İlluminati, dinin gündelik yaşam üzerindeki tahakkümüne karşı çıkmak için kuruluşunun üzerinden geçen 200 yılda dünyanın en büyük komplo teorilerinden biri haline geldi. "Burada bazı toplantılar olduğunu duydum ama nerede ve ne zaman hiçbir fikrim yok" diyor Rahibe Anna. Açılması biraz zaman alıyor. Ama sonra ekliyor: "Sanırım Fransa, İngiltere'den, her yerden geliyorlar ama Ingolstadt Avrupa'daki toplanma noktaları." Görkemli Liebfrauenmünster Kilisesi karşısında bulunan kilise kitapçısında çalışan Rahibe Anna, işi gereği pek çok kişiyle karşılaşıyor, sohbet ediyor. Ama onun için bazıları hala muamma: İlluminati hacıları. Anna, buraya gizli toplantılar yapmak için gelmiş olabileceklerinden şüpheleniyor. Almanya'nın bu küçük Bavyera şehrinde gizli İlluminati toplantıları yapıldığı fikri biraz gerçek dışı olabilir ama Ingolstadt'ın bu konuyla ilgili bir tarihi var. Bu şehir, yarı mit, yarı tarihi gerçeklik ürünü olan ve sayısız komplo teorisinin temelini oluşturan bu ünlü topluluğun doğum yeri.
İlluminati nasıl doğdu? 1 Mayıs 1776'da Ingolstadt Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan Adam Weishaupt, dinin toplum üzerindeki etkisine ve devlet gücünün istismar edilmesine karşı çıkmak amacıyla İlluminati Cemiyeti adında gizli bir örgüt kurdu. Masonlardan ve Fransız Aydınlanmacı felsefecilerinden etkilenen Weishaupt, toplumun dini öğretilerle kontrol edilmemesi gerektiğine inanıyordu. Ancak o dönemde Ingolstadt'da dini ve siyasi muhafazakarlık hakimdi. Weishaupt ilk olarak en yetenekli beş hukuk öğrencisini seçti. Daha sonra grup hızla genişledi. Üyeler Weishaupt'ın aydınlanma ideallerini yayıyor, aynı zamanda bir muhbir ağı kurarak devlet ve dini figürler hakkında bilgi topluyordu. Bu bilgiler daha sonra öğretileri zenginleştirmek için kullanılıyordu.
Kurucusu yakalandı, şehirden sürgün edildi Ancak her şeyin başladığı bu şehirde bu ilginç miras hakkında yerel halkın pek bir bilgisi yok. "İnsanlar pek bilmiyor ama İlluminati, Ingolstadt tarihinin bir parçası" diyor gazeteci Michael Klarner. Rahibe Anna'nın kitapçısına kısa bir yürüyüş mesafesindeki mütevazi, kilise benzeri bir bina olan eski Ingolstadt Üniversitesi'nin dışında konuşuyoruz. Weishaupt birçok yönden bir devrimciydi. "İnsanlara daha iyi insanlar olmayı öğretme idealini seviyordu. Toplumu değiştirmek istiyor, daha iyi bir dünya, daha iyi bir hükümet hayal ediyordu. "İlluminati'yi insanlığın bildiği her şeyin öğretilmesi gerektiği fikriyle kurmuştu. O sıralarda üniversitede buna izin verilmiyordu.
Eski üniversite binasına girerken Weishaupt'ın örgütünün bu kalın ortaçağ duvarlarının arasında başladığına dair bir işaret aradım. Ancak ipuçları dikkat çekici bir şekilde ortada yoktu. Belki de bu çok şaşırtıcı değil. Sonuçta İlluminati dikkat çekmemek prensibiyle kurulmuştu. Buna rağmen örgüt yetkilileri dikkatlerden uzun süre kaçamadı. Kuruluşundan yalnızca on yıl sonra radikal devlet karşıtı yazıları yakalanınca, Bavyeralı yetkililer bu gizli örgüte sızdı. İlluminati kapatıldı, Weishaupt Ingolstadt'dan sürgün edildi ve hayatının geri kalanını bu şehrin 300 km kuzeyinde bulunan Gotha'da geçirdi.
'Süper komplo teorisi' İlluminati kapatıldı ancak devlete karşı ayaklanan gizli bir topluluk fikri o günden beri insanların hayal gücünü meşgul etmeyi sürdürüyor. Komplo teorisyenleri bu organizasyonun perde arkasında hâlâ otoriteyi yıkmak için çalışmayı sürdürdüğünü söylüyorlar. Örgüt, Dan Brown'ın Melekler ve Şeytanlar kitabıyla da ününü artırdı. Winchester Üniversitesi'nde komplo teorileri psikolojisi üzerine uzman olan Dr. Michael Wood, İlluminati komplo teorisini "süper komplo" olarak adlandırdıklarını, yani "daha küçük komploları kontrol eden bir komplo" olarak işlev gördüğünü söylüyor ve ekliyor: "İnsanlar İlluminati hakkında konuşuyorlar ancak bu konuşmalar çoğu zaman küresel bir komplo teorisiyle dalga geçiyormuş gibi, farkındalığı yüksek ve şaka yollu oluyor."
Ve tüm bunlar, aynı zamanda Mary Shelley'in ünlü romanı Frankenstein'ın da arka planını oluşturan bu mütevazı Bavyera şehrinde başladı. Weishaupt'ın eski evinin dışına iliştirilmiş ve kolayca gözden kaçabilecek küçük bir plakada, Theresienstrasse'de bulunan bu mavi binanın 18. yüzyılda İlluminati toplantılarına ev sahipliği yaptığı ibaresi yer alıyor. Bunun dışında bu gizli örgütün Ingolstadt'ta kurulduğuna dair neredeyse hiç işaret yok. Ancak biraz derine inerseniz, Ingolstadt'ın tarihteki alışılmadık rolü ile ilgili işaretler bulmak mümkün. Şehir arşivcisi Maria Eppelsheimer, Ingolstadt'ın İlluminati geçmişinin izini sürerken, "Bence bu konu, burada incelediğimiz en ilgi çekici konulardan biri" diyor.
Frankenstein da Ingolstadt'da geçiyor Ancak Ingolstadt'ta bu alışılmadık tarihi mirası gün yüzüne çıkarmak için çalışan insanlar da var, Klarner gibi... "Frankenstein hikayesinin İlluminati sebebiyle bu şehirde geçtiğine inanıldığını biliyor muydunuz?" diyor Klarner. Beni Ingolstadt'ın tarihi ve dini mekanlarında kısa bir tura çıkarıyor. "Fransız Devrimi sırasında devrimin Ingolstadt'da başladığı ve İlluminati'nin de devrimin entelektüel babalarından biri olduğu yönünde teoriler başlamıştı bile." Klarner, turistlere bu gizli örgütün şehirle ilişkisi ile ilgili bilgi veren İlluminati temalı yürüyüş turları düzenliyor. Ancak Rahibe Anna'nın kitapçısına geri döndüğümüzde tarih kitaplarında yazılanlara rağmen İlluminati etrafındaki gizemin utangaç rahibenin hayal gücünü hala meşgul etmeye devam ettiğini görüyoruz. "Bazı insanlar buraya gelip bana toplantılar hakkında sorular soruyorlar" diyor rahibe, sanki bir sırrı ifşa ediyormuş gibi masaya doğru eğilerek. "Sanırım burada bir şey var, ama tam olarak ne, hangi evlerde, bilmiyorum."




