Birçok uzman ve görgü tanığına göre İran'daki hükümet karşıtı protestolar, İslam Cumhuriyeti'nin 47 yıllık tarihinde hiç görülmemiş bir düzeye ulaştı. Ülke genelinde halk sokaklara döküldü. ABD Başkanı Donald Trump, yetkililerin protestocuları bastırması halinde İran'ı "acıyan yere çok sert vurmakla" tehdit etti. Trump, ABD'nin "yardıma hazır olduğunu" da söyledi. İranlı yetkililer ise böylesi bir durumda ABD'nin bölgedeki müttefiklerine ve saldırarak misillemede bulunma sözü verdi.
Uzmanlar, mevcut protestoların ölçeği ve kapsamı bakımından emsalsiz olduğunu söylüyor. Sosyolog Eli Khorsandfar, mitinglerin sadece İran'ın büyük şehirlerinde düzenlenmediğini, "birçok insanın adını hiç duymadığı" küçük kasabalara da yayıldığını belirtiyor.
Mevcut protestolar 28 Aralık'ta başladı ve daha önceki büyük protestolarla karşılaştırıldığında daha büyük, daha geniş ve daha istikrarlı bir şekilde büyüyor gibi görünüyor. 2022'deki protestoların kökenleri, 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin gözaltında ölümüne dayanıyordu. Bu yılki protestolar ise ekonomik sorunlarla başladı ve "Diktatöre ölüm!" gibi sloganlarla devam ediyor.
Protestolar, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in görevden alınması talebiyle birlikte genişliyor. Rıza Pehlevi'nin sürgündeki figürü de bu protestoların şekillenmesine katkı sağlıyor. Protestoların daha uzun süre devam etmesinin sebeplerinden biri, bu figürün sağladığı alternatif düşüncesidir.
ABD'nin bu yılki protestoları desteklemesi, geçmişteki ayaklanmalardan farklı bir durum oluşturuyor. Trump, protestocuları desteklemek için hükümet mevzilerine saldırı tehdidinde bulunmuş durumda. Bu durum, İran hükümetinin bölgede daha az dostu kalmasıyla birlikte, protestoların dinamiklerini etkiliyor.
Sonuç olarak, 2025'teki protestolar, İran'da köklü değişim çağrıları ve uluslararası destekle şekilleniyor.





