İNGİLİZİN GİZLİ RAPORUNDAKİ SAVAŞ KEHANETİMilli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Orhan Özcan'ın İngiliz arşivlerinde yer alan belgeleri inceleyerek hazırladığı araştırma, Milli Mücadele'nin perde arkasına ışık tutuyor. Aralık 1919-Ocak 1920 döneminde Batı Anadolu'da incelemelerde bulunan ismi açıklanmayan bir İngiliz yarbayın hazırladığı 5 Şubat 1920 tarihli istihbarat raporu, İngiltere Genelkurmayının 15 Mart 1920 tarihli değerlendirmesine de girdi. British Library arşivindeki 26 maddelik belge, Türk direnişinin İngilizler tarafından nasıl değerlendirildiğini gözler önüne seriyor.İngiliz yarbayın raporundaki en çarpıcı değerlendirmelerden biri Yunan ordusunun geleceğine ilişkindi. Türklerin dağlık araziyi iyi tanıdığı, baskın ve gerilla savaşında önemli avantajlara sahip olduğu belirtilirken Yunanistan'ın ağır kayıplar verebileceği uyarısı yapılıyordu. Raporun 23. maddesinde, "Başarılı olsa bile Yunanistan için uzun ve pahalı bir savaş olacaktır ve nihai başarıya ulaşacağı da şüpheli görünüyor" deniliyordu. İngiliz istihbaratı, Yunan ordusunun düzenli birliklerle karşılaşmasa bile Türk direnişini kolaylıkla kıramayacağını öngörüyordu.
İngilizlerin Türk Korkusu, 106 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

ANADOLU'DA ALTI AYRI DİRENİŞ MERKEZİ KURULMUŞTURapora göre Batı Anadolu'daki Türk direnişi altı ayrı bölgeye ayrılarak yönetiliyordu. Her bölgenin başında bir lider bulunuyor, eski Osmanlı subayları da askerî danışmanlık yapıyordu. İngiliz yarbay, özellikle Salihli ve Akhisar cephelerinde düzenli ordu birlikleriyle Kuvâ-yı Millîye mensuplarını birbirinden ayırmanın neredeyse imkânsız olduğunu bildiriyordu. Araştırmayı hazırlayan Dr. Orhan Özcan, belgelerdeki bilgilerden hareketle altı direniş merkezinin Balıkesir, Soma, Akhisar, Salihli, Alaşehir ve Nazilli olabileceğini değerlendiriyor. Raporda, bazı milis liderlerinin birliklerin ihtiyaçlarını kendi servetleriyle karşıladığı da anlatılıyor.
İNGİLİZLER ŞAŞIRDI: BİR SAVAŞÇIDA 350 MERMİ!İngiliz istihbaratının dikkatini çeken ayrıntılardan biri Türk savaşçılarının taşıdığı mühimmat miktarıydı. Raporda, askerlerin üzerinde en az 150 mermi bulunduğu, pek çoğunun ise 350 mermi taşıdığı kaydedildi. Kuvâ-yı Millîye'nin elinde Türk, Rus, Avusturya, Alman, Yunan ve İngiliz yapımı tüfekler vardı. Silahların önemli bölümü eski olmasına rağmen askerlerin fiziksel dayanıklılığı İngiliz yarbayı şaşırtmıştı. Raporda Türk savaşçılarının güç ve dayanıklılıklarının hayret verici olduğu belirtiliyordu. Bununla birlikte farklı silah modellerinin uzun vadede mühimmat teminini güçleştirebileceği değerlendiriliyordu.
GÜNDÜZ TARLADA, TEHLİKE ANINDA CEPHEDE!İngiliz yarbayın gözlemlerine göre Anadolu köylerinde dikkat çekici bir savunma düzeni kurulmuştu. Raporda silahlı köylülerin gündüz normal işlerini sürdürdüğü, herhangi bir saldırı durumunda ise birbirlerini hızla uyararak harekete geçebildiği anlatılıyordu. Haberleşme atlı devriyelerle sağlanıyor, karargâhlarda telefon kullanılıyordu. Köylerde küçük nöbet noktaları oluşturulmuştu. Ayrıca 20-45 yaş arasındaki erkekleri kapsayan geniş bir askerî kayıt sistemi yürürlükteydi. İngiliz istihbaratı, bu örgütlenmenin Türk direnişine gerektiğinde yeni insan gücü sağlayabilecek bir yapı oluşturduğunu belirtiyordu.
YUNAN UÇAKLARI BİLE TÜRKLERİ BULAMAYACAK!Gizli raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri Anadolu coğrafyasının Türk savaşçılara sağladığı üstünlükle ilgiliydi. İngiliz yarbaya göre Yunan askerleri bölgeye yabancıydı ancak Türkler dağ yollarını, geçitleri ve vadileri çok iyi tanıyordu. Raporda, çok alçaktan uçan keşif uçaklarının bile Türk birliklerini tespit etmekte zorlanabileceği belirtiliyordu. Ormanlık alanlar ve derin vadiler, baskın düzenleyen birlikler için doğal sığınak niteliğindeydi. İngiliz yarbay, Türklerin kullandığı savaş yöntemlerini yaklaşık 500 yıl önce Bizans kuvvetlerine karşı uygulanan taktiklere benzeterek tarihî bir karşılaştırma da yapmıştı.
YUNAN ORDUSUNA BÜYÜK TEHLİKE: UZUN VE YIPRATICI SAVAŞİngiliz istihbaratı, Türklerin demiryolu köprülerine saldırabileceği, haberleşme hatlarını kesebileceği ve Yunan askerî birliklerine pusular kurabileceği uyarısında bulunuyordu. Raporda, Kuvâ-yı Millîye'nin mühimmat üretim imkânlarının sınırlı olduğu ve dış destek olmadan büyük çaplı bir savaşta başarı kazanmasının güç göründüğü de savunuluyordu. Buna karşılık Türklerin uzun süreli gerilla mücadelesini sürdürebileceği kabul ediliyordu. Yarbayın değerlendirmesine göre Yunanistan askerî üstünlük sağlasa bile Anadolu'yu kontrol altında tutmanın bedeli son derece ağır olabilirdi. Belgedeki bu değerlendirme, İngiliz istihbaratının Türk direnişinin yaratabileceği tehlikeyi savaşın ilk dönemlerinde fark ettiğini ortaya koyuyor.



