İran, küresel internet trafiği için kritik öneme sahip deniz altı kablolarını hedef almakla tehdit etti. Peki, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir saldırı dünya genelindeki dijital hizmetleri nasıl etkiler?
İnternet Trafiği Tehlikede: İran, Hürmüz Boğazı'ndan Geçen Dev Kabloları Kesebilir

Bugün küresel internet trafiğinin büyük bölümü okyanusların ve denizlerin altından geçen fiber optik kablolar üzerinden taşınıyor. Bu kıtalararası kablolar, pek çok kritik sistemi ayakta tutuyor. Dolayısıyla bu kablolara yönelik saldırıların sonuçları da küresel oluyor. İran da bunun farkında olduğu için, şimdi kendisine karşı yapılacak yeni bir saldırıyı engellemek için bu kabloları da caydırıcı olarak kullanıyor. ABD ve İsrail'in bugünlerde yeni bir saldırı düzenlemesinden endişe duyan İran, olası bir saldırı durumunda Hürmüz Boğazı'nın altındaki internet kablolarının da hedef hâline gelebileceği konusunda uyardı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hossein Mohebi, dünyadaki internet ve ticari verilerin bu altyapılara bağlı olduğuna dikkat çekerek İran'a yönelik yeni saldırılar konusunda uyarıda bulundu. "Yedi büyük internet kablosu Hürmüz Boğazı'nın altından geçiyor." diyen Mohebbi, bu kablolaları hedef alacaklarını açık açık söylemedi ama olası bir saldırıda yeni hedeflere yöneleceklerini söyleyerek bunu gayet açık bir şekilde ima etti. Özellikle İran'ın kritik altyapı tesislerine yönelik bir saldırı olursa, İran da kısas olarak bu kabloları hedef alabilir.
Hatırlarsanız İran daha önce de Microsoft ve Amazon gibi teknoloji şirketlerinin bölgedeki binalarını hedef almıştı. Hatta bunun sonucunda bazı veriler kalıcı olarak kaybolmuştu. Şimdi doğrudan kabloların hedef alınması daha da büyük bir hasara sebep olabillir.
Küresel İnternet Trafiğinin Büyük Bölümü Deniz Altı Kablolarına Bağlı
Deniz altı fiber optik kablolarının neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için küresel internetin nasıl çalıştığına bakmak gerekiyor. Bu kablolar, ışık sinyalleri aracılığıyla büyük miktarda veriyi çok yüksek hızlarda taşıyor ve kıtalar arasındaki internet bağlantısının temelini oluşturuyor. Uydu bağlantıları da iletişimde önemli bir rol oynasa da kıtalar arası veri trafiğinin büyük bölümünü deniz altındaki fiber optik ağlar taşıyor.
TeleGeography'nin verilerine göre Avrupa ile Asya arasındaki veri kapasitesinin yüzde 90'dan fazlası, Kızıldeniz'in altından geçen deniz altı fiber optik kablolarla bağlantılı. Bu güzergâh, Avrupa ile Asya arasındaki dijital iletişim açısından kritik öneme sahip. Dolayısıyla bölgedeki kablolarda meydana gelebilecek ciddi hasarlar, internet trafiğinin alternatif güzergâhlara yönlendirilmesini gerektirebilir; bu da bazı bağlantılarda gecikmelere, kapasite sorunlarına ve hizmet kesintilerine yol açabilir.
Üstelik bu altyapının önemi yalnızca internet sitelerine erişimle sınırlı değil. Uluslararası finans kuruluşlarının veri alışverişi, şirketlerin bulut sunucularına erişimi ve yapay zekâ hizmetlerinin kullandığı veri merkezleri arasındaki iletişim de küresel ağlara dayanıyor. Dolayısıyla birden fazla kritik bağlantının aynı anda devre dışı kalması, dijital hizmetler üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir.
Babülmendep Boğazı da Hedef Hâline Gelebilir
İran'ın elindeki baskı araçları yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil. İran destekli Ansarallah (Husiler) da, Kızıldeniz'in güney girişinde bulunan Babülmendep Boğazı çevresindeki önemli kıyı bölgeleri ve deniz ulaşım güzergâhları üzerinde etkili. Bu durum, Avrupa ile Asya arasındaki bağlantıları taşıyan deniz altı kablolarının geçtiği bölgelerdeki güvenlik risklerini daha da önemli hâle getiriyor.




