Yeni Şafak
Haber akışına dön

Kanser İlacı Çetesinin WhatsApp Yazışmaları Deşifre Oldu: Bir Takip Olsa Hepimiz Gideriz Valla

Kanser İlacı Çetesinin WhatsApp Yazışmaları Deşifre Oldu: Bir Takip Olsa Hepimiz Gideriz Valla

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarını sahte ambalajlarla yeniden piyasaya süren şebekenin çalışma yöntemi deşifre oldu. 11 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla çökertilen ve toplam işlem hacmi 650 milyon lirayı bulan organizasyonun, matbaa ve teslimat süreçlerini nasıl yürüttüğü WhatsApp yazışmalarına yansıdı.

Aralarında hemşire, eczacı, polis memuru ve matbaacının bulunduğu organizasyonun hastanelerden ve yasa dışı kanallardan ucuza topladığı ilaçlar üzerinden büyük bir haksız kazanç ağı kurduğu tespit edildi. Kanser tedavisinde kullanılan ve orijinal piyasa değeri 10 bin ila 15 bin dolar (yaklaşık 350 bin - 525 bin TL) arasında değişen ilaçlar, şebekenin ana hedefini oluşturdu.

Tarihi geçmemiş süsü verdiler

Çete, matbaada özel olarak bastırdıkları sahte kutu ve prospektüsleri kullanarak günü geçmiş ilaçlara "tarihi geçmemiş" izlenimi verdi. Bu yöntemle yenilenen ürünler, 5 bin ile 6 bin dolar bandında fiyatlarla özel kliniklere, hastanelere, eczanelere ve yurt dışındaki alıcılara pazarlandı.

Şebeke liderleri M.J. ve A.C'in kurduğu organizasyonda görev dağılımı da netlik kazandı. Kamu ve özel hastanelerde görevli hemşire ile eczacılar, son kullanma tarihi dolmuş ilaçları sistem dışına çıkararak örgüte ulaştırdı. Aktif polis memuru M.A'ın ise matbaacı C.Y. ile temasa geçerek binlerce sahte kutunun basım sürecini koordine ettiği belirlendi.

WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı

Sabah gazetesinden Batuhan Altınbaş’ın haberine göre; Şebekenin matbaa ayağını yöneten polis memuru M.A. ile matbaacı C.Y. arasındaki yazışmalar soruşturmanın seyrini derinleştirdi. Suçüstü yakalanma korkusunun yansıdığı mesajlar şu şekilde kayıtlara geçti:

“İşin ciddiyetinin farkında değilsin, adam orada 25 yıl hapislik iş yapıyor, polis gelecek diye korkudan duramadım. Bir takipte falan olsa hepimiz gideriz valla. Batmanlı duracaksa ben yarın sabah gelip eşyalarımı toplayayım abi. Benim işlerden bir sıkıntı olsa cezası kazası belası bana ait ama diğer türlü bir şey gelse işin içinden çıkamayız."

“Bu çok ciddi iş abi, arkadaşım imalat değil normal yapılmasını alıp iteliyordu 4 yıldır içeride. Valla dükkana çaycı girip çıkıyor, adam hiç saklamıyor bile. Senin başın ağrır, bizim de işleri patlatır valla. Ben sadece kâğıdını yapıyor sanıyordum, adam orada hazırlıyor çok sıkıntı. Polis gelecek diye korkudan duramadım valla. Abi gönder yoksa polise denk gelsek biz hapse gideceğiz.”

Ambalajların orijinaline birebir benzemesi için kağıt kalitesine dahi dikkat edildiği belgelendi. Polis memuru A.'ın prospektüs baskısı için verdiği talimatlar soruşturma dosyasına şöyle yansıdı:

“Prospektüs kâğıdı de abi o adama, biliyor zaten bizi, 40 gram kâğıt çünkü aklımız karışmasın. İşe başlamak lazım bugünden, prospektüsü basmalıydık ben katlamacıyla konuştum ettim acil bu iş. Yarın basmaya çalışalım abi cuma günü Mersin'e gideceğim 2-3 gün yokum, işi hızlı güzel halledelim gözünü seveyim bunun siparişi var. Cumaya yetişir dedim yalan çıkmamam lazım."

“Muttalip'i bekliyorum gelecek montajları atacak bana ki baskıya atayım, sabah da gider 45 gram kâğıdı alır baskıya veririm. İş yeni bitti başkan, basıldı, baskıcı cumartesi çalışmıyor zar zor getirttim.”

Gizli teslim yöntemleri deşifre oldu

Adli dosyaya yansıyan telefon dinleme (tape) kayıtlarında, sahte malzemelerin sokakta pencerelerden sarkıtılarak gizlice nasıl teslim edildiği gözler önüne serildi. İkili arasında geçen diyalog şöyle kaydedildi:

M.A.: Senin geri kalan malı katlamaya geldim anca bugün katlarım çünkü yetişmez diye. Diğerleri evde hazır da şimdi burada geri kalanı var onları katlamaya geldim.

C.Y.: İyi dur eşime telefon açayım pencereden aşağı versin sana.

Mikail Aktaş: Tamam olur abi sen bir de evin konumunu at bana yenge ile konuş. İki bin beş yüz tane falan anca çıkar abi ya, kesilse iki bin beş yüz tane çıkar. Var var üç bin, üç bin beş yüz tane falan vardır abi.

C.Y.: Gördüm üç bin tane rahat mal var ben sana söyleyeyim. Benim bozduğum altı tane mal bozdum, ben malın üçte birini katladım o kadar toplayabildim. Bin iki yüz tane katladım.

11 ilde eş zamanlı operasyon: 22 Gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, hastaların hayatını tehlikeye atan ve şifa umudunu haksız kazanç kapısına dönüştürenlere karşı tolerans sağlanmayacağının altını çizerek operasyonun detaylarını paylaştı. Soruşturma kapsamında 4 şirket ve 5 iş yerinin tespit edildiğini belirten Gürlek, şu bilgileri aktardı:

"3'ü kamu görevlisi olmak üzere 24 şüpheli, 4 şirket ve 5 iş yeri tespit edilmiştir. Yapılan mali incelemelerde, şüpheli kişi ve şirketlerin toplam işlem hacminin yaklaşık 650 milyon lira olduğu, söz konusu para hareketlerinin beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuzluk gösterdiği belirlenmiştir."

Bakan Gürlek'in açıklamalarına göre, elde edilen bulgular doğrultusunda İstanbul merkezli 11 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 22 şüpheli gözaltına alındı. Firari 2 şüpheliyi arama çalışmaları devam ederken; suçtan elde edildiği değerlendirilen tüm taşınır, taşınmaz varlıklara ve banka hesaplarına el konuldu.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenisafak.com