Hürriyet
Haber akışına dön

İngilizlere İskender

İngilizlere İskender

Londra’da gün geçmiyor ki bir Türk markasının girişimini duymayalım. İşte meşhur İskender kebabını Knightsbridge semtine getiren bir Türk markasının hikâyesi...

KEBAP BİTTİ YARIN GELİN

İskender kebabının mucidi sayılan İskenderoğlu ailesinin Bursa’da başlayan hikâyesinin Türkiye sınırlarını aşıp Londra’ya geleceğini aileden tam 3 yıl önce duymuştum.Yoğurdu kahvaltıda tüketmeye alışkın İngilizlere, et yanında bunu nasıl yedireceklerini, bir de üstüne üstlük bunu pide, domates ve sıcak tereyağ ile nasıl tattırabileceklerini düşünmüştüm.Lakin Knightsbridge’in göbeğindeki 4 katlı restoranın önündeki kuyrukla ve mekâna gelen telefonlara “Bugün kebabımız bitti” denildiğini İngilizce olarak duymakla ne kadar yanıldığımı anladım.Girişinde kurucu büyükdedenin büstü ve aile büyüklerinin fotoğraflarının olduğu mekân hafta içi uğramama rağmen tüm katlar doluydu. Bir masada Fransızca diğer bir masada İngilizce ve tabii ki birçok masada Türkçe konuşulduğunu duydum. Beyaz Türk diyebileceğimiz isimlerin de doldurduğu mekânda Ali Koç’un oğlu ve arkadaşlarını dahi kebap tadarken gördüm.Araplar sanırım daha keşfetmemiş olacak ki, restoran henüz Londra’daki meşhur Arap akınına uğramamıştı. Ustanın kebap kestiği kafesli ahşap alan, kebabın asılı olduğu geleneksel işlemelerle süslü, orijinaline sadık kalınarak Türkiye’den getirtilmiş ocak, bardaklar ve çatal-bıçaklar tozlanmasın diye yerleştirilen pembe saman kağıtlar bilen için ve anlayan için bir nostaljinin Londra’da hayat bulmuş haliydi.Menüde ise kanımca zaten birçok tarihi mekânda olması gerektiği gibi tek bir ana yemek yazıyordu: İskender kebap. Tatlı olarak ise meşhur Kemalpaşa tatlısı ve yanında kaymak. İsteyene ise Bursa kestane şekeri. Her şey gibi onlar da tabii ki Türkiye’den.

TÜRK GARSON FARKI

Etrafta dolaşan beyaz kruvaze ceketli, siyah kravatlı Türk garsonların heyecanı ise aşikârdı. Ailenin yeni kuşak temsilcilerinden, İsviçre’de turizm okumuş Oğuzhan İskenderoğlu, garsonların çoğunun ustalarla beraber Türkiye’den gelerek360 derece bir Türk misafirperverliği sunmayı amaçladıklarını söyleyerek “Kolay olan tüm ekibi Londra’dan garsonlarla kurmak olurdu. Burada Türk veya yabancı olsun mevcut garsonlarla hizmet vermek, Türkiye’de bizim mekânımızda bu deneyime ve kültüre kavuşmuş garsonlarla hizmet vermeye benzemeyeceği için biz zor ama doğru olanı seçtik” dedi.İngilizlerin hayvancılığı, bol yağmuru ve yemyeşil çayırlarından dolayı yüzyıllardır meşhur.Keza et kalitesi de. İskenderoğlu ailesi kebap dönerine antrikot kalitesinde etler dizdirerek İngilizlerin alışık olduğu ucuz kıyma döner sunumunu bir değil birkaç seviye yükseltmiş. Özel yapım Türk servis tabakları, nostaljik iskembeler ve çıkışta ikram edilen Türk kolonyası ile bir kültür ihracatı yapmışlar.Londra’ya yolu düşenlerin ilk fırsatta gitmesini, burada yaşayanların ise yabancı dostlarını getirmesini öneririm.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr