İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan (İBB) uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davasında duruşma bugün devam ediyor. Davanın ilk gününe İmamoğlu'nun kürsüye gelerek konuşma talebi üzerine çıkan tartışmalar damga vurmuştu. İBB davasının ilk gününde neler yaşandı? İkinci gün de gerilimle başladı. Duruşmayı takip etmek isteyen avukatların salona kimlik kontrolüyle alınmak istenmesi tartışma yarattı. İtirazların ardından mahkeme heyeti avukatların sözlü beyanla salona girmesine izin verdi. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal duruşma salonunun önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Avukatsız yargılama, yargılama değildir. Otoriter bir rejim uygulamasıdır. Yassıada uygulamaları neyse, bugünkü uygulama da aynı zihniyettir" dedi.
Tutuklu sanıkların bulunduğu sıranın başına jandarma oturtuldu. İmamoğlu, buna itiraz etti. Jandarma bu kez koridora sandalye çekerek İmamoğlu'nun kürsüye geçişini engelledi. Duruma tepki gösteren İmamoğlu, "Kimin önünü kesiyorsunuz siz? Bu yaptığınız Türk yargısı için yüz karasıdır. Kimden talimat aldınız?" dedi. Mahkeme heyeti, İmamoğlu'ndan söz verilmeden kürsüye çıkmamasını istedi. İmamoğlu bunu kabul edince önündeki jandarma kaldırıldı.
Mahkeme, kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin özetinin okunmasıyla başladı. İmamoğlu daha sonra söz alarak kürsüye geldi. Mahkemenin kendisini dinlememesinin Türk yargısına ve kanunlara uygun olmadığını söyleyen İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: "Az önce iddianamenin özetini okudunuz, her satırda ismimin geçtiği özeti aktardınız. Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli siyasi davlardan biri başlatılıyor. "Burada 'Sizi dinlemiyorum' ya da 'Size söz hakkı vermiyorum' demenizin yüce Türk yargısına, kanunlara uygun olmadığını düşünüyorum."
İmamoğlu, "Ben dertliyim, üç bin yılla yargılanıyorum. Bu iftiraname üzerinden baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Ben size güvenmek istiyorum. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben bir yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. " İmamoğlu'nun bu sözlerinin ardından duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi.
Aranın ardından duruşmada tutuklu sanıkların savunmalarına başlandı. İlk savunmayı eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek 10 aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu ve 4 bin sayfalık iddianameyi incelemek için haftada yalnızca iki saat bilgisayar kullanabildiğini söyledi. Suçlamaları reddeden Erdoğdu, "Ben para taşımadım. Varsa bir deliliniz gösterin. Ben bu iddianamenin neyine nasıl cevap vereyim? Böyle bir olay yaşanmadı. Sizin sorunuz varsa sorun" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli meclisteki grup toplantısında İmamoğlu davasına değindi. Bahçeli, "Biz, duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın derken haksız mıydık?" dedi. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 183. maddesi, duruşma başladıktan sonra duruşma salonundaki her türlü sesli veya görüntülü kaydı sınırlıyor. CHP davaların TRT'de canlı yayınlanmasını öngören kanun teklifinin Aralık 2025'te Genel Kurul gündemine alınması talebinde bulunmuş ancak bu talep Cumhur İttifakı oylarıyla reddedilmişti.




