Bölgesel gerilimler, hava sahası kısıtlamaları ve tırmanan seyahat maliyetlerinin küresel turizm pazarını baskı altına aldığı 2026 yılında Türkiye, turizmde tüm zamanların gelir rekorunu kırdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurduğu verilere göre, ülkenin ilk dokuz aylık turizm geliri 51 milyar 278 milyon dolara ulaştı. Yılın üçüncü çeyreğinde elde edilen 25 milyar 526 milyon dolarlık gelirle birlikte hem çeyrek hem de dokuz aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine imza atıldı.
Kültür Turizm Bakanlığı Açıkladı: Dokuz Ayda Turizm Geliri 51 Milyar Doları Aştı

ZİYARETÇİ SAYISI 49 MİLYONU AŞTI, KİŞİ BAŞI HARCAMA YÜKSELDİ
Açıklanan verilere göre Türkiye, 2026’nın ilk dokuz ayında toplam 49 milyon 132 bin ziyaretçiyi ağırladı. Üçüncü çeyrekteki ziyaretçi sayısı ise 23 milyon 374 bin olarak kayıtlara geçti. En çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında zirveyi 5,70 milyon kişiyle Rusya Federasyonu alırken, onu 5,17 milyonla Almanya ve 3,20 milyonla Birleşik Krallık takip etti.
Sektörün nitelikli büyümesine işaret eden kişi başı gecelik harcama rakamları da yükseliş trendini sürdürdü. İlk dokuz ayda kişi başı ortalama gecelik harcama, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artış göstererek 107,7 dolara çıktı. Bu dönemde yabancı turistlerin gecelik ortalama harcaması 119,9 dolar, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının harcaması ise 72,2 dolar seviyesinde gerçekleşti. Ortalama kalış süresi ise ilk dokuz ay geneline 10,34 gece olarak yansıdı.
“TÜRKİYE KÜRESEL RİSKLER KARŞISINDA BİR İSTİKRAR ADASI”
Jeopolitik krizlerin ve ulaşım hatlarındaki aksamaların turizm talebini doğrudan etkilediğini vurgulayan Bakan Ersoy, Türkiye'nin kriz yönetimi kapasitesiyle öne çıktığını belirtti. Bölgedeki diplomatik hamlelerin ve güçlü altyapının önemine değinen Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bölgemizde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye; güçlü devlet yapısı, diplomatik etkinliği ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğü barış politikaları sayesinde güvenli bir istikrar adası konumunu koruyor. Kesintisiz ulaşım ağlarımız, gelişmiş altyapımız ve yüksek hizmet standartlarımızla dünyanın her yerinden gelen misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamaya devam ediyoruz.”
SİSTEMLİ TANITIM VE PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ İLE KRİZ BAĞIŞIKLIĞI
2018 yılından itibaren sektörde yapısal bir dönüşüm başlattıklarını ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) aracılığıyla tanıtım faaliyetlerini sürekli ve kurumsal bir yapıya kavuşturduklarını hatırlattı. Ersoy, uygulanan stratejiyi şu sözlerle özetledi:
“Sektörün krizlere karşı direncini artırmak, riskleri önceden öngörüp zamanında müdahale edebilmekle mümkündür. Kaynak pazarlarımızı genişleterek ve turizm ürünlerimizi çeşitlendirerek tek bir pazara bağımlı olmaktan çıktık. Bir bölgede daralma yaşandığında diğer pazarlardaki operasyonlarımızı hızla yoğunlaştırabiliyoruz. Kazandığımız kriz bağışıklığının somut sonuçlarını bugün rekor rakamlarla alıyoruz.”
Küresel ölçekte yürütülen pazarlama turları kapsamında 74 ülkede dijital kampanyalarla 7,1 milyar gösterim rakamına ulaşıldığını belirten Ersoy, Türk dizilerinin gücünden yararlanılarak hazırlanan mini dizi projelerinin de 10,5 milyar izlenme elde ettiğini paylaştı.
TURİZMİ 81 İLE YAYMA VE YENİ PAZAR HEDEFLERİ
Arkeoloji, kültür ve sanat odaklı projelerin yeni seyahat gerekçeleri oluşturduğunu belirten Ersoy; Geleceğe Miras Projesi, gece müzeciliği uygulamaları ve Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin bu dönüşümün en önemli ayakları olduğunu ifade etti. Temel hedefin turizm gelirlerini ve konaklama sürelerini 81 ilin tamamına yaymak olduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönemin yol haritasını da çizen Bakan Ersoy; mevcut pazarlardaki konumun korunacağını, bunun yanı sıra Amerika, Kanada, Asya, Afrika ve Avustralya gibi yüksek potansiyelli uzak pazarlara odaklanılacağını bildirdi. Yeni doğrudan uçuş hatlarının açılması, hava yolu şirketleriyle kapasite artırıcı iş birliklerinin yapılması ve veri odaklı yapay zekâ uygulamalarının pazarlama süreçlerine dahil edilmesiyle Türkiye'nin turizmdeki yükseliş grafiğinin sürdürülmesi hedefleniyor.



