethiye: Kıyının sermayesi
Fethiye havzasında birikimin merkezi kıyılar ve koylar. Göcek koyunda altı marina sıralanıyor; bunlardan Port Göcek’i 40 milyon dolara devralıp D-Marin Göcek’e çeviren Doğuş Grubu’ydu. Havzanın turizmini taşıyan Dalaman Havalimanı’nın işletmesi 2014'te YDA’ya verildi, YDA hissenin yüzde 60'ını 2022'de İspanyol Ferrovial’e sattı. Böyle bir havzada sermayenin kârı, kıyıyı imara açan, koyları kiraya veren, havalimanını imtiyazla devreden kararlara bağlı. Bu kararların hangi masada verildiği de bu yüzden belirleyici.
Koylar üzerindeki karar yetkisini iktidar çoktan merkezde toplamış: Fethiye-Göcek 1988'den beri Özel Çevre Koruma Bölgesi ve buradaki planları Bakanlık yapıyor. 2015'te Göcek koyları 29 yıllığına kiralanmak üzere ihaleye çıkarıldığında, koylarda yıllardır küçük işletme yürüten Dalamanlı köylüler çadır kurup direnmişti. Bu yaz da Türkiye Çevre Ajansı Göcek Körfezi’nde 20 koyu kapsayan bir tekne bağlama projesi hazırladı, Bakanlık Sıralıbük Koyu’nu 10 yıllığına ihaleye çıkardı. İl statüsü bu düzene iki halka ekler. Koruma bölgesi dışındaki kentte imar planlarında son söz, Muğla Büyükşehir meclisinden Fethiye belediye meclisine geçer. Belediye sınırı dışındaki yayla ve köylerde ise plan yetkisi valinin başında olduğu il özel idaresine geçer. Kıyıda biriken rantın yaylaya ve tarım toprağına yayılması için bundan elverişli bir düzen düşünmek zor.
Akhisar: Zeytinin ve kömürün havzası
Akhisar’ın hangi ilçelerle il olacağına dair henüz bir karar yok, ancak çizilecek harita yerel basında 2024'ten beri tartışılıyor. Dolaşan senaryoda Soma, Kırkağaç, Gördes, Demirci, Köprübaşı ve Selendi Akhisar’a bağlanıyor. Dutlulu da Akhisar belediye başkanıyken Gölmarmara, Soma, Kırkağaç ve Gördes’i Akhisar’ın “doğal ilçeleri” saymış, Bergama’yı bile bu haritaya katmıştı. Bu haritanın içine aldığı şey ise, havzanın neredeyse bütün sermayesi: Toprağın üstünde zeytin, altında kömür, nikel ve altın.
Akhisar, Türkiye’nin sofralık zeytininin yüzde 35'ini, yeşil zeytininin yüzde 80'ini üretiyor; ama ilçenin ağırlığı ürettiğinden çok işlediğinden geliyor. İşleme tesisleri hammaddenin yüzde 87'sini Akhisar dışından topluyor, yani Akhisar çevre ilçelerin zeytinini işleyip satan bir ticaret merkezi. Bu ticaretin damarı da Soma ve Kırkağaç’tan Akhisar’a inen, devletin dolarla araç geçiş garantisi verdiği İstanbul-İzmir Otoyolu.
Soma; Afşin-Elbistan’dan sonra Türkiye’nin en büyük linyit havzası. TKİ’nin rödovansla özel şirketlere devrettiği sahalardan çıkan kömürü Kolin’in 510 megavatlık santrali yakıyor. Gördes’te Zorlu’nun Meta Nikel işletmesi bulunuyor. Akhisar’ın Çıtak, Hamit, Dağdere ve Yayakırıldık köyleri çevresinde linyit yatakları var, MTA Dağdere’de 1 milyon 210 bin ton linyit saptamıştı. Ocak 2026'da Criter Madencilik’in Sazoba ve Mercankuyu’daki ormanlık alanda açacağı 25 altın arama sondajı da ÇED sürecine sokulmadı.
Madende de kıyıda olduğu gibi birikim, sahayı sermayeye açan izinlere bağlı; il statüsü bu izinleri verecek makamı sahanın yanına taşıyor. Maden ruhsatını bakanlık veriyor, ama sahadaki işin önü ilde açılıyor. ÇED gerekli değildir ve kapsam dışı kararlarının önemli bölümü valiliğe bağlı il müdürlüğünden çıkıyor. Temmuz 2025'te çıkan “süper izin” yasası zeytinliği şimdilik yalnızca Milas ve Yatağan’da kömüre açtı; zeytinle linyitin yan yana durduğu yeni bir ilde bu istisnanın genişlemesi için de zemin hazır demektir.
