Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Caner, İran-İsrail çatışmasının ateşkesle sonuçlanmasının ardından İran'da yaşanan gelişmeleri analiz etti. 24 Haziran'daki ateşkes sonrasında İran, yaşanan çatışmaların ardından çeşitli değerlendirmeler yapmaya başladı. İranlı siyasal ve askeri elitlerin, bu 12 günlük savaşın ardından savunma doktrini, dış politika ve nükleer mesele gibi konularda nasıl bir muhasebe yaptıkları dikkatle izleniyor.

İran halkı, yabancı bir düşmanın saldırısı karşısında devletle olan eleştirilerini bir kenara bırakmış durumda. Devletin de halkla olan ilişkisini sürdürdüğü gözlemleniyor. Başörtüsü tartışmaları gibi günlük siyasi meseleler, çatışmalar sırasında arka planda kalmış durumda. Ülke genelinde, birlik ve beraberlik mesajları öne çıkıyor. Örneğin, bir kadın sunucu, “Siyonist rejimin ülkemize saldırdığı bugün, başörtülü-başörtüsüz, reformist-muhafazakar, molla-molla olmayan yok, bugün tek bir vatanımız var, İran” diyerek toplumu bir araya getiren bir çağrıda bulundu.

Ateşkes sonrasında İran yönetimi, zafer kutlamaları düzenleyerek halkta coşku yaratmaya çalıştı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, tarihi bir zafer kazandıklarını belirtirken, Dini Lider Ali Hamaney de İsrail ve ABD’nin kaybettiğini vurgulayarak zafer ilan etti. Ancak, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ateşkesin geçici bir dönem olduğunu ve yeniden saldırı olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Savaş sonrasında İran’ın dış politikası daha sert bir hale geldi. İran İslami Şura Meclisi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile olan koordinasyonu askıya aldı. İran, nükleer faaliyetlerinin devam edeceğini ve bu durumun ulusal güvenlik meselesi olduğunu belirtiyor. Bazı yetkililer, nükleer silah sahibi olmanın, İsrail saldırganlığını önlemenin tek yolu olduğunu ifade ediyor.

Sonuç olarak, İran'da yaşanan bu çatışma, devlet ve toplum arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirmiş görünüyor. Ancak, toplumda yükselen milliyetçilik ve devletin sertleşen politikaları, içeride yeni bir siyasi anlayışın ortaya çıkabileceği sinyallerini veriyor.