İZTO Başkanı Mahmut Özgener, faiz indirimlerinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak; ekonomide güven ortamının pekiştirilmesi, sermaye piyasalarında şeffaflığın artırılması ve ihracat desteklerinin esnetilmesi gerektiğini söyledi.
İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener: “Tek Başına Faiz İndirimi Yetmez, Destek Ve Güven Şart”

DUYGU GÖKSU / İZMİR
Enflasyonda yıllık oran yaklaşık beş yıl sonra ilk kez %30’un altına gerileyerek %29,73’e düşerken, reel sektör yüksek finansman maliyetleri, likidite sıkışıklığı ve küresel risklerle mücadele etmeye devam ediyor. İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, faiz kararının tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, güven ortamının güçlendirilmesi, fon soruşturmaları ve MSCI uyarıları gibi sermaye piyasası başlıklarında şeffaflığın artırılması ve ihracat desteklerinin genişletilmesi çağrısında bulundu.
Merkez Bankası’nın politika faizini %37’den %36’ya düşürmesini değerlendirirken, faiz kararlarındaki metin değişikliğine dikkat çekti. Karar metninde atılacak adımların büyüklüğü ve zamanlamasına vurgu yapılmasının önemli bir yönelim değişikliği olduğunu belirten Özgener, para politikasındaki gevşemenin üretim ve yatırım koşullarına yansıması için farklı politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Uluslararası endeks sağlayıcısı Morgan Stanley Capital International’ın (MSCI) Türkiye piyasalarına ilişkin uyarılarına dikkat çeken Özgener, “MSCI’nın gerekli iyileşmelerin sağlanmaması halinde Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü yeniden değerlendirebileceğini ve Haziran 2027’ye kadar somut ilerleme arayacağını belirtmesi, yatırım ortamında güvenin ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Kısa vadede fon soruşturmasına ilişkin çalışmaların ve sermaye piyasalarına yönelik düzenleyici süreçlerin hukuki çerçeve içerisinde, belirsizliği azaltacak şekilde sonuçlandırılması ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıyor” diye konuştu.
“Karbon maliyetleri rekabetin parçası”
AB Gümrük Reformu ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi küresel düzenlemelerin ihracatçının rekabet gücünü doğrudan etkileyeceğini söyleyen Özgener, reel sektöre yönelik finansman taleplerini dile getirdi.
Karbon maliyetinin artık ihracatçının rekabette bir parçası olduğunu belirten Özgener, 2026 yılı ithalatına ilişkin ilk yıllık SKDM beyannamesi ve sertifika teslimi için son tarihin 30 Eylül 2027 olduğunu hatırlatarak firmaları yeşil dönüşüm kapasitelerini artırmaya çağırdı.
İmalat sanayisinde faaliyet gösteren işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, üretim kapasitelerinin ve mevcut istihdamın korunması amacıyla yürütülen İstihdamı Koruma Destek Programı’na ilişkin bilgi veren Özgener, “Gerekli şartları sağlayan işletmelerimize 6 aya kadar anapara ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredi imkânı sunuluyor. Krediler için 12 puan faiz veya kâr payı desteği sağlanıyor. Programdan yararlanabilmek için 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ortalama aylık prim gün sayısının, Temmuz-Aralık 2026 döneminde korunması önem taşıyor. Son başvuru tarihinin 31 Ekim” bilgilerini verdi.
Özgener, 1 Ekim’de yenilenen düzenlemeyle döviz almama taahhüdünün kaldırılmasını olumlu bulduklarını ancak %3’lük destek oranının artırılması, 100 milyon TL'lik üst sınırın esnetilmesi ve KOBİ'ler için karmaşık katma değer hesaplamalarının sadeleştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
"K şeklinde büyüme riske işaret ediyor"
IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonomideki gelişmelerin "K şeklinde büyüme" görünümünü belirginleştirdiğini söyleyen Özgener, “Orta Doğu’da tırmanan gerilim nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 110 doların üzerine çıkarak Mayıs 2026’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yükselen enerji maliyetleri işletmelerin planlamalarında mutlaka dikkate alınmalı” dedi.


