İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun dört gündür devam eden savunmasında son güne girildi. Duruşma salonuna “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları eşliğinde gelen İmamoğlu, konuşmasının ilk bölümünde yargılama sürecini ve tutuklama kararlarını eleştirdi.
İmamoğlu’nun da yargılandığı İBB davasındaki duruşma görüntüleri için resen soruşturma
Savunma yapabilmek için yaklaşık 600 gün beklediğini söyleyen İmamoğlu, “İsterdik ki savunma için 600 gün beklediğimiz bir yargı düzeni bu ülkede olmasın” dedi.
İmamoğlu, hakkındaki davanın siyasi amaçlarla yürütüldüğünü savunurken, sanıklardan Melih Geçek hakkında verilen ikinci tutuklama kararını da gündeme getirdi.
"ALEVİ'SİNE, SÜNNİ'SİNE, KÜRT'ÜNE, TÜRK'ÜNE İLAN EDİYORUM: BU BİR SİYASİ DAVADIR"
İddianameyi bir kez daha “iftiraname” olarak nitelendiren İmamoğlu, davanın hukuki değil, siyasi gerekçelerle yürütüldüğünü öne sürdü.
İmamoğlu, mahkeme salonunda şu ifadeleri kullandı:
“Bugün bu iftiraname; her kelimesiyle, her harfiyle siyasidir. Ve bunu aziz milletimize ve benim canım yurttaşlarıma, doğusuna, batısına, güneyine, kuzeyine, AK Partilisine, MHP'lisine, DEM'lisine, İYİ Partilisine, YENİ Partilisine, bütün partilere, bütün siyasi görüşe sahip insanlarına, Alevi'sine, Sünni'sine, Kürt'üne, Türk'üne, Laz'ına, Çerkes'ine ilan ediyorum: Bu bir siyasi davadır.”
Son iki yılda muhalefet partilerine, gazetecilere, sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara ve iş insanlarına yönelik operasyonların da siyasi nitelikte olduğunu savunan İmamoğlu, “Bu ülkeye ihanet operasyonlarıdır” dedi.
Ekrem İmamoğlu 3. gün savunmasında neler söyledi? 85 milyar dolarlık imar rantı iddiası (Savunmanın tam metni)
MELİH GEÇEK'İN İKİNCİ KEZ TUTUKLANMASINA TEPKİ
İmamoğlu, savunmasının devamında aynı davanın sanıklarından Melih Geçek hakkında ikinci bir tutuklama kararı verilmesini gündeme taşıdı.
Önceki duruşmanın ardından cezaevine dönen Geçek'in, sabah verdiği ifadede tutuklama talebi bulunmamasına rağmen akşam saatlerinde SEGBİS üzerinden mahkemeye çıkarılarak yeniden tutuklandığını anlatan İmamoğlu, kararın önceden planlandığını ileri sürdü.
İmamoğlu, yaşananları şöyle anlattı:
“Dünü beraber yaşadık, geçirdik. Ben biraz erken çıkıyorum. Beni tek başıma götürüyorlar. Arkadaşlarım daha sonra geliyor. Geldiklerinde o olaya şahit olan bir arkadaşım, avukat görüşmemde SEGBİS'e aldılar seslenerek diyor ki: 'Melih'i tekrar...'”
Geçek hakkında sabahki işlemlerde tutuklamaya sevk kararı bulunmadığını öne süren İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bakın, bizim cezaevine dönüşümüzü bekliyorlar, Sayın Başkan. Planlı, tasarlanmış, mahkeme kurulmuş, Melih'in cezaevine dönüşü bekleniyor. Sabah alınan ifadede Melih'le ilgili havale yok, mahkemeye havale yok, hiçbir şey yok.”
"YEDEK TUTUKLAMA! BU UTANMAZLIK DEĞİL DE NEDİR?"
Geçek'in 15 gün sonra yeniden ifade vermesinin planlandığını belirten İmamoğlu, buna rağmen aynı gün ikinci tutuklama kararı verilmesini eleştirdi.
“Yedek tutuklama! Bu utanmazlık değil de nedir?” diye soran İmamoğlu, Geçek'in yalnızca bir sanığın ifadesine dayanılarak yeniden tutuklandığını savundu.
İmamoğlu, söz konusu ifadeyi veren Erol Naim'i de hedef alarak, “Bu arkadaşımın dün sabah ifadesini alıyorsun, '15 gün sonra seni çağıracağım' diyorsun, akşama tutuklama veriyorsunuz” dedi.
Geçek hakkındaki kararın hangi gerekçeyle ve hangi süreç sonucunda alındığının açıklanmasını isteyen İmamoğlu, “Melih'i sabah tutuklamaya sevk etmemiş ki. Öyle olsa resmî evrakta yazar. Ama gün içinde hangi talimat gitmişse, hangi tuzak kurulmuşsa, hangi pusu kurulmuşsa Melih akşam tutuklandı. Yedek tutuklama yapıldı” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu'ndan 4 günde 81 milyon liralık vurgun iddiası: İBB'nin arazisi üç katına tekrar İBB'ye satıldı
MAHKEME HEYETİNE: "BULUNDUĞUNUZ KÜRSÜDE AHTAPOTUN KOLLARI VAR"
Melih Geçek hakkında verilen kararı eleştirirken doğrudan mahkeme heyetine seslenen İmamoğlu, yargılama sürecine dışarıdan müdahale edildiğini öne sürdü.
İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Başkan, sayın heyet bulunduğunuz kürsüde ahtapotun kolları var. Görüyorsunuz ya da göremiyorsunuz. Ahtapotun kolları var. Sandalyenizin etrafında, bilgisayarlarınızın içinde ahtapotun kolları var.”
İmamoğlu, ikinci tutuklama kararının tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak yargı üzerindeki siyasi müdahale iddiasını yineledi.
ERDOĞAN'A SESLENDİ: "SENİ UYARIYORUM"
Savunmasının en dikkat çekici bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a doğrudan seslenen İmamoğlu, yargı süreçlerinde yaşandığını ileri sürdüğü uygulamalara karşı Erdoğan'ın da dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan'a “Bir hemşehri olarak” hitap eden İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Buradan uyarıyorum. Eyyy Sayın Cumhurbaşkanı; bu kalleş düzen, bu kurulu, pusu düzeni, pusu sisteminden kendini de koru.”
İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir hemşehri olarak, Sayın Cumhurbaşkanı, seni uyarıyorum. Bu kalleş düzenden, bu yürütülen iş ve işlemlerden, akşamdan sabaha, sabahtan akşama Türkiye'yi yöneten bir insanın bunlardan haberi olmayacağını, buna vakit bile ayırmayacağını bilerek, bu kalleşlikten sen dahi kendini koru. Seni uyarıyorum.”
Dört gündür süren savunmasının son bölümüne başlayan İmamoğlu, davanın siyasi amaçlarla yürütüldüğü, tutuklama kararlarının önceden planlandığı ve yargılama süreçlerine müdahale edildiği yönündeki eleştirilerini sürdürdü.
İmamoğlu'nun savunması devam ediyor.




