Utanma duygusu nedeniyle genellikle sessiz sedası yaşanan idrar kaçırma problemi sanıldığı gibi yalnızca ileri yaş döneminde yaşanan bir sağlık sorunu değil. Gebelikten prostat sorunlarına kadar her dönemde görülebilen bu yaygın rahatsızlık, doğru tanı ve kişiye özel tedavilerle büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor.
İdrar Kaçırma Yalnızca Yaşlılık Dönemine Özgü Bir Rahatsızlık Değil

Tuvalete yetişememe veya istemsiz idrar yapma olarak tanımlanan idrar kaçırma, yalnızca yaşlılık döneminde değil geniş bir yaş skalasında ortaya çıkan bu yaygın sağlık probleminin detaylarını İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Zekeriya Ülger ile mercek altına aldık.
1) İdrar kaçırma sorunu nedir?
İdrar kaçırmayı, kişinin istemsiz olarak idrarını yapması olarak adlandırabiliriz. Bir anlamda kişinin idrar yapma ihtiyacını, tuvalete gidene kadar uygun ortam oluşana kadar erteleyememesi olarak tanımlayabiliriz. Aslında toplumda sanıldığından çok daha sık bir problem. 65 yaş üzerinde evinde yaşayan sağlıklı olarak adlandırdığımız yaşlılarda bile %10-15 oranında görülürken, hastaneye herhangi bir nedenle başvuran yaşlılarda %30-35'lere, hatta hastanede yatan ya da bir bakım evinde kalan yaşlılarda %50-60'lara varan oranlarda idrar kaçırma sorunu görülebilir.
2) İdrar kaçırma sorunu yaşayan kişiler günlük yaşamlarında nelere dikkat edebilir?
İdrar kaçırma sorunun tedavisinde günlük yaşam değişiklikleri büyük önem taşımaktadır. Bu konuda 5 temel öneride bulunabiliriz:
Birincisi, günlük alınan sıvı ve su miktarının ayarlanması ve özellikle idrar kaçırma sorunuyla birlikte saatin modifiye edilmesi.
İkincisi, günlük alınan kafein miktarının azaltılması.
Üçüncüsü, varsa kabızlık sorununun etkin bir şekilde tedavi edilmesi.
Dördüncüsü, fazla kiloların uygun tedavi yaklaşımlarıyla azaltılmaya çalışılması.
Beşincisi de yine uygun hastalarda pelvik tabanı güçlendirmeye yönelik Kegel egzersizlerinin yapılması.
Bunun yanında ev içi düzenlemeleri de büyük önem taşımaktadır:
Tuvalete kolay ulaşılabilmesi için uygun değişikliklerin yapılması,
Tuvalette oturup kalkarken kullanılacak tutamakların yapılması.
Bunun yanında kişinin sosyal hayattan geri kalmaması için evden çıkmadan önce ulaşabileceği tuvalet imkanlarının kontrol edilmesi ve yine oluşabilecek bir inkontinansta kişinin rahat hareket edebilmesi için emici külot ve bezlerin kullanması büyük önem taşımaktadır.
3) İdrar kaçırma yaşlılığın doğal bir sonucu mudur?
İdrar kaçırma yaşla birlikte sıklığı artan bir sorun olmasına rağmen, çoğunlukla gizli kalan bir problemdir. Bunun altında temel 3 tane neden olduğunu söyleyebiliriz:
· Birincisi; bunun artan yaşla birlikte normal bir süreç olduğunun zannedilmesi. Halbuki idrar kaçırmanın sıklığı yaşla birlikte artmasına rağmen kesinlikle hiçbir yaşta normal bir durum değildir.
· İkincisi; utanma ve damgalanma düşüncesi.
· Üçüncü sorun ise; kişinin idrar kaçırması nedeniyle doktora başvurduğunda ağır ameliyatlar gibi sıkıntılı bir tedavi süreciyle karşılaşacağını zannetmesidir.
Halbuki idrar kaçırmanın çok büyük bir oranda tedavisi; basit ilaç tedavileri ya da günlük hayattaki basit ve uygulanabilir düzenlemelerdir.
4) Hangi hastalar idrar kaçırma riski altındadır?
Sanılanın aksine idrar kaçırma yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Evet, sıklığı yaşla birlikte artar; ancak çoğunlukla altta yatan başka bir medikal soruna ikincil olarak ortaya çıkar.
Örneğin;
· Bir idrar yolu enfeksiyonu varsa,
· İdrar miktarını arttıran başka bir ilaç kullanılıyorsa,
· Şeker hastalığı, kalsiyum yüksekliği, tiroit hastalığı, sodyum değişiklikleri gibi ek medikal problemler varsa,
· Kişide ciddi bir depresyon varsa,
· Alzheimer hastalığı varsa,
· Kişinin tuvalete ulaşmasını engelleyecek, geciktirecek bir hareket problemi varsa,
· Ciddi ağrıları varsa,
· Kabızlık sorunu varsa...
Bu gibi nedenlerde idrar kaçırma varsa altta yatan sorunun tedavisi ile idrar kaçırma sorununu da çoğunlukla ortadan kaldırmamız mümkün olacaktır. O nedenle idrar kaçırmaya bir kadermiş gibi yaklaşmak yerine, altta yatan nedenin saptanarak onun tedavisinin öncelikli olarak yapılması büyük önem taşımaktadır.
5) Sıvı kısıtlamak doğru bir yaklaşım mı?
