BirGün
Haber akışına dön

Mavi Dalga Sağın Kalelerini Devirdi: Sol Kongre'de Güçlendi

Mavi Dalga Sağın Kalelerini Devirdi: Sol Kongre'de Güçlendi

Dış Haberler

Dünyanın dört bir yanında sermaye yanlısı otoriter politikalara, derinleşen yoksulluğa ve savaşlara karşı yükselen halk öfkesi, bu kez ABD sandıklarında kendini gösterdi. Demokratların açık ara çoğunluk sağladığı Kongre’de güç dengeleri tamamen değişti. Sonuçlar Demokrat Parti'nin salt bir seçim zaferinden ziyade, özellikle ilerici ve sosyalist kanat adaylarının başarılarıyla şekillenen farklı bir siyaset arayışının tezahürü oldu.

Demokrat Parti, ara seçimlerde ABD Kongresi’nin iki kanadı Senato ve Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçilerin sahip olduğu çoğunluğu ele geçirdi. Cumhuriyetçilerin kaleleri olarak görülen bölgelerde Demokrat adaylar kazanırken seçim birçok açıdan ilklere sahne oldu.

HER İKİ KANATTA EZİCİ ÇOĞUNLUK

Resmi olmayan sonuçlara göre Demokratlar, Kongre’nin 100 koltuklu üst kanadı Senato’da en az 54 koltuğa ulaştı. Demokrat Parti, 435 koltuklu Temsilciler Meclisi’nde de 218 barajını aşarak 228 koltuğu garantiledi. Seçimin en çarpıcı sonuçları, on yıllardır “Cumhuriyetçilerin kaleleri” olarak bilinen ve muhafazakâr politikaların merkez üssü sayılan eyaletlerin birer birer düşmesi oldu.

Trump’ın özellikle “Önce Amerika” vizyonunun vitrini olan Texas eyaletinde Demokrat Parti, 1988’den bu yana ilk kez Senatör çıkardı. Trump’ın göç, enerji, teknoloji, ekonomi ile yargı stratejilerinde merkez üssü Texas’ta James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı açık farkla yenerek 38 yıl sonra bir ilke imza attı. Paxton, Trump ve ABD’li teknoloji milyarderi Elon Musk’ın doğrudan desteğini almıştı. Talarico, zafer konuşmasında “Texas’ı geri aldık” diyerek sonucu sermayenin siyasetteki etkisine karşı bir zafer olarak nitelendirdi.

Ayrıca Trump ile yakın çalışan 3 dönemlik Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott da koltuğunu Demokrat Gina Hinojosa’ya kaptırdı.

Büyük Buhran’ın yaşandığı 1932’den bu yana Senato’ya hiçbir Demokrat adayı gönderemeyen Kansas’ta da Adam Hamilton, Cumhuriyetçi rakibi Roger Marshall’ı geride bırakarak tarihi bir zafere imza attı.

TARİHİ SEÇİM İLKLERE SAHNE

Cumhuriyetçilerin en güçlü olduğu eyaletlerden Güney Carolina’da Annie Andrews, 1998’den bu yana eyaletten seçilen ilk Demokrat Senatör oldu.

Maine’de 1997’den bu yana görev yapan Cumhuriyetçi Susan Collins, koltuğunu Demokrat Troy D. Jackson’a kaptırdı. Iowa’da da 2008’den bu yana ilk kez Demokrat bir isim olan Josh Turek’in Senato’ya seçilmesi, tabandaki itirazı gözler önüne serdi. Geleneksel Cumhuriyetçi Ohio’da Demokrat Sherrod Brown, Cumhuriyetçi rakibi Jon Husted’a karşı Senato seçiminin galibi oldu.

Georgia’da ise Cumhuriyetçi iş insanı Rick Jackson’a karşı yüzde 54’le kazanan Keisha Lance Bottoms, eyaletin ilk kadın valisi ve ABD’nin ilk siyahi kadın valisi seçilerek tarih yazdı.

Minnesota'da Demokrat Peggy Flanagan, Cumhuriyetçi Michele Tafoya'yı yenerek ABD tarihinde Senato’ya seçilen ilk yerli Amerikalı kadın oldu. Eski Başkan Joe Biden döneminde İçişleri Bakanı olarak görev yapan Deb Haaland, New Mexico eyaletindeki valilik yarışını önde tamamlayarak ülke tarihinde eyalet valiliği görevine seçilen ilk yerli kadın oldu.

Ayrıca Florida’da Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Byron Donalds, ülkenin ilk siyahi Cumhuriyetçi valisi seçildi.

