Diken
Haber akışına dön

İnsanlar 2005'e Kıyasla Günde Üç Bin Sözcük Daha Az Konuşuyor

İnsanlar 2005'e Kıyasla Günde Üç Bin Sözcük Daha Az Konuşuyor

Bir araştırmaya göre 2005’ten 2019’a kadar insanların gün içinde konuştuğu sözcük sayısı ciddi ölçüde azaldı.

Görünen o ki son 20 yıldır insanlar giderek daha az konuşuyor. Böylece son dönemdeki yalnızlık salgını ve ‘okuryazarlık krizi’nin yanına bir de sözlü iletişimdeki azalma ekleniyor.

BBC Science Focus’un aktardığına göre Perspectives on Psychological Science dergisinde mart sonu yayınlanan bir araştırma, 2005’ten bu yana ortalama bir insanın gün içinde konuştuğu sözcük sayısının her yıl yaklaşık 338 azaldığını ortaya koydu.

University of Missouri–Kansas City ve University of Arizona’dan araştırmacılar 2 bini aşkın katılımcının yer aldığı 22 çalışmadaki ses verilerini analiz etti.

Aslında dertleri insanların ne kadar konuştuğunu araştırmak değildi, yalnızca kadın ve erkeklerin konuşkanlık düzeyleri arasındaki farka ilişkin eski bir makalenin bulgularını doğrulamaya çalışıyorlardı.

Fakat araştırmanın yazarları tuhaf ve endişe verici bir örüntüye rastladı: 2005-2019’da ortalama bir insanın günlük konuştuğu sözcük sayısı yaklaşık 16 binden 12 bin 700’e düşüvermişti.

Yani insanların gün içinde konuştuğu sözcük sayısı 14 yılda 3 bin 300, başka bir deyişle yaklaşık yüzde 20 azalmıştı. Her yıl günde ortalama 338 sözcük daha az konuşur olmuştuk.

‘‘Gündelik davranışlardaki ufak değişimler zamanla birikiyor’’ dedi araştırmanın yazarlarından Valeria Pfeifer: ‘‘Konuşma dilindeki cılızlaşma kolay fark edilmese de yıllar içinde insanların birbiriyle iletişimini değiştirebiliyor.’’

En keskin gerileme gençlerde

Pfeifer’a göre insanlar daha az sözlü diyalog kurdukları için sosyal etkileşimin kısa ve uzun vadeli duygusal faydalarını kaybediyor olabilirler.

İşin müsebbibi ilk elden çağdaş teknoloji gibi görünüyor. Ve pek yanlış bir tespit olmayabilir.

Nitekim neredeyse tüm yaş grupları sözcük-yitiminden muzdarip olsa da en keskin gerileme özellikle 25 yaşından küçüklerde görülüyor: Gençler her yıl günde ortalama 452 sözcük daha az konuşuyor.

Öyle ki gençlerin son dönemde hemen her konuda teknolojiye yaslanmaları nedeniyle insan etkileşiminden giderek uzaklaştığına ilişkin pek çok araştırma var. Tabii bu da sosyal izolasyona yol açarak hakiki insan temasını seyreltebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sosyal İlişki Komisyonu’nun 2025 raporuna göre dünyada ‘en yalnız hisseden kesim’ gençler. Rapora göre 13–29 yaşındakilerin yüzde 17 ila 21’i yalnız hissettiğini söylüyor.

Mesajlaşma gibi dijital iletişimler de insan etkileşimi sayılsa da dışarıdaki insan sesinin ve fiziksel varlığının verdiği duygusal etkiyi yaratmıyor.

Sosyal körelme

The Guardian’a konuşan klinik psikolog ve ‘The Lonely Generation’ (Yalnız Kuşak) kitabının yazarı Michelle Lim’e göre bilhassa gençlerin yalnızlığı bir uyarı niteliğinde.

Ona göre yalnızlığı ağırlaştıran etkenlerin listesi uzun: Aşırı rekabetçi eğitim kültürü, dijital teknoloji, Covid’in süregelen etkisi, ailelerin küçülmesi, ev-iş dışında insanların toplaştığı kafe, kulüp, kütüphane gibi mekanların azalması, hayat pahalılığı, otomasyon…

Lim, ‘‘Korktuğum şey sosyal körelme’’ diyor. ‘‘İnsanlar yalnızlığa alışıyor.’’

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
diken.com.tr