İdrar kaçıran büyüklerimizde su ve sıvı kısıtlamak çok sık yapılan yanlışlardan biridir. Daha az su tüketerek daha az inkontinansın olacağı düşüncesi ile günlük alınan su miktarı azaltılmaktadır. Halbuki bu; özellikle böbreklerin susuz kalması, tansiyonun düşmesi ve kabızlığın artması gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Tersine, daha konsantre ve daha asidik bir idrar yaparak cilt tahrişi ve enfeksiyonlar gibi sorunların ortaya çıkma sıklığı da artabilir.
O nedenle vücudun ihtiyacı olan su ve sıvıyı alarak, belki kafeinli içeceklerin azaltılması ve alınan sıvının gün içerisinde uygun zamanlara yayılması gibi ek protokollerle bu sorunun çözülmesi mümkün olacaktır.
- Toplumumuzda aile büyükleriyle idrar kaçırma sorunu konusunu konuşmak hâlâ bir tabu. Bir yetişkin, kendi ebeveynine bu durumu nasıl açmalı? İletişimde yapılan en büyük hatalar neler?
Burada aile bireylerinin kullanacağı dil çok önemlidir. "Artık yaşlandın, idrar kaçırıyorsun" gibi bir söylem yerine, idrar kaçırma sorunu olan kişide yaşanan utanma ve damgalanma duygularını pekiştirmeden, onu rahatlatmaya yönelik bir dil kullanılmalıdır. Bu sorun çok sık görülebilen ve tedavisi mümkün olan bir sorundur. "Beraber bir doktora başvurarak bu sıkıntını çözmeye yardımcı olabiliriz" şeklinde bir yaklaşım daha doğru olacaktır.
7) İdrar kaçırma sosyal hayatı nasıl etkiler?
İdrar kaçırma sadece medikal bir problem değil, aynı zamanda kişinin hem sosyal hem psikolojik hayatını yakından ilgilendiren bir medikal sorundur. İdrar kaçırması olan kişiler; "Acaba dışarıda tuvalet ihtiyacım gelir mi?", "Toplu taşıma araçlarını kullanırken sorun yaşar mıyım?", "Arkadaşlarımın ya da yakınlarımın yanında problem yaşar mıyım?" gibi endişelerle kendini genelde sosyal hayattan geri çekme yoluna giderler. Bu aslında bir geriatri doktoru olarak hiç istediğimiz bir şey değildir. Çünkü kişinin sosyal hayatın içerisinde aktif olarak bulunması temel hedefimizdir. Bu nedenle idrar kaçırma sorunu yaşayan hastaların bir an önce tespit edilerek tedavilerinin düzenlenmesi, bu kişilerin sosyal yönden de hayatın içerisinde aktif olarak devam edebilmeleri için çok büyük önem taşımaktadır.
8) İdrar kaçırma sorununun tedavisi devam ederken emici külot gibi destekleyici ürünler hastaların günlük yaşamını nasıl kolaylaştırabilir?
İdrar kaçırma sorununun tedavisinde önceliğimiz, altta yatan nedenleri belirleyerek uygun tedavi yöntemlerini uygulamaktır. Ancak tedavi sürecinde idrar kaçırma şikâyetleri devam edebilir. Bu süreçte kişinin günlük konforunu sağlamak da oldukça önemlidir. Emici külotlar, özellikle beklenmedik idrar kaçırma durumlarında sızıntılara karşı koruma sağlayarak kişinin günlük yaşamını kolaylaştırabilir. Kıyafetlerin ıslanması gibi istenmeyen durumların önüne geçilmesine yardımcı olabilir. Dolayısıyla emici külotları bir tedavi yöntemi olarak değil, tedavi süresince kişinin hijyenini, konforunu ve günlük yaşam kalitesini destekleyen yardımcı ürünler olarak değerlendirmek gerekir.
9) İdrar kaçırma sorunu olan bireylerin kabuğuna çekilmek yerine hayatlarına aktif bir şekilde devam edebilmeleri için hekim gözüyle en kritik tavsiyeleriniz nelerdir?
İdrar kaçırma sorunu yaşayan bir kişide tedavi başarısı yalnızca idrar kaçırma sıklığının azaltılması değil, kişinin sosyal hayatın içerisinde aktif olarak bulunmasını da sağlamaktır. Arkadaşlarıyla buluşamayan, dışarıya çıkamayan, gezilere katılamayan, tiyatro, sinema gibi sevdiği aktivitelerden uzak kalan bir kişide tedavi başarısından söz edemeyiz. O nedenle, bu kişilerin aktif olarak hayatın içerisinde tutulmaya yönelik önerilerde bulunmak büyük önem taşımaktadır. Burada ev dışında emici bez ve külotların kullanılması çok faydalı olacaktır.
Bunu bir utanılacak problem gibi görmemek gerekmektedir. Kişinin kullandığı gözlük, işitme cihazı, baston gibi yardımcı cihazlar neyse, emici bez ve külodu da kişinin hayatını kolaylaştıracak ve günlük hayatta daha aktif olmalarını sağlayacak bir yardımcı cihaz olarak kabul etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır
10) Emici külot kullanmaya başlamak konusunda çekinceleri olan kişilere neler önerirsiniz?
Emici külot kullanımının utanılacak ya da yalnızca ileri yaşla ilişkilendirilecek bir durum olmadığını öncelikle kabul etmek gerekiyor. İdrar kaçırma, farklı yaş gruplarında görülebilen ve yaşam kalitesini etkileyen bir sorun. Emici külotlar ise bu süreçte kişinin kendisini daha rahat ve güvende hissetmesine yardımcı olan destekleyici ürünlerdir. Önemli olan, bu sorunu hayatı kısıtlayan bir engel olarak görmemek ve ihtiyaç duyulduğunda uygun çözümlerden yararlanmaktır.



