Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu, Konak YKM önünde gerçekleştirdiği 40. hafta eyleminde iktidarın müjde söylemlerine sert tepki gösterdi. Sendika adına açıklamayı okuyan İsmet Dalmış, Emeklilik bir sosyal yardım değil, yıllarca çalışmanın ve üretmenin karşılığında kazanılmış bir haktır!” dedi.
İzmir’de Emeklilerden 40. Hafta Haykırışı: İnsanca Yaşam Bir Müjde Değil, Haktır!

İzmir’de geçim sıkıntısına ve hayat pahalılığına dikkat çekmek isteyen emekliler, haftalık oturma eylemlerinin 40’ıncısında bir kez daha meydanlara indi. Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu’nun çağrısıyla Konak YKM önünde toplanan emekliler, "Geçinemiyoruz" sloganlarıyla taleplerini sıraladı. Sendikanın Torbalı Temsilcisi İsmet Dalmış tarafından okunan açıklamada, iktidarın emekli politikaları ve basına yansıyan yeni düzenleme taslakları sert bir dille eleştirildi.
"MÜJDE DİYE SUNDUĞUNUZ, EMEKLİNİN YOKSULLUĞUNU YÖNETME PLANIDIR!"
Erdoğan’ın emeklilere yönelik yeni bir düzenleme yapılacağını açıklamasının ardından gündeme gelen vaatlerin somut ayrıntılardan yoksun olduğunu belirten İsmet Dalmış, emeklilerin yaş, gelir ve hane durumuna göre ayrıştırılmak istenmesine tepki gösterdi. Dalmış, "Müjde diye sunduğunuz, emeklinin yoksulluğunu yönetme planıdır! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 26 Ekim'de emeklilere yönelik yeni bir düzenleme yapılacağını açıklaması, bir kez daha ‘emeklilere müjde’ başlıklarıyla kamuoyuna sunuldu. Ancak ortada henüz miktarı, kapsamı ve uygulama tarihi belli olan somut bir düzenleme bulunmuyor. Basına yansıyan bilgilere göre emeklilerin yaşlarına, çalışma durumlarına, ev sahibi olup olmadıklarına ve hane gelirlerine göre farklı kategorilere ayrılması değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, emeklilerin yıllardır yaşadığı hak kayıplarını gidermek yerine, yoksulluğu belirli ölçütlere göre yönetme anlayışını gündeme getiriyor" dedi.
"SORUN ÜÇ BEŞ BİN LİRALIK ARTIŞLA ÇÖZÜLMEZ!"
Emekliliğin bir lütuf veya sosyal yardım olmadığının altını çizen Dalmış, kategorizasyon planlarının kabul edilemez olduğunu belirtti. Dalmış, "Emeklilik bir sosyal yardım değil, yıllarca çalışmanın ve üretmenin karşılığında kazanılmış bir haktır! 65 yaşın altında olmak, ev sahibi olmak ya da geçinebilmek için çalışmaya devam etmek, bir emeklinin insanca yaşayacak aylığa ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez. İhtiyaç sahibi emeklilere ek destek sağlanmalıdır. Ancak bu destekler, bütün emeklilerin hak ettiği aylık artışlarının yerine geçirilmemelidir."
Derinleşen yoksulluğun kaynağında 5510 sayılı Kanun ile getirilen sistemin yattığını ifade eden Dalmış, kök aylık sorununa ve 2027 bütçesindeki belirsizliklere dikkat çekerek, "Sorun üç beş bin liralık artışla çözülmez! Emeklilerin yaşadığı yoksulluğun temelinde yalnızca yüksek enflasyon değil, yıllardır uygulanan sosyal güvenlik politikaları bulunuyor. Özellikle 5510 sayılı Kanun'la şekillenen sistemde aylık bağlama oranlarının düşürülmesi ve hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesi, emekli aylıklarının gerilemesinde önemli rol oynamıştır. Kök aylıklar düzeltilmeden, yalnızca en düşük aylığa yapılan tamamlayıcı ödemelerle bu sorun çözülemez. Refah payı adı altında yapılacak sınırlı artışların da geçmiş yıllardaki alım gücü kayıplarını karşılayıp karşılamayacağı belirsizdir. Emeklilerin ihtiyacı geçici ödemeler değil, kalıcı ve adil bir sosyal güvenlik düzenidir" ifadelerini kullandı.
"BÜTÇE SINIFSAL VE SİYASAL BİR TERCİHTİR"
2027 yılı bütçe planlamasını da eleştiren Sendika Temsilcisi Dalmış, bütçeden emeklilere ayrılan payın açıklanmadığını aktararak, “2027 bütçesinde emekliye ne kadar pay ayrılıyor? 2027 yılı bütçesinde 27 trilyon lirayı aşan harcama öngörülürken emeklilere ayrılacak ilave kaynağın miktarı hala açıklanmadı. Bütçe yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sınıfsal ve siyasal bir tercihtir. Toplumsal kaynakların kimler için kullanılacağını gösterir. Milyonlarca emekli geçim sıkıntısı yaşarken yapılacak iyileştirmenin bütçeden artan kaynaklara bağlı tutulması kabul edilemez. Emeklilerin yıllardır yaşadığı gelir kaybı, sosyal güvenlik sisteminin bütünlüğü içinde ele alınmalıdır" dedi.
"EMEKLİ OLDUKTAN SONRA YENİDEN ÇALIŞMAK SİSTEMİN ÖZETİDİR"
Emeklilerin somut talepleri sıralayan Dalmış,"Emekliler belirsiz vaatlerle oyalanamaz! Yıllarca çalışarak bu ülkenin zenginliğini yaratan milyonlarca emekli, bugün en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Emekli olduktan sonra yeniden çalışmak zorunda kalan insanların varlığı, sosyal güvenlik sisteminin geldiği noktayı gösteriyor. İktidar, emeklileri yaşlarına, gelirlerine ve yaşam koşullarına göre ayrıştırırmak yerine, bütün emeklilerin insanca yaşayabileceği kalıcı bir gelir güvencesi oluşturmalıdır. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak, yapılacak düzenlemenin bütün ayrıntılarının açıklanmasını ve emekli örgütlerinin görüşlerinin alınmasını istiyoruz. Emekliler yardım bekleyen insanlar değil, bu ülkenin zenginliğini yaratan emekçilerdir. İnsanca yaşam bir müjde değil, haktır!" ifadelerini kullandı.


