Hürriyet
Haber akışına dön

Londra’da Tasarım Ve Sanat Dolu Bir Hafta

Londra’da Tasarım Ve Sanat Dolu Bir Hafta

Bir taraftan çağdaş sanat fuarı Frieze, diğer yandan tasarım fuarı PAD... İşte geçtiğimiz hafta tüm dünyadan sanat ve tasarım severleri bir araya getiren iki büyük etkinliğin detayları...

Her şey bir dergiyle başladı

Londra’nın geçen hafta en çok ilgi çeken etkinlikler arasında Frieze çağdaş sanat sergisi vardı.Sanat dünyasının ustaları, koleksiyonerler, ünlü TV yüzleri, sosyal medya fenomenleri ve tabii ki Londra cemiyet hayatının önde gelen isimleri yaz sonrası şehre dönüşte ilk kez bu kadar büyük bir etkinlikte bir aradaydı. Bu etkinliğin tarihine baktığımızda ise ilk olarak Frieze isminin doğuşunu sağlayan, 1991 yılında bir sanat kritiği yayını olarak hayata geçirilen aynı isimdeki derginin Londra’da kuruluşunu görüyoruz.

2003 yılında ilk kez yine Londra’da bir sanat fuarı olarak ortaya çıkan Frieze yıllar içinde New York, Los Angeles ve Seul’e kadar yayılıyor. Etkinliğin değeri ise sadece sergilenen eserler değil, dünyanın en zengin koleksiyonerlerini bir araya getirerek sanat ve koleksiyonculukta çağdaş bir otorite olması ve taşıdığı itibar. Bu yıl ön plana çıkan iki tema vardı. İlki dijitalleşme ve insan ilişkileri. Ella Fleck ve Rirkrit Tiravanija gibi bilinen sanatçılar teknoloji, yalnızlık ve insanın makineleşen gündelik hayatını sorguladığı eserlerle dikkat çekti.

Serginin ikinci teması ise beden, kimlik ve güç üçlemesiydi. Bu alanda da Ilana Savdie ve Yuli Serfaty’nin güçlü görsel dilleriyle, kimlik ve toplumsal güç ilişkilerine odaklandıkları eserler ses getirdi. Bu kapsamda internetten incelemeniz için bir liste yapacak olursak, Ilana Savdie’nin Lip Lickers tablosu, Ella Fleck’in dijital enstalasyonu, Rirkrit Tiravanija’nın ziyaretçilere ilaç uzatan robotik kol ve ‘ibuprofen’ isimli eseri, Yuli Serfaty’nin başsız metal köpek heykelleri, Steph Huang’ın Lili Deli isimli gıda paketlerinden esinlendiği eserler kesinlikle incelenmeye değer.

Ağaçlar arasında fuar alanı

1998 yılında Paris edisyonuyla hayat bulan PAD tasarım fuarı 2007’den beri Londra’nın meşhur Berkeley Square meydanında düzenleniyor.

İngiltere’de 20’nci yılına yaklaşan etkinliği geçtiğimiz hafta açılış gününde ilk VIP misafirlerle ziyaret ettim. Londra’nın en eski parkı unvanlı bu meydanda, yüzyıllık ağaçlara hiçbir zarar vermeden, dev çınar ağaçları arasından geçirilen tentelerle kurulan çadır alanındaki etkinlik tasarım dünyasının en iddialı temsilcilerini bir araya getirdi.

Mobilya, mücevher ve antika tasarımlarının olduğu etkinliğe katılan Carpenters Workshop Gallery, Rose Uniacke, Rick ve Galerie Downtown isimli tasarım atölyelerinin mobilyalarını internetten incelemenizi öneriyorum. Özellikle Willy Rizzo’nun pembe tavla masası ve bar alanı dikkat çekici. Hem çağdaş hem de retro görünümlü mobilyalar kadar bu sunumları tamamlayan sanat eserleri ve aksesuvarlar da iddialıydı.

Ben ve birkaç kişi hariç neredeyse hiç kimsenin telefonuyla çekim yapmadığını fark ettiğim etkinlikteki sanatçı, mimar ve koleksiyoner ziyaretçilerin tarzı, tasarımlar kadar incelenmeye değerdi. Açıkçası bu etkinlikte, Londra’daki diğer etkinlikler gibi çok fazla Türk’le karşılaşmadım. Dünyanın ilgisini çeken bu etkinliği bizim Türkler sanırım henüz keşfedememiş.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr