Bir diyetisyen olarak özellikle sosyal medyadaki sağlık influencer'larının yükselişiyle birlikte beslenmeye dair çok fazla yanlış bilgiyle karşılaşıyorum. En sık duyduğum altı diyet efsanesini ve bunlara neden inanmamak gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

  1. Karbonhidratlardan uzak mı durmalı?
    Gram başına, karbonhidratlar yağda bulunan kalorinin (kcal) yarısından bile daha az kalori içerir. Karbonhidratları kesmek, diğer tüm diyet kısıtlamalarında olduğu gibi kilo kaybına yol açabilir, ancak bu yağ kaybından ziyade su kaybı olabilir. Ayrıca, büyük besin gruplarını tamamen kesen diyetlere bağlı kalmak zordur. Karbonhidratlar temel bir makro besindir ve birincil enerji kaynağımızdır. Hatta toplam enerji alımımızın %50'sini oluşturmalıdırlar. Karbonhidratları kesmek yerine tam tahıllı seçenekleri tercih edin: tam buğday ekmeği, tam buğdaydan yapılmış makarna, esmer pirinç, meyve, sebze ve kabuklu patatesler. Bu yiyecekler hem daha uzun süre tok tutarlar, hem de lif alımınızı artırırlar.

  2. Meyve şekeri zararlı mı?
    Fruktoz, tüm meyvelerde bulunan doğal bir şekerdir — hücre yapısının içinde bulunduğu için "serbest şeker" olarak sınıflandırılmaz. Tüketmemiz konusunda dikkatli olmamız gereken "serbest şeker" yiyecek veya içeceklere tat vermek için eklenen şekerdir. Meyveler; vitamin, mineral, fitokimyasallar ve lif açısından harika kaynaklardır — bunların hepsi sağlığınız için önemlidir. Günde en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketmeyi hedefleyin. Meyve suyu da buna dahil ancak ne kadar içerseniz için yalnızca bir porsiyon sayılır.

  3. Detoks diyetleri vücudu toksinlerden arındırır mı?
    Birçok detoks diyeti potansiyel olarak tehlikelidir ve sağlam bilimsel kanıtlara dayanmaz. İddialar çoğunlukla abartılıdır ve sağladığı faydalar kısa ömürlü olabilir. Zaten kendi detoks mekanizmalarınıza sahipsiniz: bağırsaklarınız, karaciğeriniz ve böbrekleriniz bu görevi görüyor. Bunun yerine dengeli ve çeşitli beslenin, yeterince uyuyun, alkol tüketimine dikkat edin, sigara içmeyin, temiz hava alın ve aktif olun.

  4. Vegan ve vejetaryen ürünler daha mı sağlıklı?
    Vejetaryen veya vegan bir diyet besleyici olabilir ve sağlıklı yaşamı destekleyebilir. Ancak bir gıdanın bitki bazlı olması onun en iyi veya en sağlıklı seçenek olduğu anlamına gelmez. Bazı vegan ve vejetaryen ürünler ultra işlenmiştir ve yüksek miktarda doymuş yağ, tuz ve şeker içerebilir.

  5. Süt ürünleri diyette gerekli mi?
    Süt ürünleri; protein, kalsiyum, iyot, fosfor, potasyum ve B vitaminleri açısından son derece zengindir. Teşhis edilmiş bir süt alerjiniz veya intoleransınız yoksa süt ürünlerini bırakmanıza gerek yoktur. Veganlık gibi sebeplerle süt ürünlerinden kaçınmayı tercih ediyorsanız, tükettiğiniz ürünlerin iyot, kalsiyum ve B vitaminleri ile güçlendirilmiş olmasına dikkat edin.

  6. Tek tek besin maddeleri ve takviyeler bağışıklık sistemini güçlendirir mi?
    Bağışıklık sistemimizin iyi çalışmasını sağlayan birçok temel besin vardır ancak bunlar birlikte çalışır. Dengeli bir beslenme, meyve, sebze, tam tahıllar, süt ürünleri, kuru yemişler, tohumlar, et, balık ve/veya fasulye ile baklagiller gibi bitkisel proteinleri içerdiğinde çoğu durumda bağışıklık sistemine destek olmak için yeterlidir. Yeterli uyku, düzenli egzersiz ve stresi yönetmek de çok önemlidir.

Bir dahaki sefere sosyal medyada bir sağlık "bilgisi" gördüğünüzde, bunu kimin söylediğine ve bilimin gerçekten bunu destekleyip desteklemediğine dikkat edin. Bu bilgiler tıbbi teşhis veya diyetisyeniniz tarafından verilen diyet tavsiyesinin yerine uygulanması amacıyla sunulmamıştır.