Aralarında seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yer aldığı, 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasında 99'uncu duruşma bugün görülüyor. İmamoğlu, dün başladığı savunmasına devam edecek. Savunmasının ilk gününde adil yargılama vurgusu yapan İmamoğlu, Halk TV’ye el konulmasına tepki göstererek “Lütfen Halk TV’yi yalnız bırakmayın” çağrısında bulunmuştu. İmamoğlu savunmasına ikinci günde devam ediyor.
15.10.2026 11:01
Giriş: 15.10.2026 11:01
Güncelleme: 15.10.2026 12:09
A- A A+
1,5 yıldır cezaevinde tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 99. duruşması görülüyor.
Ekrem İmamoğlu’nun yaklaşık dört gün sürmesi beklenen savunması ikinci gününde.
Savunmasının ilk gününde söz alarak duruşma salonunun tasarımını eleştiren ve adil yargılama vurgusu yapan İmamoğlu, savunması sırasında Halk TV'ye el konulmasına tepki göstererek, "En çok takip edilen haber kanalını yok etme çabası da bir akıl tutulmasının, bir zehirlenmenin sonucudur. Kıymetli halkım çok önemlidir. Lütfen Halk TV'yi yalnız bırakmayın” demişti.
ÖZGÜR ÖZEL SİLİVRİ'DE
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de İmamoğlu'nun savunmasını takip etmek için Silivri Cezaevi'ne gitti. Burada kısa bir açıklama yapan Özel, şöyle konuştu:
"Ekrem Başkan’a 1,5 yıldır iftira atıldı, iddianameyi beklerken size görürsünüz bu iftiraların hiçbiri içinde olmayacak dedim, biz iddianameyi yargılamak için bekliyoruz demiştik, İddianamede hiçbiri yok. Bu savunmayı Türkiye’ye duyuran birkaç kanal var. Savunmanın başlamasına birkaç saat kala Halk TV’ye kayyum atadılar."
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını takip etmek için Silivri’de:
🗨“Ekrem Başkan’a 1,5 yıldır iftira atıldı, iddianameyi beklerken size görürsünüz bu iftiraların hiçbiri içinde olmayacak dedim, biz iddianameyi yargılamak için bekliyoruz demiştik, İddianamede hiçbiri yok”… pic.twitter.com/CEpUgoMzNi
— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) October 15, 2026
İkinci günde saat 10.20 itibarıyla salona girişler başladı. Basın mensupları da salona girdi.
Tutuklu sanıkların salona getirilmesi bekleniyor.
CANLI BLOG
12.00 | İMAMOĞLU: "BUGÜN YAŞANANLARIN SORUNU DÜNDEDİR"
Savunmasına ikinci günde devam eden İmamoğlu, dün İstanbul'u esir alan sel felaketi hakkında konuştu. "Bugün yaşananların sorunu dündedir" diyen İmamoğlu, derelerin su havzalarının yapılaşmaya açıldığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Öncelikle elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden genç kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. İstanbul yoğun su sel baskınıyla karşılaştı. Esasen istatistiklerle beraber 1986’dan bu yana yaşanan en yoğun yağış olduğu belirtildi. Bugün olmaması gereken usulüyle var olan bir iddianame ve dava içerisindeyiz. Bu davanın dün yaşanan felaketin ardından ayrı bir biçimde yorumlanamayacağını savunmamı yaparken geldiği sırada anlatacağım. Çokça örneği var. Ama şunu söylemem lazım. 1986’da 6 milyonu biraz aşan nüfusla bir İstanbul 94 yılında 8,5 milyon civarında, 2019’da 25 yıllık bir yönetimle 15 milyonu aşan nüfusuyla bir İstanbul. Yani temel mesele yağmurun yere düştüğü kilogramı veya altyapıyla tek başına izah edemeyiz.
'DERELERİN SU HAVZALARININ YAPILAŞMASI BÜYÜK BİR SORUNDUR'
Temel mesele bir yerleşimle nüfus planlamasıyla kentleşmeyle izah edilebilir. Yani bugün baktığınızda Kağıthane arka çeperinde bulunan ve Ayazağa bölgesinde yoğun ve şaşırtıcı bölümlere baktığınızda arada kurulmuş olan son 15 yılın yüz binlerce nüfusunun dere yatağına kuleler halinde dizilmiş olmasını bundan ayrı tutamazsınız. Derelerin su havzalarının yapılaşması büyük bir sorundur. Bu davayla çok ilgilidir. Çünkü rant, yağma, imar artışı gibi konularla hayatımızı meşgul ediyor. Savunmamda bahsedeceğim. Tek başına Sazlıdere Barajı’nın İstanbul’un görünmeyen su havzalarından birinin göz göre göre sadece bir tek imzayla yok edilmesinin ve oraya 2 milyona yakın nüfusun hazırlık yapılmasının, hiçbir teknik altyapısının olmamasının…
'O BELEDİYECİLİĞİ İSTEMEDİ'
Böyle bir ortamda böyle bir müdahalenin yapıldığı ortamda bunu yapanlar tabii ki Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’da istemedi. O belediyeciliği istemedi. Hani kulelere kızılıyordu? Niye Resul Emrah Şahan burada? Bugün yaşananların sorunu dündedir. Bugün de değildir. Ne yazık ki aynı akılla yollarına devam etmek isteyen zihniyetle mücadele eden belediye başkanı ve arkadaşları burada tutsaktır. Dün şöyle bir baktım. Bir ok çıkardım yuvarlak içine sel baskınını koydum. Valla bizimle ilişkili. Halk TV’ye kayyum bizimle ilişkili. Fon. Bizimle nasıl ilişkili olduğunu anlamadım.”
10.30 | DURUŞMA BAŞLADI
İBB davasının ikinci celsesinde 35. gün başladı.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
BİRLEŞEN DOSYA
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
53 KİŞİ TUTUKLU
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyordu.
3 Eylül perşembe günü yapılan aylık tutukluluk değerlendirmesinde, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk tahliye edildi. Davadaki tutuklu sanık sayısı 51'e indi.
Ardından Ağaç AŞ dosyasının İBB dosyasıyla birleşmesinin ardından Ayhan Subaşı, Aytekin Karaarslan, Fatih Temür, Murat Dağdeviren, Nilgün Cendek ve Tolga Kılıç’ın da eklenmesiyle tutuklu sanık sayısı 57’ye yükselmişti. Dün 4 kişinin tahliyesinin ardından toplam tutuklu sayısı 53'e düştü.




