Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği boğazdaki aksama, enerji arzında ciddi daralma endişelerine yol açtı. Hürmüz Boğazı riski Avrupa'yı yeni bir enerji krizinin eşiğine taşıyor. Hürmüz gerilimi stratejik petrol rezervlerini yeniden gündeme taşıdı.
Piyasalardaki tedirginliği artıran bir diğer gelişme ise Katar’dan geldi. Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kabi’nin Körfez ülkelerinin petrol ve gaz üretimini durdurmak zorunda kalabileceğine ilişkin açıklamaları fiyatlardaki yükselişi hızlandırdı.
Brent petrol, 2 Mart’la başlayan haftayı yüzde 16,2 artışla 90,83 dolardan tamamladı. Böylece Brent’in varil fiyatı Ekim 2023’ten bu yana en yüksek kapanışını kaydetti ve saldırı öncesine göre yaklaşık yüzde 24,4 arttı. Aynı dönemde WTI tipi ham petrolün varil fiyatı yüzde 24,6 artışla 88,89 dolara çıkarak yaklaşık 29 ayın zirvesine ulaştı.
Gaz ve kömür fiyatlarında da güçlü yükseliş görüldü. Avrupa’nın en likit doğal gaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli Title Transfer Facility'de (TTF) fiyatlar da keskin şekilde yükseldi. Nisan vadeli kontratlar 2 Mart’la başlayan haftayı yüzde 19,9 artışla 53,38 avrodan tamamladı.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti, günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 4,5 milyon varil rafine yakıt akışının fiilen durmasına yol açtı. İhracatın aksamasıyla birlikte ham petrol karadaki depolama tanklarında ve denizde bekleyen tankerlerde depolanmaya başladı.
Yaklaşık 110 milyar metreküplük gaz arzı tehlikede. Geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan 112 milyar metreküpten fazla LNG ihracatı yapıldı. Bu miktar küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Boğazın kapanmasıyla dünya piyasasının yaklaşık 110 milyar metreküplük doğal gaz arzından mahrum kaldığı değerlendiriliyor.




