CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Gaziantep'e geldi. Kılıçdaroğlu Gaziantep Havaalanı'nda partililer ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Ardından Balıklı Parkı’nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Geçinemediğini belirten Gaziantepli bir vatandaşın "Maaş çekmeye gideceğim eve gidene kadar para kalmıyor. Sana çok güveniyorduk ama bıraktınız. Geç kaldınız. Bizi bırakmaman lazımdı. Sana güveniyoruz" demesi üzerine Kılıçdaroğlu "Düzelteceğiz başka çaresi yok. Yine kucaklayacağız" dedi.
Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin Bölgesel Güç Olmaya İhtiyacı Var

Kılıçdaroğlu "Emekli huzur içinde yaşamazsa memlekete huzur gelmez. Gaziantep'te fabrikalar kapanıyorsa, binlerce işçinin işine son veriliyorsa memlekette bir sorun var demektir. Bunun çözülmesi lazım. Emeklinin huzur içinde yaşaması lazım. Biz emekliye iki maaş ikramiye olsun derken de Ramazan, Kurban Bayramı'nda birer maaş ikramiye, hiç değilse torununa harçlık verir diye. Ama şimdi aylıklar çok düştü" diye konuştu. Vatandaş ise "Beş torunum var, eve başımı eğerek gidiyorum 'Acaba torun beni görecek harçlık mı isteyecek' diye" ifadelerini kullandı.
"Atatürkçülük geçmişe takılıp kalmak değildir"
Kılıçdaroğlu ardından partisinin Gaziantep İl Başkanlığı'nda 103 genç üye için düzenlenen katılım törenine katıldı. Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
Mustafa Kemal Atatürk bize, siyasetçilere seslenmedi gençlere seslendi. Gençliğin hitabesinin hangi anlama geldiğini, mücadelenin hangi koşullarda verildiğini en iyi Mustafa Kemal'in Nutuk'unda görürüz. CHP'li gençler Atatürkçülük nedir, çok iyi bilmek zorundasınız. Cumhuriyetin kuruluş mücadelesinin, bağımsızlık mücadelesinin hangi koşullarda verildiğini bilmek zorundasınız. Atatürkçülük geçmişe takılıp kalmak değildir. Atatürkçülük geleceği inşa etmektir. Geleceği demokrasiyle inşa edeceğiz. Emeğe ve alın terine önem vereceğiz. CHP'li gençler bilgili olmak zorundadır. Tarihini bilmek zorundadır. Geleceği inşa edecek. Geçmişi bilmeden geleceği inşa edemezsiniz. Gençliğin temel sorumluluğu geleceği inşa etmek ama onun için de bugünden bilgi, birikim sahibi olmaktır. Bir CHP'li genç bulunduğu bir ortamda konuştuğu zaman bilgisiyle, birikimiyle önder olduğunu göstermek zorundadır. Her genç 'Biz de acaba CHP'li olabilir miyiz' diye bir özlem içinde olmalıdır. Bu özlemi yaratacak olan sizlersiniz. Biz kimsesizlerin kimsesiyiz. Eğer kimsesizlerin kimsesi olmazsak sorunu aşamayız.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"CHP dışında hiçbir parti yeni dünya düzenini konuşamaz"
Gaziantep'te sanayide çok büyük hamlelerin gerçekleştiğini biliyoruz. Ama bugün 100 bini aşkın işçinin işine son verilmişse, genç arkadaşımız düşünecek, ve bunun sorgulamasını yapacak. Kendimiz de iç sorgulamamızı yapmak zorundayız. Hatamız varsa, eksiğimiz varsa özgürce söyleyeceksiniz. Başka bir partide bu olmaz ama CHP'de bu olur. Çünkü CHP'li olmak aynı zamanda ciddi bir eleştiri kültürüne sahip olmak demektir. Var olan iktidarın hangi boyutlarda Türkiye'yi yönettiğini biz biliyoruz. Baskıyı, şiddeti biliyoruz. Yargının siyasallaştığını biliyoruz. Bütün bunların farkındayız. Ama sadece eleştiri yaparak değil, nasıl düzelteceğimizi de geniş kitlelere anlatarak yol almamız gerekir. Her alanda CHP'li genç bilgiyi hafızasının bir yerinde tutmalı ve o bilgiyi sürekli yenilemeli. Sürekli okuyacaksınız. Yaşar Kemal'i de, Orhan Kemal'i de, Orhan Pamuk'u da okuyacaksınız. Neyin ne olduğunu bileceksiniz. Tarihimizi bileceksiniz. Ortadoğu tarihini bileceksiniz. Yeni bir dünya düzeni inşa ediliyor. Yeni bir dünya düzeninde Türkiye nerede olacak? CHP dışında hiçbir parti yeni dünya düzenini konuşamaz çünkü onların bilgi birikimi bize yetmez.
