Brezilya'da bugün sadece ülkenin değil kıtanın da kaderini derinden etkileyecek olan kritik seçime gidilecek. Solcu Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile Amerikan emperyalizmi destekli sağ popülist Flavio Bolsonaro arasındaki ikinci tur seçimde anketlere göre adaylar başa baş sandığa gidiyor.
Lula Farkı Kapattı, Yarış Başa Baş

ABD merkezli tekno oligarkların sansürüne maruz kalan ve ilk turu ikinci sırada paylaşan Lula'nın aradaki farkı kapattığı görüldü. Geçen hafta yayımlanan üç anket Bolsonaro'yu kıl payı önde gösterirken PoderData araştırma şirketi her iki adayın da yüzde 50 oy oranında olduğunu belirtti. Lula da Silva, ikinci tur öncesinde sokak kampanyasını hızlandırarak seçmen desteğini yeniden artırmayı başardı.
RÜZGAR LULA'DAN YANA DÖNDÜ
Flavio Bolsonaro, 4 Ekim'deki ilk turu sürpriz biçimde yüzde 47'ye karşı yüzde 45 oyla önde kapatmıştı. İlk turun ardından yayımlanan anketlerde fark Bolsonaro lehine altı puana kadar çıkmıştı. Fakat Lula, geçen hafta ülke çapındaki kitlesel mitingler ve sosyal medyada daha dinamik bir performansla yeniden ivme kazandı. Bolsonaro ise olumlu anket sonuçlarının etkisiyle sokak kampanyasını azaltmıştı.
Lula da Silva'nın liderliğindeki sol blok ile aşırı sağcı Bolsonaro kampı arasındaki karşıtlık yaklaşık on yıldır Brezilya siyasetini belirliyor. Bugün ev hapsinde olan baba Jair Messias Bolsonaro ülke çapında ilk kez 2016'da, Lula'nın siyasi halefi olarak görülen dönemin Devlet Başkanı Dilma Rousseff'e yönelik azil sürecinde tanınmıştı.
Bolsonaro 2018'deki devlet başkanlığı seçimini, yolsuzluk suçlamasıyla cezaevinde bulunan Lula'nın yokluğunda kazandı. Ancak Lula, hakkındaki mahkûmiyet kararlarının iptal edilmesinin ardından 2022'de siyasete geri döndü. Bolsonaro ise seçimi kazanan Lula'ya karşı komplo kurmaktan 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Küresel kapitalizmin derinleşen krizi, giderek büyüyen gelir eşitsizliği ve gelecek kaygısı yaratarak dünya genelinde devasa bir toplumsal öfke dalgasını tetiklerken sermaye çevreleri ile otoriter-muhafazakâr güçlerin kurduğu ittifak, küresel bir "sağ kuşatma" ile sistemik krizi aşmayı hedefliyor.
Brezilya’da bugün gerçekleşecek ikinci tur devlet başkanlığı seçimi, ABD’nin Latin Amerika’daki “arka bahçe” politikası ve çok kutupluluğun geleceği için kritik bir dönüm noktası olacak.
KITANIN DÖNÜM NOKTASI
São Paulo Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Prof. Dr. Cícero Romão Resende de Araújo'ya göre coğrafi büyüklüğü, konumu ve 213 milyonu aşkın devasa nüfusu ile Brezilya'daki seçim, ABD'nin bölgedeki hegemonya kurma çabaları için belirleyici olacak. BirGün'e konuşan Araújo, bölgedeki Washington çizgisine yakın aşırı sağcı dalganın yükselişiyle ilerici dalga sönümlenirken hala solda kalabilen bu ölçekte bir ülke olan Brezilya'nın ayakta kalması ya da düşmesi, kıtanın kaderinde önemli bir dönüm noktası.
Brezilya'nın ardından 27 Ekim'de İsrail'de parlamento seçimleri, ABD'de ise Kongre ara seçimleri gerçekleşecek. Dünya ekonomisi ve siyasetindeki rolü nedeniyle Brezilya'da Bolsonaro'nun olası zaferi, Washington öncülüğündeki küresel sağ dalga için önemli bir eşik olacak. İSrail'de iktidarını sürdürme arayışındaki Başbakan Binyamin Netanyahu ile Trump liderliğindeki Cumhuriyetçilerin olası zaferleri, aynı zamanda küresel sağ dalga ve güç siyasetinin onaylanması anlamına geliyor.
KÜRESEL SAĞA ULUSLARARASI SET
Araújo'ya göre her geçen gün ilişkileri derinleşen bu üç aktörün demokratik değerlerin reddi, çağın siyasi ve toplumsal sorunlarını sistemik şiddet ile çözme yöntemini benimsemeleri ve siyasi söylemlerinin merkezine dini taşıma ortak özellikleri. Birbirini askeri, siyasi ve ekonomik olarak besleyen bu ittifaktan ABD'nin Latin Amerika'da daha görünür bir aktör olduğunu belirten Araújo, Trump ve Cumhuriyetçi Parti ara seçimleri kaybetse bile Başkan'ın yürütme yetkilerinin Küresel Güney üzerindeki hegemonik baskısını sürdürmesini sağlayacağı görüşünde.
ABD öncülüğündeki küresel sağ kuşatmaya karşı koyabilmek için uluslararası bir ilerici ve demokratik cephe ihtiyacına dikkat çeken Araújo, "Bunun için en önemli araç, Brezilya'da başkanlık seçimlerinin ikinci turunun gidişatında halihazırda görüldüğü üzere sivil toplumun seferber edilmesi" diyor. Ancak Araújo'ya göre küresel sağ dalgayı tersine çevirmek için en belirleyici hamle, "ABD'deki demokratik güçlerin Trumpizm'i yenmesine yardımcı olmak."