Bandırma: Limanın kapısı
Bandırma’da birikim Marmara’ya açılan limanda düğümleniyor. TCDD’nin limanı 2010'da 36 yıllığına Çelebi’ye kiralandı, bir yasa da bu süreyi ihalesiz 49 yıla çıkarmanın yolunu açtı. Arkasında Eti Maden’in bor fabrikaları, BAĞFAŞ’ın gübresi, Banvit’in piliçi sıralanıyor. Ticaret odasının öncülüğünde partilere sunulan raporda il olmak “mecburi” sayılıyor ve buna ek olarak serbest bölge isteniyor. Balıkesir de Bandırma da 2024'te CHP’yi seçti. Liman sermayesi için il statüsü, limanın çevresindeki toprakta CHP’li iki belediyeyi devreden çıkarmak, serbest bölge talebini de iktidara kendi valisiyle taşımak demek.
Alanya: Otelden yaylaya
Alanya’nın sermayesi otelde toplanıyor: 575 otel ve 167 bin yatakla Antalya’nın ikinci büyük turizm havzası. Öte yandan yerel basında dolaşan haritada Gazipaşa ile Anamur’un muz ve avokado bahçeleri de Alanya’ya bağlanıyor. İl olma talebinin başını Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) çekiyor. Belediye Başkanı Özçelik de turizm, özel hastane ve tropikal meyve işindeki OFM Grup’un kurucusu. MHP’nin 10 yıl yönettiği Alanya 2024'te CHP’ye geçti, Özçelik Ekim’de partisinden istifa etti, büyükşehrin seçilmiş başkanı tutuklu... Kıyıda imar kararı Alanya meclisine inecek, ama haritanın asıl karşılığı bahçelerde: Tarım arazisini tarım dışına açmada söz sahibi toprak koruma kurulu Alanya valisinin başkanlığında kurulacak.
Elbistan: Linyit havzası
Elbistan’ın sermayesi toprağın altında. Öyle ki, Türkiye’nin linyit rezervinin yüzde 40'ı Afşin-Elbistan havzasında. A Santrali 2018'de 20 yıllığına Çelikler Holding’e devredildi; filtresiz çalıştığı için 2020'de mühürlenen santrale eklenecek iki ünitenin ÇED’ini mahkeme Temmuz’da iptal etti. Maraş Büyükşehir zaten AKP’de; burada küçültülecek olan, santrale dava açan Elbistan, Nurhak ve Ekinözü’nün CHP’li belediyeleri. Bugün bu belediyeler ilçelerinin köylerinde de imar planı yapıyor, ruhsat veriyor. Ancak yeni haritada ellerinde sadece kent merkezi kalacak, köylerde imzayı valilik atacak. Nitekim Meclis’teki teklif de il statüsünü açıkça “enerji yatırımlarına” bağlıyor.
Masaya kim oturacak?
Yeni il, sermayeye yakın bir valiliğin yanında kendi masasını da getiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi’nde her il için yılda dört yatırım konusu belirleniyor. Bu alanlarda yatırım yapan patrona 301 milyon liraya kadar nakit destek ve yatırımın yarısı kadar vergi indirimi veriliyor. Listeyi kalkınma ajansları hazırlıyor; ajansların yönetim kurulunda valiler, belediye başkanları, il genel meclisi başkanları ve oda başkanları oturuyor, kurula da bir vali başkanlık ediyor. Bugün Akhisar’ın zeytini Manisa’nın, Bandırma’nın limanı Balıkesir’in sanayisiyle bu listeye girmek için yarışıyor. İl olduklarında her biri kurulda kendi valisi ve oda başkanıyla yer alır, dört konusunu da onlarla belirler: Fethiye’de otel ve marina, Alanya’da otel ve sera, Bandırma’da liman ve lojistik, Elbistan’da enerji…
Belediyeleri kaybeden AKP için bu masa, yerel burjuvazi ile bağını muhalefet belediyesini aradan çıkararak yeniden kurmanın yolu. Bu bağı kurmanın AKP döneminden tanıdık bir yolu da inşaat. Yeni il; valilik, adliye, emniyet ve hastane binalarıyla yeni bir ihale dalgası, idari merkezin çevresinde yükselen arsa değeri ve TOKİ’ye açılan yeni alan demek. Öte yandan bölgesel teşviklerde patronun ödemesi gereken SGK priminin bir bölümünü de bütçe, yani emekçinin vergisi karşılıyor.
Sözün özü yeni haritayı en çok bekleyenler, bu masanın müdavimleri. Turizm rantiyesi imar kararının büyükşehirden Fethiye ve Alanya meclislerine inmesini, tarım burjuvazisi kendi teşvik masasını, maden ve enerji tekelleri izinlerin tek bir valilikte toplanmasını, liman sermayesi serbest bölgeyi bekliyor. Talebi de örgütlü sermaye taşıyor: Fethiye, Bandırma ve Alanya’da ticaret odaları; Akhisar’da ise ticaret borsası. Bahçeli’nin yeni illerle artacağını söylediği yatırım bu bekleyişin karşılığı. “Sosyopolitik şart” dediği de bu: Sandıkta muhalefete geçen yetkiyi, kentin dışındaki yayla, bahçe, maden sahası ve liman çevresiyle birlikte il özel idaresine, yani atanmış valiye devretmek. Valinin masasını da havzanın sermayesine açmak. Ezcümle yeni haritada sınırlar, o masada oturanlar için yeniden çiziliyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
App Store'dan İndir
Google Play'den İndir



