İzmir'de son 10 gün içerisinde üç kadının öldürülmesinin ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, İzmir Barosu önünde bir araya geldi. Kadın cinayetlerine tepki gösteren platform üyeleri, yetkililerden koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin şekilde uygulanmasını istedi.
İzmir'de Kadın Cinayetlerine Tepki: Kadınlar Hayattayken Korunsun

Seferihisar'da Ebru Serep, Çeşme'de Pınar Güneş ve Menemen'de avukat Özge Penbegül'ün yaşamını yitirdiği olaylara dikkat çekilen açıklamada, kadınların güvenliğinin sağlanması çağrısı yapıldı.
"ÜÇ AYRI HAYAT YARIM BIRAKILDI"
Platformun İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, Ebru Serep'in eski partnerinin evini ateşe vermesi sonucu ağır yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini hatırlattı. Serep için daha önce uzaklaştırma kararı alındığını ancak bunun cinayeti önleyemediğini söyledi.
Pınar Güneş'in Çeşme'de silahlı saldırıda öldürüldüğünü, Özge Penbegül'ün ise 22 Ekim'de nişanlısı olan polis memuru tarafından silahla öldürüldüğünü belirten Akın, şöyle konuştu:
"Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı. Üç kadının ailesi, sevdikleri, arkadaşları bugün onların yokluğuyla karşı karşıya. Biz artık kadınların öldürülmesinin ardından aynı açıklamaları yapmak istemiyoruz. Kadınlar öldürülmeden önce önlem alınsın, kadınlar hayattayken korunsun istiyoruz!"
EYLÜL AYINDA 28 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ
Platformun Eylül 2026 raporuna da değinen Akın, bir ayda 28 kadının öldürüldüğünü, 19 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu açıkladı. Öldürülen kadınların 15'inin ateşli silahlarla yaşamını yitirdiğini belirten Akın, şiddet riski bulunan kişilerin silahlara erişiminin engellenmesini ve 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmasını istedi.
Akın, "Kadın cinayetleri kader değil! Önlenebilir cinayetler karşısında sorumluluğunu yerine getirmeyenler hesap vermeli!" dedi.
"KADINLAR GÜVENDE DEĞİL"
Basın açıklamasında konuşan avukat Hatice Aslan Atabay da kadına yönelik şiddetin bazı yargı süreçlerinde basit tehdit olarak değerlendirilmesini eleştirdi. Atabay, "Öfkeliyiz çünkü kadınlar güvende değiliz, kadına yönelik şiddet basit bir tehdit değil" ifadelerini kullandı.
Kadınların yaşam hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Atabay, şiddete karşı mücadelede yargı kurumlarının ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu.




