İsrail’de genel seçimlerin ardından hükümet kurma belirsizliği sürerken siyasi arena yeni bir iddiayla çalkalanıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi, Türkiye ve Katar’ı Arap seçmenlerin sandığa katılımını artıran kuruluşları finanse ederek seçimlere müdahale etmekle suçladı. İsrail polisi ise seçimlerde usulsüzlük yapıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını bildirdi.
İsrail’de Netanyahu’nun Partisinden Türkiye Ve Katar’a ‘Seçimlere Müdahale’ Suçlaması

İsrail basınında yer alan haberlere göre Likud, Ankara ve Doha’nın Arap seçmenleri teşvik eden yapılara fon aktardığını savundu. İddialar üzerine Merkezi Seçim Komitesi Başkanı Noam Solberg, iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’e soruşturma talimatı verdi. Soruşturmanın, yabancı kaynaklı finansman ile olası seçim rüşveti iddialarını kapsadığı belirtildi. Likud Partisi yayımladığı sert açıklamada, durumu "demokrasiye karşı terör eylemi" olarak nitelendirerek sağcı hükümetin devrilmesinin hedeflendiğini öne sürdü.
Netanyahu’nun partisinin seçimleri kaybetmesi halinde Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerde sonuçlara itiraz etmeye hazırlandığı iddiaları gündeme gelirken, emniyet güçlerinden açıklama geldi. İsrail polisinden bir kaynak, Arap partilerinin "seçimleri çaldığı" yönündeki suçlamaları destekleyen hiçbir somut delil bulunmadığını açıkladı.
ARAP PARTİLERİNİN KRİTİK ROLÜ
Sandık sonuçlarına göre Arap partilerinin parlamentodaki ağırlığının artması bekleniyor. İlk tahminlere göre:
Birleşik Liste: 12 sandalye
Ra'am Partisi: 7 sandalye
Toplamda 19 sandalyeye ulaşan Arap partileri, hiçbir siyasi blokun tek başına çoğunluğu sağlayamadığı mevcut tabloda olası bir koalisyon hükümetinin kurulmasında kilit rol oynayabilir.
Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Katar’dan finansman aldığından şüphelenilen Arap parti liderlerinin derhal tutuklanmasını isterken; Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise tüm siyasi partilere uzlaşma ve yeni bir erken seçimi önlemek için sorumluluk alma çağrısında bulundu.


