Posta
Haber akışına dön

Kaç Yaşındayım? Sorusunun Yanıtı Kimlikte Değil Vücutta! Uzmanlar Biyolojik Yaşı İşaret Etti

Kaç Yaşındayım? Sorusunun Yanıtı Kimlikte Değil Vücutta! Uzmanlar Biyolojik Yaşı İşaret Etti

Kimlikte yazan yaşınız, vücudunuzun gerçek yaşını yansıtmayabilir. Aynı yaşta olan iki kişinin sağlık durumu ve yaşlanma hızı birbirinden oldukça farklı olabiliyor. Peki, biyolojik ve takvim yaşımız arasında ne fark var? İşte detaylar...

Aylin Eldeniz / Posta.com.tr - Takvim yaşı doğum tarihimize göre belirlenirken biyolojik yaş, vücudumuzda zaman içerisinde meydana gelen değişimleri ve yaşlanma hızını ifade ediyor. Uzmanlara göre aynı yaşta olan bireylerin fiziksel ve zihinsel sağlık durumları birbirinden oldukça farklı olabilir. Prof. Dr. Pınar Soysal ve Uzman Gerontolog İrem Tanrıverdi sorularımızı yanıtladı.

Biyolojik yaşın, vücudun zaman içerisinde geçirdiği değişimleri ve yaşlanma hızını anlamaya yardımcı olan bir kavram olduğunu belirten uzmanlar, aynı yaştaki kişilerin farklı sağlık durumlarına sahip olabileceğine dikkat çekti.

Klinik deneyimlerinden örnek veren Prof. Dr. Pınar Soysal ve Uzman Gerontolog İrem Tanrıverdi, “Polikliniğimize aynı yaşta ama sağlık durumları birbirinden oldukça farklı hastalar gelebiliyor. Örneğin 75 yaşındaki bir hastamız günlük işlerini kendi başına yapabilirken, aynı yaştaki başka bir hastamız yürümekte veya merdiven çıkmakta, hatta tuvaletine gitmekte bile zorlanabiliyor. İşte takvim yaşımız aynı olsa bile vücudumuzun yaşlanma süreci aynı hızda ilerlemiyor. Yani yalnızca kaç yaşında olduğumuz değil, o yaşa nasıl geldiğimiz de önemli” dedi.

YAŞAM ALIŞKANLIKLARI ÖNEMLİ

Biyolojik yaşın takvim yaşından daha ileri olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, yaşam alışkanlıklarının bu süreçte önemli rol oynadığını belirtti.

“35 yaşında olmasına rağmen uzun yıllardır sigara kullanan, fazla kilolu, hareketsiz yaşayan ve uyku düzenine dikkat etmeyen bir kişinin biyolojik yaş göstergeleri kendisinden daha ileri yaştaki kişilerle benzerlik gösterebilir” diyen uzmanlar, bunun bütün organların aynı ölçüde yaşlandığı anlamına gelmediğini vurguladı.

ORGANLAR AYNI YAŞTA MI?

Kalp, damarlar, kaslar ve diğer organların yaşlanma sürecinden farklı düzeylerde etkilenebildiğini belirten uzmanlar, biyolojik yaşın tek bir sayıdan ziyade vücudun genel sağlık durumunu anlamaya yardımcı olan bir gösterge olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

BİYOLOJİK YAŞ ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?

Biyolojik yaşın kesin olarak belirlenmesini sağlayan tek bir test bulunmadığını belirten iki isim, kan değerleri, tansiyon ve kan şekeri gibi sağlık göstergelerinin yanı sıra DNA üzerindeki yaşlanmayla ilişkili değişimleri inceleyen testlerden de yararlanıldığını aktardı.

Özellikle ileri yaştaki bireylerde kapsamlı geriatrik ve gerontolojik değerlendirmenin önemine dikkat çeken Soysal ve Tanrıverdi, "Yalnızca hastalıklarına değil; beslenmesine, kas gücüne, hafızasına, günlük işlerini ne kadar bağımsız yapabildiğine ve sosyal yaşamına da bakıyoruz. Böylece kişinin sağlık durumunu daha bütüncül değerlendirebiliyor, hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu daha iyi anlayabiliyoruz" diyerek bütüncül yaklaşımı vurguladı.

"HAREKETSİZ KALMAYIN"

Kliniklerinde fiziksel bir engeli bulunmadığı halde yaşlandığını düşünerek hareket etmeyi bırakan hastalarla karşılaştıklarını belirten Soysal, "Bazen ‘Artık yaşlandım, kendimi yormayayım’ diyerek hareketlerini kısıtlayan hastalarımızla karşılaşabiliyoruz. Oysa kullanılmayan kaslar zamanla güç kaybediyor ve kişi yapabileceği işlerde bile zorlanmaya başlayabiliyor" ifadelerini kullandı.

Hareketli yaşamın yanı sıra tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, düzensiz uyku ve uzun süreli stresin de sağlık üzerinde olumsuz etkilerine iki isim de dikkat çekti.

Peki biyolojik yaşı geriye çevirmek mümkün mü?

Yaşlanmayı tamamen durdurmanın mümkün olmadığını ancak sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla yaşlanmanın bazı olumsuz etkilerinin azaltılabileceğini belirten uzmanlar şu ifadeleri kullandı:

Yaşlanmayı tamamen durdurmamız mümkün değil ama sağlıklı alışkanlıklarla yaşlanmanın bazı olumsuz etkilerini azaltabiliriz. Dengeli beslenmek, yürüyüş yapmak ve kas güçlendirici egzersizlere yer vermek kas sağlığımızı korumak açısından oldukça önemli. Bir de çoğu zaman gözden kaçırdığımız sosyal ilişkilerimiz var. Ailemizle, arkadaşlarımızla görüşmek, sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek ve sosyal yaşamın içinde kalmak da ruh sağlığımızı ve bilişsel sağlığımızı destekliyor. Sonuçta amacımız yalnızca uzun yaşamak değil, ilerleyen yaşlarımızda da sağlıklı, aktif ve mümkün olduğunca bağımsız yaşayabilmek.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
posta.com.tr