Karar
Haber akışına dön

Kırım Tatarlarına Rusya'dan Ağır Baskı: Aktivistlere Ceza Yağdı

Kırım Tatarlarına Rusya'dan Ağır Baskı: Aktivistlere Ceza Yağdı

Rusya'nın 2014 yılında ilhak ettiği ve uluslararası toplumun büyük bölümünün Ukrayna toprağı olarak tanımayı sürdürdüğü Kırım'da, Kırım Tatarlarına yönelik baskılar yeni mahkumiyet kararlarıyla gündemde. 30 Ekim-6 Kasım 2026 döneminde açıklanan gelişmeler, siyasi gerekçeli yargılamalardan tutuklu kadınların durumuna, basın özgürlüğünden kültürel mirasın korunmasına kadar farklı alanlarda yaşanan sorunları yeniden ortaya koydu.

Ukraynalı yetkililer ve insan hakları kuruluşları, Rusya'nın terör örgütü üyeliği ve devlete ihanet suçlamalarını Kırım Tatarı aktivistleri ve sivil toplum temsilcilerini hedef almak için kullandığını savunuyor.

ALTI KIRIM TATARI AKTİVİSTE TOPLAM 97 YIL HAPİS

Rusya'nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 21 Ekim 2026'da Kırım Dayanışması hareketiyle bağlantılı altı Kırım Tatarı hakkında ağır hapis cezaları verdi.

Rus makamları, aktivistleri Rusya'da terör örgütü olarak yasaklanan Hizb ut-Tahrir yapılanmasına üye olmak ve iktidarı zorla ele geçirmeye hazırlanmakla suçladı.

Mahkemenin verdiği cezalar şöyle:

Ruslan Asanov: 19 yıl

Remzi Nimetulayev: 18 yıl

Seydamet Mustafayev: 15 yıl

Amet Han Umerov: 15 yıl

Abdulmecit Seytumerov: 15 yıl

Eldar Yakubov: 15 yıl

Altı aktiviste verilen cezaların toplamı 97 yıla ulaştı. 2023 yılının ağustos ayında Bahçesaray ve çevresinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan aktivistler, haklarındaki suçlamaları reddetti.

Savunma avukatları, yargılamalarda gizli tanık ifadelerinin ve tartışmalı uzman raporlarının kullanıldığını belirterek delillerin güvenilirliğine itiraz etti.

İnsan hakları kuruluşları, Kırım Dayanışması hareketinin siyasi tutukluların ailelerine destek sağladığını, yargılamaları takip ettiğini ve hak ihlallerini kamuoyuna duyurduğunu vurgulayarak verilen cezaların siyasi nitelik taşıdığını savundu.

BEŞ ÇOCUK BABASI 18 YIL HAPİS ALDI, EŞİ DE TUTUKLU

Mahkum edilen aktivistlerden Remzi Nimetulayev'in ailesinin yaşadıkları, Kırım Tatarlarına yönelik soruşturmaların aileler üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Beş kız çocuğu babası Nimetulayev, 21 Ekim'de 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Eşi Esma Nimetulayeva ise 15 Ekim 2025'te düzenlenen ayrı bir operasyon kapsamında gözaltına alınmıştı.

Eşinin 2023 yılında tutuklanmasının ardından çocuklarının bakımını üstlenen Esma Nimetulayeva, yaklaşık 13 aydır özgürlüğünden yoksun bulunuyor.

Nimetulayeva'nın yanı sıra Nasiba Saidova, Fevziye Osmanova ve Elviza Aliyeva da aynı soruşturmada tutuklu yargılanıyor.

DÖRT KIRIM TATARI KADININ TUTUKLULUĞU MART 2027'YE UZATILDI

Rusya'nın Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 9 Ekim'de kapalı oturumda aldığı kararla dört Kırım Tatarı kadının tutukluluğunu 28 Mart 2027 tarihine kadar uzattı. Haklarında Hizb ut-Tahrir bağlantılı suçlamalar bulunan kadınlar, duruşmaya Akmescit'teki tutukevinden video konferans yoluyla katıldı. Rus makamlarının kadınları Rostov-na-Donu'daki tutukevine nakletmeye hazırlandığı bildirildi.

