Ekonomim
Haber akışına dön

Makro Veriler İyileşirken Suriye'de Geçim Krizi Neden Sürüyor?

Makro Veriler İyileşirken Suriye'de Geçim Krizi Neden Sürüyor?

Suriye ekonomisinde %10'un üzerinde büyüme beklentisine rağmen hane halkının satın alma gücü geriliyor. Asgari ücret, beş kişilik ailenin temel harcama sepetinin %47'sini karşılayabiliyor.

Suriye ekonomisinde bu yıl %10'un üzerinde büyüme öngörülürken, hane halkının geçim koşullarındaki bozulma sürüyor. Ücretler ile yaşam maliyetleri arasındaki makasın açılması, akaryakıt fiyatlarındaki artış, üretim yetersizliği ve işsizlik, alım gücünü baskılayan ana unsurlar olarak öne çıkıyor.

Makro veriler ile hane halkı geliri arasındaki ayrışma

Son aylarda satın alma gücünde belirgin gerileme yaşanırken, ekonomik göstergelerdeki iyileşme beklentilerinin hane bütçesine yansımadığı görülüyor. Maliye Bakanlığı ağustos ayında 2026'da %11,3, 2027'de %9,7 büyüme öngördüğünü açıklamış, birçok sektörde üretimin 2030'a kadar 2011 öncesi seviyelere dönmesini beklediğini bildirmişti.

Uluslararası Para Fonu da (IMF) ağustos başındaki değerlendirmesinde 2026'da %10'un üzerinde büyüme beklediğini ve 2027'de güçlü seyrin sürebileceğini açıklamıştı.

Asgari ücretin alım gücündeki yetersizlik

Resmi asgari ücret Mayıs 2026'dan itibaren 12 bin 560 Suriye lirası olarak uygulanıyor. Tutar resmi kurla yaklaşık 103 dolara, paralel piyasada ise 90 doların altına karşılık geliyor. Devlet Başkanı Ahmed Şara Mart 2026'da kamu çalışanlarının maaşlarına %50 artış öngören kararname yayınlamış, uygulama 1 Mayıs'ta başlamış, mayıs ayındaki ikinci kararnameyle emekli maaşlarına %30 zam yapılmıştı.

Dünya Gıda Programı verilerine göre beş kişilik ailenin gıda ve temel ihtiyaçlarını kapsayan asgari harcama sepeti Haziran 2026'da 26 bin 551 liraya ulaşırken, asgari ücret bu sepetin yalnızca %47'sini karşılıyor. Ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için aylık yaklaşık 14 bin lira ek gelire ihtiyaç duyuluyor. Kira, ulaşım, eğitim ve sağlık dahil edildiğinde beş kişilik ailenin asgari yaşam maliyeti aylık yaklaşık 79 bin lira seviyesine çıkıyor ve asgari ücret bu tutarın yalnızca %9,8'ini karşılayabiliyor.

Yoksulluk ve işsizlikte yaygınlık

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Şubat 2025'teki değerlendirmesinde her 10 kişiden 9'unun yoksulluk içinde, her 4 kişiden birinin işsiz olduğunu bildirmiş, gayrisafi yurt içi hasılanın 2011'den bu yana yarıdan fazla küçüldüğünü ve işsizliğin üç katına çıktığını belirtmişti. Toplam yoksulluk oranının %80 ila %90, işsizlik oranının ise %50'nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Hane halkında borçlanma ve tüketim kısıntısı

Birçok aile gelir-gider farkını borçlanarak kapatırken, bazı aileler temel ihtiyaçlarından vazgeçerek öğün sayısını azaltıyor. Yapısal sorunlar üç başlıkta toplanıyor: İhracatın ithalatı karşılayamaması nedeniyle ödemeler dengesi üzerindeki baskı ve liradaki değer kaybı, kamu gelir-gider dengesizliği nedeniyle bütçe açığı ve açığın para basımı veya borçlanmayla finanse edilmesinin enflasyonu artırması ile gelirler ve yaşam maliyetleri arasındaki makasın açılması.

Enerji maliyetlerinin fiyatlara yansıması

Enerji Bakanlığı Eylül 2026'da akaryakıta zam yapıldığını duyurmuştu. Buna göre 95 oktan benzinin litre fiyatı 152 liradan 195 liraya, 90 oktan benzinin fiyatı 185 liraya, motorinin litre fiyatı ise 125 liradan 175 liraya çıkarılmıştı. Kira, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık giderlerindeki artış da hane bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor.

Bütçe görünümü

Maliye Bakanlığı Ağustos 2026'da kamu gelirlerinin bu yıl yaklaşık 8 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini açıklamış, 2025'te 3,5 milyar dolar olan gelirlerde sürdürülebilir kaynakların payının yaklaşık %75 olacağını belirtmişti. Toparlanmanın kalıcı hissedilebilmesi için büyüme rakamlarının üretim artışı, istihdam, reel ücretler ve sosyal desteklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
ekonomim.com