Yeniçağ
Haber akışına dön

İsmail Saymaz: Azerbaycan Türkiye'nin Ağabeyliğini Kabul Etmiyor

İsmail Saymaz: Azerbaycan Türkiye'nin Ağabeyliğini Kabul Etmiyor

Aliyev'in okullarda ve kamu kurumlarında başörtü yasağını uygulayan kararının ardından başlayan gerilim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasıyla gevşedi, ancak tam anlamıyla sonlanmadı. İsmail Saymaz, muhalefete yargı dağıtan ve yaptığı X paylaşımlarıyla muhalifleri tutuklatan Oktay Saral'ın yine bir X paylaşımıyla görevden alındığını belirtirken, Azerbaycan-Türkiye arasındaki ilk kıvılcımın Karabağ savaşı sonrası Erdoğan'ın başarıyı sahiplenmesiyle başladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Karabağ'a nasıl girdiysek" sözleriyle başlayan açıklamasının Aliyev'i kızdırdığını ve Aliyev'in "Ne aldıysak hepsi parasıyla" dediğini yazdı.

Saymaz'ın köşesinden ilgili kısımlar şöyle:

Oktay Saral, alışmıştı bir x ile yargı dağıtmaya.Fatih Altaylı’yı “Suyun ısınmaya başladı” diye tehdit ediyor.Şak!Altaylı, Silivri’ye...Manifest adlı müzik grubuna “Ahlaksız-edepsiz-hayasız zebani kılıklı” diye sövüp sayıyor.Tak!Manifest, adliyeye...

Kuzey Kıbrıs eski Başbakanı Ünal Üstel’e “Boşbakan” diye hakaret etti. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman seçildikten sonra “Türkiye’nin devlet aklı gereken neşteri vurur” diye parmak salladı.Azerbaycan’a had bildirmeye kalkınca Aliyev neşteri indirdi.

Bir x ile muhalifleri tutuklatan Saral, 10 yıldır oturduğu koltuktan bir x ile kaldırıldı.Azerbaycan, Saral’ı kara listeye aldı.Devlet televizyonu AzTV’nin x hesabına girin, 13 Ekim’den beri sabitlenmiş bir haber göreceksiniz. Daha ilk cümlede Saral’ın adı geçiyor.

Azerbaycan ayrıca Yeniden Refah lideri Fatih Erbakan dahil 31 kişinin ülkeye girişini yasakladı. Yedi Türk vatandaşı için yakalama çıkardı.

Ankara, Bakü’yü sakinleştirmek için Saral’ı görevden almakla kalmadı. 31 kişilik listedeki Hizbuttahrir bağlantılı 4 ismi gözaltına alındı.Fakat Bakü yatışacak gibi görünmüyor.

GERİLİM KARABAĞ’DAN SONRA BAŞLADI

Önceki gün Azerbaycan’daki üst düzey devlet görevlileriyle ve gazetecilerle görüştüm. Onlara gerilimin Bakü’den nasıl göründüğünü sordum.Kaynaklar Saral’ın Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olduğunu ve Erdoğan’dan habersiz asla paylaşım yapamayacağını düşünüyor.

Saral’ın paylaşımındaki buyurganlığa, Ankara’yı ağabey, Bakü’yü kardeş diye konumlandıran üstünlük iddiasına itiraz ediyorlar.Bu gerilimin iki ülkenin yakınlaştığı Karabağ Savaşı’ndan sonra başladığını söylüyorlar.Erdoğan’ın iki yıl önceki “Karabağ’a nasıl girdiysek...” diye başlayan cümlesi Bakü’ye bomba gibi düştü.

Bakü’nün resmi gazetesi Azerbaycan’da yayınlanan makalede, Karabağ Zaferi’nin Azerbaycan halkına ait olduğu, Türkiye’den gönderilen askeri yardımların “her kuruşuna kadar bedelinin ödendiği” yazıldı.“Bizim zaferimize çökmeyin” deniliyordu aslında.Bu ilk krizdi.

İKİNCİSİ GEÇEN YIL PATLAK VERDİ.

Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkisi, Sabah gazetesi ve A Haber’de eleştirilince Bakü çok öfkelendi.Azerbaycan’ın ve Aliyev’in AK Parti medyasında karalandığı ifade edildi.Diplomatik kanalların devreye girmesiyle kriz dindirildi.

Şimdi üçüncü ve en ciddi krizi yaşıyoruz.

İşareti ay başında Aliyev verdi.Lideri olduğu Yeni Azerbaycan Partisi kongresinde, “Herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın. Kimse hayat tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin” dedi.Sözü Karabağ Zaferi’ne getirdi.

Şöyle konuştu, Aliyev:“Ne aldıysak parayla aldık. Son gülleye kadar...”Bu sözlerin muhatabı Ankara’ydı.

Ankara’nın Abiliğine İtirazAliyev’in sözlerinden hemen sonra okullarda başörtüsü yasağı uygulanması tesadüf değil.İddiaya göre Aliyev, bu yasağı Mart 2027’de ilan edecek, eylülde okulların açılmasıyla birlikte yürürlüğe koyacaktı.Her ne olduysa birdenbire yasak hayata geçirildi.

Bakü ile Tahran’ın karşı karşıya gelmesi beklenirken, Bakü ile Ankara gerildi.Bakü’deki kaynaklar “Türkiye bize abi gibi davranıyor, problem bundan ileri geldi. Aliyev, hiç kimsenin üstünlüğünü kabul etmiyor” diye vurguluyor.

Bakü’nün Üç KaygısıLaik Azerbaycan’a dini kurallar ve yaşam tarzının dayatıldığını savunuyorlar.

Ben de okullarda kılık kıyafet kısıtlaması olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Ancak Bakü’ye tavsiyede bulunmak başka...

İç işlerine müdahale edecek şekilde had bildirmek başka.

Biz aynı millet olsak da aynı tarihsel ve toplumsal süreçlerden gelmiyoruz.Azerbaycanlılar Şii, biz Sunniyiz.Onlar Safevi, biz Osmanlı bakiyesiyiz.Bakü, 70 yıl Sovyet yönetimi altında kaldı.Din gündelik hayatta belirleyici bir kurum değil.

Azerbaycan’ın güvenlik endişeleri var.Bunlar üç başlıkta toplanıyor:

İran kökenli Şii propagandası.

Türkiye kökenli tarikat ve cemaatlerin Sunnileştirme çabaları.

Rus kökenliler eliyle Vahabileşme.

Bakü’yü anlamak zorundayız.

Telefon İyi GeçmediKaynaklar Erdoğan ile Aliyev arasındaki telefon görüşmesinin iyi geçmediğini kaydediyor.“Saral görevden alınmasaydı Aliyev Türkiye’ye gelmeyecekti” diyorlar.

Aliyev, 29-30 Ekim’de Ankara’da yapılacak olan Türk Devletleri Teşkilatı toplantısına katılacak.Ancak kaynaklar “Azerbaycan - Türkiye ilişkileri eskisi gibi olmayacak” diye düşünüyor.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com