SOL KANADIN ZAFERİ HALKIN ÇIKIŞ ARAYIŞI

Seçim sonuçlarının gösterdiği bir diğer kritik gerçek, halkın merkez ve statüko yerine sınıf odaklı siyasete yönelmesi oldu. Demokrat Parti içindeki sol-sosyalist kanadın temsilcilerinin elde ettiği başarılar, halkın sağlık, barınma ve adil bölüşüm taleplerinin siyasetteki karşılığı oldu. Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) ülke çapında 50’den fazla adaylarının zafer ilan ettiğini açıkladı.

Michigan'da Demokrat Parti’nin sol kanadındaki güçlü isimlerinden Abdul El-Sayed'in zafer kazanarak ABD Senatosu'na seçilen ilk Müslüman senatör olması bu değişimin en net örneklerinden biri. Detroit’te yaptığı zafer konuşmasında kendisini kampanya boyunca dini inancı ve ismi üzerinden hedef alan Trump’la alay eden El-Sayed, “Trump'ın insanların isimleriyle veya inançlarıyla alay etmesini çocuklarına açıklayamayan anne babalar: Yarın çocuklarınıza kötülerin kaybettiğini söyleyin” dedi.

ABD Başkanı’nın adını telaffuz etmekte zorlandığını söyleyen El-Sayed, “Donald, adımla ilgili zorlandığını biliyorum. JD (Vance) beni ocak ayında yemin ettirdikten sonra bana sadece 'Senatör' diyebilirsin” diye konuştu.

EL-SAYED'İN ZAFERİ VE İSRAİL AYRIŞMASI

Michigan’daki yarış, İsrail’in ABD siyasetindeki etkisini ve Demokrat Parti içinde bu konuda giderek belirginleşen fikir ayrılıklarını da gözler önüne serdi.

El-Sayed, evrensel sağlık hizmetleri, seçimlerde dış kaynaklı paranın kaldırılması ve İsrail’e yönelik sert eleştiriler etrafında şekillenen tabandan bir kampanyayla hem Demokrat Parti ön seçimlerinde hem de Senato seçiminde büyük çaplı dış harcamalara karşı koymuştu. El-Sayed’in ağustos ayındaki Demokrat Parti ön seçiminde rakibi Haley Stevens kampanyası için 60 milyon dolar dış destek aldı. İsrail’in ABD’deki en etkili lobisi Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC), El-Sayed’in seçilmesini engellemek için yaklaşık 30 milyon dolar harcadı.

Demokrat Parti ön seçimlerinde rakiplerini destekleyen ve genel seçim sürecinde de kendisine karşı kampanya yürüten AIPAC’ı hedef alan El-Sayed, kendisini yenilgiye uğratmaya yönelik toplam harcamaların 350 milyon doları aştığını iddia etti.

İsrail'e yönelik Amerikan desteğinin vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilmesini eleştiren El-Sayed “Paramızın apartheid, soykırım ya da savaş için gönderilmesini istemiyoruz” dedi.

DEMOKRATLARIN SOL KANADI KALABALIKLAŞTI

Benzer şekilde, Temsilciler Meclisi'nde sermaye karşıtı ve emekten yana çıkışlarıyla bilinen Filistin asıllı üyesi Rashida Tlaib'in koltuğunu koruması, alternatif siyaset arayışının kalıcılığını kanıtladı.

Ayrıca ekonomik ve sosyal politikalarda önde gelen demokratik sosyalist Alexandra Ocasio-Cortez de New York’tan yeniden Temsilciler Meclisi’ne seçildi. Minnesota eyaletinden Demokratik Sosyalist Ilhan Omar da koltuğunu korudu.

ABD'li bağımsız Senatör Bernie Sanders "Demokratlar, şimdi Temsilciler Meclisi ve Senato’yu kontrol edecek ve Trump yaptıklarından sorumlu tutulacak" açıklamasında bulundu. Bu sonuçlar, ABD siyasetini on yıllardır tahakküm altına alan İsrail lobisine karşı yükselen itirazın da artık sandıkta kalıcı bir karşılık bulduğunu gösterdi. Seçmen, milyonlarca dolarlık seçim fonlarıyla siyaseti dizayn etmeye çalışan AIPAC gibi yapıların desteklediği adaylar yerine, Filistin'deki işgale ve soykırıma açıkça karşı çıkan isimleri tercih etti. İsrail'in siyasetteki orantısız etkisine duyulan tepki, Kongre'de hiç olmadığı kadar görünür ve belirleyici bir siyasi bloka dönüştü.