Kırım Tatarı insan hakları savunucusu Lutfiye Zudiyeva, kadınların yargılanma sürecini kamuoyuna duyururken, avukatlar ve hak savunucuları suçlamaların dini faaliyetler ve toplantılar üzerinden oluşturulduğunu belirtti.

Ukrayna makamları ise kadınlar hakkındaki soruşturmayı Kırım Tatarlarına yönelik siyasi baskıların devamı olarak değerlendirdi.

TÜRKİYE'DEN KIRIM'A GİDERKEN GÖZALTINA ALINAN ANNEYE 12,5 YIL HAPİS

Son günlerde açıklanan bir başka ağır mahkumiyet kararı da üç çocuk annesi Kırım Tatarı Diana Havrilyuk hakkında verildi. 29 Ekim'de sonuçlandığı bildirilen davada Havrilyuk, Rusya'da devlete ihanet suçlamasıyla 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca 150 bin ruble para cezası ve hapis sonrasında 1,5 yıl özgürlük kısıtlaması uygulanmasına hükmetti.

Havrilyuk, 31 Ekim 2025 tarihinde Türkiye'de geçirdiği ameliyatın ardından anne ve babasını, ayrıca ağır hasta olan teyzesini ziyaret etmek üzere Kırım'a giderken Soçi Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı.

Rus makamları, Havrilyuk'un Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine 3 bin 224 ruble bağış yaptığını ileri sürdü. Davanın duruşmaları kapalı yürütüldü.

Havrilyuk'un eşi Andriy Havrilyuk, eşinin uzun süre ailesiyle görüştürülmediğini, sorgular sırasında şiddete maruz bırakıldığını ve ameliyat sonrası ihtiyaç duyduğu tıbbi bakımın sağlanmadığını açıkladı.

Aile, başına aldığı darbeler nedeniyle ameliyat dikişlerinin açıldığını da ileri sürdü.

Savunma tarafı, mahkumiyet kararına itiraz etmek üzere temyiz hazırlığına başladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, olayın Birleşmiş Milletlerin ilgili insan hakları mekanizmalarına taşındığını duyurdu.

HAN SARAYI'NDA RUS ORDUSU ETKİNLİĞİNE TEPKİ

Kırım Tatarlarına yönelik baskılar yalnızca gözaltı ve yargılamalarla sınırlı kalmadı. Rusya'nın işgal yönetiminin Bahçesaray'daki tarihi Hansaray'da 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde düzenlediği askeri içerikli etkinlikler de tepki çekti.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Bahçesaray Han Sarayı'ndaki program kapsamında Rus ordusuna ait bir sahra kampının canlandırılması, Kırım'da görev yapan Rus alaylarının yaşamına ilişkin gösteriler ve 1853-1856 Kırım Savaşı'nı konu alan sergi planlandı.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov ve Meclis Başkanlık Divanı, etkinliklerin Kırım Tatarlarının tarihi mirasının Rusya'nın siyasi propagandası için kullanılması anlamına geldiğini belirterek tepki gösterdi.

Kırım Tatar Milli Meclisi, Rus İmparatorluğu'nun 19. yüzyıldaki politikalarının yüz binlerce Kırım Tatarının yurtlarından ayrılmasına yol açtığını hatırlattı.

UKRAYNA'DAN UNESCO'YA ÇAĞRI

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da 30 Ekim'de yaptığı açıklamada Hansaray'da planlanan etkinlikleri protesto etti. Bakanlık, Rusya'nın Kırım Tatarlarının tarihi hafızasını ve kültürel kimliğini hedef aldığını belirterek UNESCO'nun harekete geçmesini istedi.

Açıklamada, Kırım Tatarlarına ait kültürel mirasın işgal politikalarını meşrulaştırmak amacıyla kullanılmasına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Kırım Tatar Milli Meclisi ise UNESCO'ya resmi protesto iletilmesini ve Kırım'daki kültürel mirasın durumunun uluslararası mekanizmalarla izlenmesini talep etti.