"Eleştiri olmazsa tek boyutlu parti büyüyemez"
Türkiye'nin Ortadoğu'da, Balkanlar'da, Türk Cumhuriyetleri'nde nerelere gelmesi gerektiğini bilmek zorundayız. Yeni dünya düzeni içerisinde içimize kapanırsak bir bölgesel güç olamayız. Türkiye'nin bölgesel güç olmaya ihtiyacı var. Eğer gençler okumazlarsa, bilgi sahibi olmazlarsa geleceği inşa edemezler. Ama CHP'li olmak kolay bir iş değildir. Zordur CHP'li olmak. Temiz, kültürlü, birikimli olacaksınız. Sorunlara çözüm üreteceksiniz. Bunun için gelişmiş bir zeka ve büyük bir bilgi birikimine sahip olmak gerekiyor. Benim umudum bu ülkenin gençleri, gelecek sizsiniz. Geleceği inşa edeceksiniz. Eğer bizden akıl ya da bilgi öğrenmek isterseniz biz size her türlü bilgimizi açarız. Elbette CHP'de eleştiri olacak. Eleştiri olmazsa tek boyutlu parti büyüyemez. 103 yıllık başka bir parti yoktur Türkiye'de. Dünyada da sayısı azdır. Biz tarihimizle gurur duyuyoruz. Eksikliklerimizi de, hatalarımızı da, yanlışlarımızı da göreceğiz. Yüzde 100 her yaptığımız doğrudur diye bir iddianın sahibi de olmayacağız. Eleştiriye saygı duyacağız. Beni eleştiriyorsa beni dinliyor demektir. Beni eleştiriyorsa benden bir beklentisi var demektir. O nedenle eleştirenleri saygıyla, dikkatle dinleyeceğiz. Olaylara bakmak, olayları eleştirmek ya da analiz etmek gençlerin görevi olmalıdır.
"Bugünkü düzende ahlaklı olmak kolay değil"
Üniversiteye giden gençlerimizin sorunlarını biliyorum. Eğer Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar gençlerin yurt sorununu çözememişse burada bir sorunumuz var demektir. Gençler dünya kadar sorunla karşı karşıya. Okuldan mezun olduktan sonra iş bulamıyorsa ve geleceğini yurt dışında arıyorsa 'Ben başka bir ülkeye gittiğimde daha rahat iş bulabilirim' diyorsa siyasetin, devlet yönetiminin bir sorunu var demektir. Devlet nedir? Devlette liyakat nedir? Devlette hukuk nedir? Yargı bağımsızlığı nedir? Güçler ayrılığı nedir? Anayasa nedir? Sağlıklı, güçlü bir anayasa nasıl oluşturulabilir? İnsan haklarından neyi kastediyoruz? Hayvan haklarından neyi kastediyoruz? Kadın haklarından neden söz ediyoruz? Gençler bilgileri ve birikimleriyle topluma örnek olmak zorundadırlar. Gençlerin sorumluluğu ağırdır. Okumak kolay değil. Bugünkü düzende ahlaklı olmak kolay değil. İnsanları sevmek kolay değil. Yolsuzluğun sıradanlaştığı bir Türkiye'de yaşıyoruz. Ahlaklı insanın eleştirildiği bir Türkiye'de yaşıyoruz. Ahlaklıysan suçlusun, malı götürürsen baş tacısın. Bu kültürü anlatmanız lazım. Bu bizim kültürümüz değil. Tarihin bize miras bıraktığı kültür de değil. Atalarımızın da kültürü değil. Nasıl oluyor da Türkiye böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldı? Gençler okuyacaksınız, çizeceksiniz ve yazacaksınız. Kiminiz öykü, kiminiz roman, kiminiz anılarını yazsın ama mutlaka yazın.
"Fakirin sofrasına oturacaksınız"
Tarihin Gaziantepli gençlere yüklediği ciddi bir sorumluluk var. Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın ender ve önder kentlerinden birisidir Gaziantep. Geçmişte Gaziantep'te oyumuz çok yüksekti. Çok fazlaydı. Eğer oyumuz düşüyorsa sorumluluk Gazianteplide değil. Sorumluluk bizde. Hata bizde. Gitmedik. Fakirin sofrasına oturmadık. Çayını, kahvesini içmedik. 'Arkadaş derdin nedir' demedik. Oturduk yerimizde krallar gibi 'Ey vatandaş gel bana oy ver.' Gideceksiniz, sofrasına oturacaksınız, fakirin sofrasına oturacaksınız, elinizde bir hediye paketi olacak, derdini dinleyeceksiniz. 85 yaşında çalışmak zorunda olan bir kadını sosyal medyada duyunca Kadın Kolları Başkanımıza söyledim 'O kadını bulacaksınız. Evine gideceksiniz. Derdini çözeceksiniz. Benim selamımı söyleyeceksiniz.' Ve gittiler, buldular, konuştular. Biz gittik diye Osmaniye seferber oldu. Bir CHP'li Kadın Kolları Başkanının girişimi Osmaniye'yi ayağa kaldırıyor. Demek ki garibanın, dertlinin yanında olursak bütün bu sorunları çözebiliriz. Halk güvenir o zaman bize. Unutmayın ülkenin geleceği sizsiniz.
ANKA




