İsrail'in en uzun süre görev yapan başbakanı Netanyahu'nun geleceğini belirleyecek seçimlerde sandık çıkış anketleri net bir kazanan olmadığını gösterdi. Son 50 yılın en yüksek katılımıyla gerçekleşen seçimde Eisenkot öncülüğündeki muhalif bloğun yarışı 52 milletvekili, Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı iktidar bloğunun ise 50 milletvekiliyle tamamlaması bekleniyor. İsrailli Arap partilerinin ise hükümet kurma sürecinde belirleyici olması bekleniyor.
İsrail Seçimlerinde Net Kazanan Yok: Netanyahu'nun Geleceği Belirsiz - Dünya Haberleri - Habertürk

İsrail'de salı gecesi açıklanan sandık çıkış anketleri, ülke tarihinin en önemli seçimlerinden biri olarak nitelendirilen oylamada net bir kazanan olmadığını gösterdi. Tarihi düzeyde katılımın kaydedildiği seçimde, İsrailli Arap seçmenlerin sandığa rekor sayıda gitmesi de dikkat çekti.
Ne ülkenin en uzun süre görev yapan Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ne de eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un parlamentoda çoğunluğu sağlaması bekleniyor.
İki İsrail televizyon kanalı, Eisenkot'un Yashar partisi ile "Değişim Bloku"ndaki üç diğer Yahudi muhalefet partisinin, 120 sandalyeli Knesset'te toplam 51 sandalye kazanacağını öngördü. Netanyahu'nun Likud partisi ile aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks Yahudi müttefiklerinin de aynı sayıda sandalye kazanması bekleniyor. Üçüncü bir televizyon kanalının sandık çıkış anketi ise Netanyahu'nun üç sandalye farkla önde olduğunu gösterdi.
Merkez Seçim Komitesi'nin açıklamasına göre, dün akşam yerel saatle 22.00'de sandıklar kapandığında katılım oranı yüzde 77,7'ye yükseldi.
Nihai sonuçların kesinleşmesinin ve tüm siyasi gruplarla istişarelerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı, hükümet kurmayı başarma ihtimalinin en yüksek olduğunu düşündüğü parti liderini koalisyon hükümetini kurmakla görevlendirecek. Bu süreç haftalar sürebilir.
Görevlendirilen liderin hükümet kurmayı başaramaması durumunda ise nihayetinde yeniden seçime gidilmesi gerekecek.
Sonuçların, yeni bir koalisyon hükümetini kimin kurabileceğine ilişkin haftalar sürebilecek siyasi pazarlıkları başlatması bekleniyor. Başbakanın belirlenmesi ya da yeni bir seçim kararı alınması zaman alabilir. Ancak mevcut tablo, Netanyahu'ya yönelik seçmen tepkisinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İsraillilerin gün boyunca ülke genelindeki sandıklara akın ettiği seçimde, çıkış anketleri Netanyahu'nun çok sayıda seçmenin desteğini kaybetmesine rağmen Likud seçmenlerinin geniş bir kesiminin sadakatini koruduğunu ortaya koydu.
İsrailli Arap partilerinin toplamda 18 sandalyeye kadar ulaşabileceği tahmini, uzun sürmesi beklenen hükümet kurma görüşmelerinde bu partileri belirleyici konuma taşıyabilir. Netanyahu'nun yeni bir koalisyon kurmak için gereken desteğe ulaşamaması olası görünüyor.
Eisenkot, teorik olarak Arap partileriyle hükümet kurarak parlamentoda çoğunluğu sağlayabilir. Ancak seçim öncesinde böyle bir seçeneği reddetti.
Sandık çıkış anketleri doğru çıkarsa, hem Likud'un hem de Eisenkot'un liderliğindeki Yashar partisinin 120 sandalyeli Knesset'te çoğunluğu sağlayacak bir yol bulması zor olacak. Likud'un tahmin edilen oy oranı ise seçim öncesindeki beklentilere rağmen, partinin daha önceki seçimlerde de gösterdiği performansa benzer biçimde güçlü görünüyor.
Bununla birlikte, ortaya çıkan siyasi çıkmaz Netanyahu'nun lehine de işleyebilir. Başbakan, geçici hükümetin başında kalarak görevini sürdürebilir. Ancak kesin olan şu ki Netanyahu'nun siyasi geleceği belirsizliğe sürüklenirken, artık yeni bir hükümet kurmak için seçmenlerden açık bir yetki aldığı iddiasında bulunması zorlaşıyor.
Muhalefet temsilcileri, sandık çıkış anketlerini hızla Netanyahu'nun yenilgisi olarak nitelendirdi. Eski Başbakan Yair Lapid, "Netanyahu'nun bloku ezici bir yenilgi aldı. Bu tam bir çöküş. Halk onlara gitmelerini söyledi" dedi.
"Eisenkot ise sandık çıkış anketlerinin Netanyahu'ya yönelik bir "güvensizlik oyu" olduğunu söyledi.
Sandık çıkış anketleri, Netanyahu ve bazı diğer partilerin sandıkların saat 22.00’de kapanması yönündeki son tarihin uzatılması için girişimde bulunmasının ardından açıklandı. Ancak bu talep, Merkez Seçim Komitesi tarafından reddedildi.
Netanyahu, "solcuların ve Arapların" seçimi çalmaya çalıştığını öne sürmüştü. Komite ise sistematik bir usulsüzlük yapıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını belirterek bu iddiayı reddetti.
Son 50 yılın en yüksek katılımıyla gerçekleşen salı günkü seçim, Netanyahu'nun kesintisiz biçimde sürdürdüğü yaklaşık 17 yıllık iktidarının bir referandumu olarak görüldü. Netanyahu, son üç yılda eşi benzeri görülmemiş çatışmalara, istikrarsızlığa ve İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaşmasına sahne olan dönemi yönetti.
Oy kullanma hakkına sahip 7 milyondan fazla kişinin bulunduğu ülkede, saat 18.00 itibarıyla seçime katılım oranı yüzde 77,1’e ulaştı. Bu oran, bir önceki seçime kıyasla yaklaşık 9 puanlık artış anlamına geliyor. Görevdeki askerlerin oy kullanma oranında da belirgin bir yükseliş kaydedildi.
Netanyahu, seçmenlere yönelik kaydedilmiş bir video mesajında Arapların ve solun seçimi çalmaya çalıştığını öne sürdü. Likud ise İsrailli Arapların kullandığı yüzlerce sandıkta usulsüzlük şüphesi bulunduğunu iddia etti.
Filistin kökenli İsrail vatandaşları, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor.
Netanyahu’nun başlıca rakibi Eisenkot, başbakanın seçim sonuçlarına itiraz etmek için zemin hazırladığını söyledi.
"Netanyahu, seçmenleri harekete geçirmek için bildik taktiklerine, yalanlarına ve korku söylemlerine geri döndü" diyen Eisenkot, "Önceki seçim kampanyalarında da aynı yalanları gördük" ifadelerini kullandı.
Ülkenin kritik bir dönüm noktasında olduğu hissini güçlendiren sol eğilimli Haaretz gazetesi de İsraillileri oy kullanmaya çağırmıştı. Seçmenler sandıklara rekor sayıda gitti.
Gazete başyazısında, "İsrail, Netanyahu yönetiminde dört yıl daha geçirmeyi göze alamaz. Rezervlerini tüketti. Diplomatik itibarının aşınması tehlikeli boyutlara ulaştı ve yorgun vatandaşları artık dayanabileceklerinin sınırına geldi" ifadelerini kullandı.