SİYASİ GEREKÇELİ YARGILAMALARDA 322 KİŞİ: 171'İ KIRIM TATARI

Ukrayna'nın Kırım Platformu tarafından Ekim 2026'da yayımlanan verilere göre, işgal altındaki Kırım'da siyasi gerekçelerle adli kovuşturmaya maruz kalan kişi sayısı 322'ye ulaştı. Bunların 171'ini Kırım Tatarları, birini ise Karay Türkü oluşturuyor.

5 Kasım'da açıklanan insan hakları verilerine göre, Hizb ut-Tahrir bağlantılı davalarda 116 kişi özgürlüğünden yoksun bulunuyor. Bunlardan 99'u mahkum edilmiş durumda ve mahkumların 96'sı Kırım Tatarı. Diğer 17 kişinin ise henüz kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadan tutuklu bulunduğu bildiriliyor.

İnsan hakları kuruluşları, bu dosyalarda gizli tanık ifadeleri, dini toplantılar ve yasaklı olduğu ileri sürülen yayınların delil olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rus makamları ise yürütülen soruşturmaları terör örgütü faaliyetlerine karşı mücadele kapsamında değerlendiriyor.

GAZETECİLERE VE HAK SAVUNUCULARINA DA BASKI

Kırım'da gazetecilik faaliyetleri ve siyasi tutukluların durumunu kamuoyuna duyuran hak savunucuları da Rus makamlarının baskılarıyla karşı karşıya. Kırım Tatarı gazeteci ve insan hakları savunucusu Lutfiye Zudiyeva, Mayıs 2025'te Rusya'nın "yabancı ajanlar" listesine alınmıştı.

Kırım'da yaşamayı sürdüren Zudiyeva, siyasi tutukluların davalarını izlemeye ve ailelerinin yaşadıkları sorunları gündeme taşımaya devam ediyor.

Basın özgürlüğü kuruluşları, Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhak etmesinden bu yana bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin ciddi biçimde sınırlandırıldığını ve çok sayıda gazetecinin tutuklandığını bildiriyor.

Kırım Tatarlarına yönelik davaların takibi, tutuklu yakınlarının açıklamaları ve hak ihlallerinin belgelenmesi çalışmalarının da baskılara konu olduğu belirtiliyor.

KIRIM'DA BASKILAR 12 YILDIR SÜRÜYOR

Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı ilhak etmesinin ardından Kırım Tatar Milli Meclisinin faaliyetlerine getirilen yasaklar, siyasi soruşturmalar, ev baskınları ve uzun süreli hapis cezaları uluslararası insan hakları kuruluşlarının gündeminde yer alıyor.

Ekim 2026'da altı Kırım Tatarı aktiviste verilen toplam 97 yıllık hapis cezası, üç çocuk annesi Diana Havrilyuk'un 12 yıl 6 ay hapse mahkum edilmesi ve dört Kırım Tatarı kadının tutukluluğunun Mart 2027'ye kadar uzatılması, bu baskıların son örnekleri oldu.

Tarihi Hansaray'ın askeri içerikli etkinliklerde kullanılması ise Kırım Tatarlarının yalnızca siyasi ve hukuki haklarının değil, kültürel kimliklerinin ve tarihi miraslarının korunması konusundaki endişeleri de artırdı.

Ukraynalı yetkililer ve Kırım Tatarı insan hakları savunucuları, Rusya'ya yönelik uluslararası baskının artırılmasını, siyasi tutukluların serbest bırakılmasını ve Kırım Tatarlarının temel haklarının güvence altına alınmasını istiyor.

whatsapp-image-2026-11-07-at-01-02-19-1.jpeg
whatsapp-image-2026-11-07-at-01-02-19.jpeg
whatsapp-image-2026-11-07-at-01-02-20-1.jpeg
whatsapp-image-2026-11-07-at-01-02-20.jpeg
whatsapp-image-2026-11-07-at-01-02-21.jpeg

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
karar.com