Cumhuriyet
Haber akışına dön

Karanlık Enerji Teorisi Çökebilir Mi: Matematikçiler Einstein'ın Denklemlerindeki Gizli Mekanizmayı Açıkladı

Karanlık Enerji Teorisi Çökebilir Mi: Matematikçiler Einstein'ın Denklemlerindeki Gizli Mekanizmayı Açıkladı

Modern astrofiziğin en büyük gizemlerinden biri olan evrenin ivmeli genişlemesi hakkında ezber bozan bir araştırma yayımlandı.

Modern kozmolojinin yaklaşık otuz yıldır kabul ettiği "karanlık enerji" varsayımı, matematikçilerin yayımladığı yeni bir analizle büyük bir sorgulamanın hedefi haline geldi. Kalifornia Üniversitesi, Davis (UC Davis) bünyesindeki bilim insanları, evrenin Büyük Patlama'dan bu yana geçirdiği evrimi açıklamak için kullanılan standart kozmoloji modelinde (Lambda-CDM) temel bir matematiksel kararsızlık tespit etti. Araştırma, evrenin hızlanarak genişlemesini açıklamak için uzay boşluğunu kaplayan gizemli bir karanlık enerjiye ihtiyaç olmadığını, bu durumun Albert Einstein'ın genel görelilik kuramının doğal bir sonucu olarak ortaya çıktığını kanıtlıyor.

STANDART KOZMOLOJİ MODELİNDE "DİK DURAN KALEM" KARARSIZLIĞI

Proceedings of the Royal Society A dergisinde yayımlanan çalışmanın sorumlu yazarı Prof. Blake Temple, mevcut genişleme modellerinin kâğıt üzerinde doğru göründüğünü ancak doğada karşılığı bulunmayan "kararsız çözümler" sunduğunu vurguladı. Mevcut durumu sivri ucu üzerinde duran bir kurşun kaleme benzeten Temple, tüm kuvvetler dengede görünse dahi en ufak bir dış etkiyle bu yapının çökeceğine dikkat çekti.

Bilim insanları, geleneksel modellerin temeli olan Friedmann uzay-zaman hesaplamalarının Büyük Patlama bağlamında hem küçük hem de büyük ölçeklerde kararsız olduğunu ortaya koydu. Fizik kurallarına göre kararsız sistemlerin doğada gözlemlenemeyeceğini belirten araştırmacılar, evrenin ivmelenerek genişlemesinin gizemli bir enerji türünden değil, bu matematiksel kararsızlığın doğal evriminden kaynaklandığını belirtti.

ŞOK DALGASI HESAPLAMALARI KARANLIK ENERJİNİN YERİNİ ALIYOR

Araştırma ekibi, Einstein'ın genel görelilik kuramını akışkanlar dinamiğiyle birleştiren "Einstein-Euler denklemlerini" kullanarak erken evrendeki radyasyon ve madde hakimiyeti dönemlerini yeniden modelledi. Yapılan hesaplamalar, Büyük Patlama sırasındaki şok dalgalarının ve merkezden uzaklaştıkça artan radyal bozulmaların kozmik ivmelenmeyi kendiliğinden ürettiğini gösterdi.

Bu bulgu, 1990'lardan bu yana gökbilimcilerin evrenin hızlanan genişlemesini açıklamak için sığındığı "karanlık enerji" kavramının tamamen gereksiz olabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılara göre, uzayın genişleme ivmesini anlamak için evrene harici bir gizemli güç eklemek yerine, Einstein'ın 1915'te formüle ettiği kütleçekim denklemlerine bakmak yeterli.

KOPERNİK İLKESİ VE EVRENİN YAPISI YENİDEN TARTIŞILIYOR

Çalışma, yalnızca karanlık enerjinin varlığını sorgulamakla kalmayıp, Dünya'nın evrende özel veya ayrıcalıklı bir konumda bulunmadığını savunan Kopernik ilkesini de kozmolojik boyutta tartışmaya açıyor. Alternatif matematiksel model, evrende küresel bir simetri merkezinin varlığına işaret ederek gözlemcinin konumuna bağlı hesaplamaları gündeme getiriyor.

Her ne kadar karanlık enerji teorisi ana akım kozmolojideki yerini korusa da UC Davis araştırmacılarının sunduğu matematiksel çerçeve, gözlemsel verilerle desteklendiği takdirde Büyük Patlama ve evrenin genişleme tarihine dair tüm bilinenlerin yeniden yazılmasına yol açabilir.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
cumhuriyet.com.tr