Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanmış, üye tam sayısının 5'te 3 nitelikli çoğunluğunun oyuyla İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na gidilmesini kararlaştırmıştı. Peki İmralı'ya gidecek olan heyetin soracağı o kritik soru ne? Hürriyet yazarı Fatih Çekirge köşesinde kaleme aldı...
İmralı’ya gidecek TBMM heyetinin Öcalan’a soracağı en keskin soru nedir?
Cevap için önce şu kısa hatırlatmayı yapmalıyım:
- Öcalan DEM heyetlerine açıklamalar yapıyordu.
- Silah bırakma çağrısını da böyle yaptı.
- Terör örgütü PKK kendisini fesih kararını aldı.
- Türkiye’den ve sınırlardan çekilme kararını yine böyle aldı.
Ancak olay geldi bir noktada tıkanmaya başladı. O da Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG’nin durumuydu. Açıklamalar ortada kalıyordu. Türkiye ısrarla SDG’ye çağrı yaptı: “PKK/YPG’den ayrıl. Suriye milli ordusuna dahil ol.” SDG ise Pentagon’dan aldığı destekle ayak diretiyor, topu çeviriyordu. ABD Merkez komutanlığı CENTCOM ise DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle SDG’yi bir şekilde kolluyordu.
İsrail’in güneyde Suriye’yi bombalayıp Dürzilere yol vermesi, SDG’yi ve PKK/YPG’yi cesaretlendiriyordu. Böylece Öcalan’ın çağrısı sanki Türkiye sınırlarını kapsayacakmış gibi bir hava yaratılıyordu. Hatta PKK’nın yaptığı “Türkiye’nin sınırlarından çıkıyoruz” açıklamasının da böyle bir politikanın sonucu olduğu yorumlandı.
Öcalan o çağrıyı yaparsa ne olur?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan önceki gün bu gerçeği şu sözlerle açıklıyor: “SDG’nin mevcut yapısı, Suriye’nin milli birliği kadar Türkiye’nin ulusal güvenliği için de tehdit oluşturmaktadır.”
Trump faktörü
Son dönemde ABD Başkanı Trump’ın Gazze başta olmak üzere İsrail/Suriye ekseninde sürdürdüğü barış arayışları elbette Suriye’nin kuzeyiyle ilgili Türkiye’nin endişelerini de kapsıyor.
Şimdi yazının başlığındaki soruya gelebiliriz: İmralı’ya gidecek TBMM heyetinin en kritik sorusu hangisi olacaktır? Yani; Son noktayı koyacak soru...
PKK’nın fesih ve silah bırakma kararı Suriye dahil tüm bileşenlerini ve yan örgütlerini kapsamıyor mu? Benim tahminim MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız büyük bir kesinlikle bu soruyu soracaktır. Niye Feti Yıldız diye sorarsanız eğer; Çünkü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli son konuşmasında “gözlerinin içine baka baka sorarım” diyerek sorunun sorulacağı mesajını vermiştir.
Öcalan’ın cevabı nasıl etkileyecek?
İkinci sorumuz ise şu: Öcalan Türkiye dışındaki PKK oluşumları ile Suriye’nin kuzeyindeki oluşumun da fesih kararı alması gerektiğini açıklarsa, sonuçları ne olur? Yani... Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütleri ve Avrupa’daki sermaye örgütleri bu çağrıya uyar mı? Yoksa; Mazlum Abdi ABD’den ve İsrail’den gelen işaretlere mi bakar?
İmralı’ya gidecek heyetin soracağı o sorunun önemini vurgulaması açısından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ahaber’de yaptığı şu değerlendirmeyi de tekrar hatırlamak gerekiyor: “Şam’la YPG arasındaki görüşmelerin gidişatı önemli.”
Hakan Fidan’ın tespitlerinden anlıyoruz ki; Suriye’nin kuzeyindeki PKK/YPG oluşumunun son bulması; Suriye’nin istikrarı; Suriye-İsrail ve Türkiye-İsrail arasındaki normalleşme süreci; ve Öcalan’ın PKK/YPG dahil tüm terör bileşenlerinin silah bırakma ilanını kesin olarak netleştirmesi; birbirleriyle doğrudan bağlantılı hale gelmiş durumdadır. İşte sözünü ettiğim soruyu “son nokta” haline getiren bu çok katmanlı gerçektir. Yani çözüm öyle birkaç haftanın meselesi değildir.






