Hükümete bağımsız danışmanlık sağlayan CAVV tarafından hazırlanan "Hollanda Dış Politikasının Pusulası Olarak Uluslararası Hukuk" başlıklı raporda, ihlallere karşı aktörlerin kimliğine bakılmaksızın ilkeli ve tutarlı bir duruş sergilenmesi gerektiği vurgulandı.
Hollanda Hükümetine ABD Ve İsrail İle İlgili Uluslararası Hukuk Eleştirisi

Raporda, hükümetin Rusya'nın Ukrayna'daki eylemlerini açıkça kınarken İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki müdahalelerine, ABD'nin Venezuela'ya yönelik hamlelerine ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılara karşı sessiz kaldığı ya da son derece çekingen ifadeler kullandığı kaydedildi. Ayrıca Hollanda'nın, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) uygulanan yaptırımları kınarken ABD'nin adını zikretmekten kaçındığına dikkat çekildi.
HOLLANDA DIŞ POLİTİKASINDA SEÇİCİLİK VURGUSU
Dışişleri Bakanı Tom Berendsen'in İran'a yönelik saldırılar hakkında yaptığı değerlendirmelerde uluslararası hukuku "tek çerçeve" olarak görmeyen açıklamalarına işaret edilen raporda, mevcut yaklaşımın uluslararası hukukun evrensel normatif işlevine zarar verdiği ifade edildi. Raporda, insancıl hukuk ihlallerine karşı ses yükseltmenin siyasi bir tercih değil, Cenevre ve Soykırım sözleşmelerinden doğan hukuki bir yükümlülük olduğu hatırlatıldı.
ABD VE İSRAİL İHLALLERİNE KARŞI TEMKİNLİ TUTUM
CAVV raporunda, ABD'nin 3 Ocak'taki Venezuela müdahalesinin ardından hükümetin son derece pasif bir tutum benimsediği aktarıldı. Benzer şekilde ABD ve İsrail'in İran ile Lübnan'daki eylemlerinin açıkça uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirilmekten kaçınıldığı belirtildi. UCM yetkililerine yönelik yaptırımlara karşı yayımlanan bildirilerde ise yaptırımı uygulayan devlet olarak ABD'nin isminin açıkça belirtilmemesi eleştirildi.
TUTARLI TAVIR VE LAHEY MAHKEMELERİ İÇİN ÇAĞRI
Öte yandan raporda, Hollanda'nın Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açılan soykırım davasına müdahil olması ve ABD'nin Grönland'a yönelik ilhak söylemlerine karşı Avrupa ülkeleriyle toprak bütünlüğünü savunması, müttefik ülkelere karşı da sergilenebilen olumlu hukuki tutum örnekleri olarak gösterildi. CAVV, hükümete ev sahibi ülke sıfatıyla Lahey'deki uluslararası mahkemelerin bağımsızlığını koruma ve AB yaptırımları dahil tüm hukuki araçları etkin şekilde kullanma çağrısında bulundu.