Öte yandan Temsilciler Meclisi’nin yeni üyeleri olan Darializa Avila Chevalier, Claire Valdez, Angela Gonzales-Torres, Chris Rabb, Donavan McKinney ve ilk “Z Kuşağı” üyesi olan Melat Kiros, sol kanadın hem Demokrat Parti içinde hem de federal düzeyde etkisinin arttığını ortaya koydu.

∗∗∗

TRUMP REFERANDUMDA MEŞRUİYETİNİ KAYBETTİ

Doç. Dr. Yonca Özdemir, ABD ara seçimlerini BirGün TV’ye değerlendirdi:

ABD seçimlerinde karşılaştığımız tablo mavi dalgadan ziyade tam bir mavi tsunami. Sadece iki sene önce rahatça kazandıkları eyaletleri bile kaybeden Cumhuriyetçiler ağır bir hezimet yaşadı. Halk, Trump hükümetine ve politikalarına açıkça "dur" dedi. Trump yenilgide suçu üzerinden atıp Kongre'ye karşı veto hakkını kullanacağını söylese de, önümüzdeki iki sene ABD'de çok çatışmalı geçecek ve kendisinin üçüncü dönem hayalleri iyice zorlaştı.

Bu sandık hezimetinin en büyük nedeni şüphesiz ekonomi. Trump, enflasyonu ve hayat pahalılığını bitirme, Çin'e giden yatırımları geri getirme sözüyle seçilmişti. Ancak bugün gelinen noktada, İran Savaşı'nın etkisiyle fırlayan benzin fiyatları ve uygulanan gümrük vergileri yüzünden hayat çok daha pahalı hale geldi. Üstelik bu süreçte dar gelirlilerin sağlık ve sosyal yardımları tırpanlandı. Trump'ın politikalarıyla teknoloji milyarderleri kârlarına kâr katarken, sıradan halkın hayatı ekonomik olarak dayanılmaz bir hal aldı.

1980'lerden beri Cumhuriyetçilerin kalesi olan Teksas'ın veya yüz yıldır Demokratlara geçmeyen Kansas'ın düşmesi bu öfkenin en net kanıtı. Teksas'ta Demokrat adaylar kimlik veya kültür çatışması yerine tamamen sınıf temelli bir kampanya yürüttü. "Milyarderlerin siyasete yön vermesine, seçimi satın almasına izin vermeyelim" diyerek, tabandan gelen küçük bağışlarla kazandılar. Öte yandan göçmen karşıtı sert politikalar da bumerang etkisi yarattı; sınır dışı edilen göçmenler ve artan denetimler yüzünden ucuz işgücüne dayanan tarım sektörü ve küçük işletmeler çökmeye, iflas etmeye başladı.

Bu tablonun Türkiye'ye etkisine gelirsek; iktidarın Trump'tan meşruiyet araması artık bir fayda sağlamaz. Trump dünyada saygı duyulan, takdir edilen bir lider değil; bugün ondan alınacak desteğin pozitiften çok negatif yansımaları olur. Üstelik F-35 gibi Türkiye'yi yakından ilgilendiren kritik askeri alımların ve sözleşmelerin onay makamı olan Kongre artık Demokratların eline geçti. Trump otoriter karakterli liderlere yakınlık duyduğu için Erdoğan'a siyasi destek vermek istese bile, Kongre'deki çoğunluk kaybedildiği için bu desteğin hükümetimize somut veya işlevsel bir yararı olacağından oldukça şüpheliyim.

TRUMP'IN BELİRLEDİĞİ ADAYLAR YARIŞI KAYBETTİ

Seçimde Trump'ın bizzat belirlediği veya desteklediği birçok kritik Cumhuriyetçi aday tarihi yenilgiler aldı. Cumhuriyetçi adayları bizzat belirleyen Trump’ın Güney Carolina, Kuzey Carolina, Teksas ve Michigan eyaletlerinde desteklediği adayların tamamı seçimleri kaybetti.

Seçim sonuçlarını Beyaz Saray'da takip eden ABD Başkanı Donald Trump, "Ben oy pusulasında yer alsaydım büyük bir farkla kazanırdık" dedi. New York Times'a konuşan Trump, seçim sonuçlarını kabul etmeye hazır olduğunu belirtirken, “Demokratlarla birlikte çalışmaya hazırız” diye konuştu. Daha sonra sosyal medya hesabından paylaşım yapan ABD Başkanı, üstünde “VETO” yazan bir şapkanın görselini paylaştı. Trump, son birkaç gündür Kongre’de çoğunluğu Demokratların kazanması halinde "Bay Veto" olacağını söylemiş ve tüm yasa tasarılarını veto edeceğini vurgulamıştı.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net