Bilim insanları, bağırsaktan beyne uzanan ve bize iyi hissettiren gıdalardan zevk almayı öğreten yavaş bir sinyal tespit etti. Bu keşif, kahvenin sert ve acı tadına rağmen neden geniş çapta sevildiğini açıklıyor.
Kahvenin Acı Tadına Rağmen Bu Kadar Sevilmesinin Şaşırtıcı Nedeni Bulundu

Kaliforniya Üniversitesi San Francisco kampüsünden araştırmacılar bu dopamin sinyali sayesinde beynin, yiyeceklerin besin içeriği hakkında bilgi edindiğini söylüyor.
Önceki çalışmalar dopaminin hızlı etki gösteren yolaklarını ve bunların davranışları nasıl yönlendirdiğini ortaya koysa da bilim insanları, bu beyin hormonunun yavaş etki gösteren yönünün bugüne kadar belirsizliğini koruduğunu belirtiyor.
Araştırmacılar, bağırsaktan gelen yavaş sinyallere dayanarak tat ve besin maddeleriyle ilgili bilgileri birlikte işleyen beyin hücrelerini ve sinir bağlantılarını belirledi.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bilim insanları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmada, "Burada, yiyeceklerin besin içeriği hakkında bilgi edinmeyi sağlayan bir dopamin yolağını tanımlıyoruz" diye yazıyor.
Beynin ventral tegmental alanındaki (VTA) dopamin üreten nöronları, anterior bazolateral amigdala (aBLA) adı verilen bölgeye bağlayan belirli bir yolağın kilit rol oynadığı tespit edildi.
Araştırmaya göre bu yolak, beynin bir gıdanın tadını besin değeriyle ilişkilendirmesine yardımcı oluyor.
Çalışmada, sindirim sisteminin gıdalardaki besin maddelerini algıladığı ve bu bilgiyi beyne ilettiği de ortaya kondu.
Araştırmada bilim insanları, tat alma aşamasını atlayarak farelerin midelerine doğrudan glukozlu su veya milkshake benzeri bir sıvı verdi.
Besin maddelerinin, bazolateral amigdala adlı beyin bölgesinde uzun süreli dopamin salınımına yol açtığını keşfettiler.
Araştırmacılar, dopamin salgılayan bu sinir lifleri yapay yolla uyarıldığında, farelerin kalorisiz seçeneğin tadına baktıktan sonra onu tercih etmeye başladığını saptadı.
Araştırmacılar, insanların kahve gibi bazı gıdaları zamanla sevmeyi öğrenmesini sağlayan şeyin bu sistem olduğunu belirtiyor.
Çalışmaya göre VTA dopamin nöronları, hayvanlar bir gıdanın besin değeri hakkında yeni bilgiler aldığında beynin besin tercihlerini güncellemesinde kilit rol oynuyor.
Araştırma, beynin gıdaların tadına ilişkin bilgileri, bağırsaktan daha sonra ulaşan besin sinyalleriyle nasıl ilişkilendirdiğini ortaya koyuyor. Bulgular, insanların besin tercihlerinin bir gün hedefe yönelik tedavilerle değiştirilebileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Bilim insanları, "Bulgular, hayvanların tükettikleri gıdaların besin içeriğini nasıl öğrendiğine dair sinirsel bir temel sunuyor" diye yazıyor.
Ekibe göre çalışma, tekrarlanan deneyimler yoluyla kahvenin aktif olarak arzulanan bir şey haline gelebileceğini açıklıyor.
Çalışmanın kıdemli yazarı Zachary Knight, SciNews'a yaptığı açıklamada şunları söylüyor:
Beyniniz en sevdiğiniz kahve türünün tadını kafeinin verdiği canlılık hissiyle ilişkilendirmeyi öğrendiğinde, kahvenin tadı çok daha iyi gelmeye başlıyor.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
independent.co.uk/news
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç




