Ekonomist Mahfi Eğilmez, siyasal ilişkiler ile ekonomik kaynakların paylaşımı arasındaki ilişkiye vurgu yaptı. Kayırmacılığın piyasa rekabetini ve ekonomik fırsatlara erişimi etkileyebileceğini sözlerine ekleyen Eğilmez, siyasi bağlantıların sistemin işleyişindeki rolü öne çıktı.
Mahfi Eğilmez’den ‘Ahbap-Çavuş’ Uyarısı: Siyasi İlişkiler Ekonomiyi Şekillendiriyor

AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİLERİ EKONOMİK DÜZENİ ŞEKİLLENDİRİYOR
Mahfi Eğilmez, siyasi yapıların ekonomik sistemler üzerindeki etkisini ele alırken kayırmacılığın hem kamu yönetiminde hem de piyasa ilişkilerinde belirleyici olabileceğine vurgu yaptı. Siyasi alanda ahbap-çavuş demokrasisi, ekonomik alanda ise ahbap-çavuş kapitalizmi kavramları, belirli kişi ve grupların bağlantıları yöntemiyle ayrıcalık elde etmesini belirtiyor.
Ekonomik sistemleri sadece kapitalizm veya sosyalizm gibi kavramlarla tanımlamanın yeterli olmadığına dikkat çeken bu yaklaşımda, iktidarın nasıl şekillendiği ve ekonomik kaynakların kimlere, hangi koşullarda aktarıldığı da önemli görülüyor.
SİYASİ BAĞLANTILAR REKABETİ ETKİLEYEBİLİYOR
Bir ülkenin ekonomik yapısını ele alırken devletin ve piyasanın rolünün yanında kamu gücünün nasıl kullanıldığı da önem arz ediyor. Kaynakların genel ve eşit kurallara göre mi dağıtıldığı, yoksa belirli kişi ve gruplara ayrıcalık mı sağlandığı ekonomik fırsatlara erişimi doğrudan etkileyebiliyor.
Siyasi ilişkilerin ekonomik kararlar üzerindeki etkisi, piyasa rekabetinin koşullarını ve kaynakların dağılımını değiştirebiliyor. Bu sebeple ülkelerin sadece demokratik, otoriter, kapitalist veya sosyalist şeklinde sınıflandırılması, ekonomik düzenin işleyişini açıklamakta yetersiz olabiliyor.
OTORİTER REJİMLERDE DE PİYASA EKONOMİSİ UYGULANABİLİYOR
Ülkelerin siyasi ve ekonomik yapıları her zaman tek bir kategoriyle değerlendirilemiyor. Demokratik yönetimler farklı ekonomik modelleri benimseyebilirken otoriter rejimlerde de piyasa ekonomisi uygulanabiliyor.
Bu yöntemle sistemin niteliğini belirleyen unsurlar arasında iktidarın kullanım biçimi, siyasi kurumların işleyişi ve ekonomik kaynakların dağıtımında uygulanan kurallar yer alıyor. Ekonomik fırsatlara erişimin hangi ölçütlere dayandığı ve ayrıcalıkların ne ölçüde etkili olduğu, bir ülkenin ekonomik düzenini anlamada önemli göstergeler arasında yer alıyor.
ÜLKELERİ ÜÇ TEMEL BOYUTTA DEĞERLENDİRMEK
Mahfi Eğilmez’in değerlendirmesine göre ülkeler, siyasi ve ekonomik yapıları bakımından her zaman tek bir kategori altında ele alınamıyor. Bir ülke demokratik yönetim anlayışıyla kapitalist bir ekonomik düzeni benimserken, başka bir ülke otoriter yönetim altında piyasa ekonomisini devam ettirebiliyor.
Bu sebeple ülkelerin yapısını daha iyi anlayabilmek için üç temel boyutun beraber ele alınması gerekiyor,
1- ) Siyasal sistem
2-) Ekonomik örgütlenme: Piyasa ağırlıklı yapı ile devlet ağırlıklı yapı arasındaki eksen
3-) Devlet ile çıkar grupları arasındaki ilişki: Kurallara dayalı rekabet ile kayırmacılık arasındaki eksen
Bu boyutlar birbirleriyle ilişkili olsa da birbirlerinin yerini alamıyor. Devletin ekonomide güçlü bir rol üstlenmesi, tek başına kayırmacılık anlamına gelmediği gibi piyasa ekonomisinin varlığı da rekabetin adil olduğunu garanti etmiyor. Benzer şekilde, seçimlerin gerçekleşmesi de siyasi iktidarın etkili biçimde sınırlandırıldığını göstermeye tek başına yeterli görülmüyor.
Eğilmez’in kaleme aldığı çerçevede ahbap-çavuş ilişkileri, bağımsız bir siyasal veya ekonomik sistemden ziyade, farklı sistemler içerisinde ortaya çıkabilen bir ilişki biçimi olarak değerlendiriliyor.
Kayırmacılığın yaygınlaşarak siyasi kararları ve ekonomik fırsatların dağılımını belirleyen temel unsurlardan biri haline gelmesi durumunda, bu yapı ahbap-çavuş demokrasisi veya ahbap-çavuş kapitalizmi kavramlarıyla tanımlanabiliyor.
Ortaya çıkan bu yöntemler, ayrı birer sistemden çok, kayırmacılığın siyasi kurumların işleyişini, piyasa ilişkilerini ve ekonomik kaynakların dağılımını nasıl etkilediğini ortaya çıkarıyor.



