Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ülkesinin İsrail’deki seçimlere müdahale ettiği veya Arap seçmenlerin oylarını etkilemek amacıyla siyasi partilere finansman sağladığı yönündeki iddiaları reddetti. Ensari, Katar’ın İsrail’deki siyasi rekabette herhangi bir rolü bulunmadığını belirterek ülkesinin iç siyasi çekişmelerde günah keçisi yapılmaması gerektiğini söyledi.
Katar, İsrail Seçimlerine Müdahale Ve Finansman İddialarını Reddetti

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı İsrailli siyasetçi ve medya mensuplarının Katar’ı İsrail’deki siyasi tartışmaların içine çekmeye yönelik yeni bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü savundu.
Ensari, Katar’ın daha önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ve İsrail solunu finanse etmekle suçlandığını, son olarak da ülkedeki Arap seçmenlerin oylarını etkilemeye çalıştığı iddialarının gündeme getirildiğini belirtti.
Söz konusu suçlamaları "hem gülünç hem tehlikeli" olarak nitelendiren Ensari, "Bu iddialara inanılacak olursa Katar’ın neredeyse tüm İsrail’e sahip olduğu sonucuna varılır." değerlendirmesinde bulundu.
İsrailli bazı siyasetçi ve medya mensuplarının seçim söylemlerinde Katar’ı sürekli gündeme getirmesinin ülkesine yönelik aşırı bir takıntıyı gösterdiğini ileri süren Ensari, İsrailli siyasetçilerin başarısızlıklarından Katar’ı sorumlu tutmamaları gerektiğini ifade etti. Ensari, bu isimlerin dikkatlerini Katar’a yöneltmek yerine kendi seçmenlerine ve halkın günlük yaşam koşullarına odaklanmaları, ayrıca bölgede yol açtıkları zararları gidermeleri gerektiğini söyledi.
Sandıktan aşırılık çıktı: İsrail’in yüzde 92’si savaşa oy verdi
İSRAİL’DEKİ SİYASİ REKABETTE ROLÜ OLMADIĞINI SAVUNDU
Katar’ın İsrail’deki siyasi veya seçim rekabetinde herhangi bir rolü bulunmadığını yineleyen Ensari, seçimlerin İsrail’in iç meselesi olduğunu ve ülkesinin bu sürece müdahale etmediğini kaydetti.
Ensari, seçimlerin ardından kurulacak herhangi bir İsrail hükümetinin uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına bağlı kalması gerektiğini belirtti. Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkı başta olmak üzere temel haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunan Ensari, Filistinlilerin 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlete sahip olma hakkını vurguladı.
İsrail yönetiminin Filistin meselesini ciddi ve samimi biçimde ele alması gerektiğini ifade eden Ensari, Katar’ın arabuluculuk faaliyetlerini, diplomatik ve insani girişimlerini ve Filistin halkına desteğini sürdüreceğini bildirdi. Katar’ın bölgesel ve uluslararası ortaklarıyla çatışmaların diplomasi yoluyla çözülmesi için çalışmaya devam edeceğini belirten Ensari, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Katar’ın adının seçim gündemlerine veya dar siyasi çıkarlara hizmet etmek amacıyla kullanılmasına sessiz kalmayacağız."
FİLİSTİNLİ PARTİLERİN SEÇİM BAŞARISI TARTIŞMA YARATTI
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler, 27 Ekim’de yapılan seçimlerde kesin olmayan sonuçlara göre 120 sandalyeli Meclise 19 milletvekili gönderdi. Bu sonuçla söz konusu partiler, Meclisteki temsil sayıları bakımından tarihi bir rekora ulaştı.
Seçim sonuçlarının ardından ne Netanyahu’nun desteklediği partiler ne de muhalefet, koalisyon hükümeti kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşabildi. Netanyahu, bunun üzerine "seçimlerin çalındığını" öne sürerek Filistin asıllı seçmenleri temsil eden partileri hedef aldı.
İsrail basınına yansıyan haberlerde, seçimlere müdahale amacıyla Ortak Liste ve Raam Partisi’ne yurt dışından finansman aktarıldığı iddia edildi. İsrail Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Sohlberg’in, söz konusu iddiaların araştırılması için iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in (Şabak) Direktörü David Zini’den inceleme talep ettiği aktarıldı.
İsrail basınında yer alan haberlerde, iddia edilen finansmanın Katar’dan geldiği öne sürüldü. İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Raam Partisi’nin lideri Mansur Abbas ise seçimlere müdahale amacıyla partisine yurt dışından para aktarıldığı iddialarını reddetti.




