Meksika'nın eski Devlet Başkanı Felipe Calderón'un Özel Kalem Müdürü ve Meksika Temsilciler Meclisi Üyesi Patricia Flores Elizondo, ülkesindeki siyasi gelişmeleri, uyuşturucu kartellerini ve ABD ile ilişkileri Cumhuriyet'e değerlendirdi. Kartellerin devlet kurumları içindeki bağlantılarına dikkat çeken Elizondo, yalnızca askeri operasyonlarla suç örgütlerinin ortadan kaldırılamayacağını vurguladı. Elizondo, ABD'nin olası askeri müdahalesinin Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirterek demokratik kurumların zayıflamasına yönelik endişelerini de dile getirdi.
Meksikalı Siyasetçi Patricia Flores Elizondo, Cumhuriyet'e Konuştu: 'Karteller Devlet İçinde Koruma Buldukça Güçleniyor'

Meksika'nın eski Devlet Başkanı Felipe Calderón döneminde Özel Kalem Müdürlüğü yapan ve Meksika Temsilciler Meclisi'nde milletvekili olarak görev alan Patricia Flores Elizondo, Cumhuriyet'ten Caner Çiftçi'ye konuştu.
Movimiento Ciudadano (Yurttaş Hareketi) partisinden Elizondo, Meksika'da uyuşturucu kartellerinin neden ortadan kaldırılamadığını, suç örgütlerinin devlet içindeki bağlantılarını, ABD'nin müdahale ihtimalini ve ülkenin ekonomik bağımlılığını değerlendirdi.
Meksika'nın güvenlik politikasında uzun yıllardır suç örgütü liderlerinin yakalanmasına veya öldürülmesine odaklanıldığını belirten Elizondo, kartellerin finansal kaynakları ve siyasi koruma ağları varlığını sürdürdüğü müddetçe yeniden örgütlenebildiğini söyledi.
'KARTELLER, CEZASIZLIK DEVAM ETTİĞİ SÜRECE YENİDEN ÖRGÜTLENİYOR'
Meksika'nın kartellerle mücadelede neden kalıcı başarı sağlayamadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Elizondo, farklı hükümetlerin güvenlik alanındaki başarıyı ağırlıklı olarak tutuklamalar, mal varlıklarına el koymalar ve suç örgütü liderlerinin etkisiz hale getirilmesi üzerinden ölçtüğünü ifade etti.
Bu operasyonların önemini kabul ettiğini vurgulayan Elizondo, güvenlik güçlerinin büyük riskler üstlendiğini ancak askeri müdahalelerin tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Elizondo, Jalisco Karteli liderinin ordunun Tapalpa'da düzenlediği operasyonda öldürülmesinin ardından yaşanan saldırılara dikkat çekerek, Güvenlik Bakanı'nın olaylarda 50'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladığını aktardı.
Suç örgütlerinin mali kaynakları, siyasi koruma ağları ve cezasızlık ortamı varlığını sürdürdüğü sürece yeniden yapılanabildiğini belirten Elizondo, devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
Meksika'da devletin giremediği bölgeler bulunduğu yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkan Elizondo, devletin ülkenin her noktasına ulaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu savundu.
Asıl sorunun bazı bölgelerde suç örgütlerinin yerel ekonomilere haraç sistemini dayatması ve yerel siyaseti etkilemesi olduğunu belirten Elizondo, Michoacán eyaletindeki misket limonu üreticilerinin yaşadığı sorunları örnek gösterdi.
Elizondo, söz konusu bölgelerde yalnızca güvenlik güçlerinin varlığının yeterli olmadığını, kamu otoritesinin toplumsal ve ekonomik yaşamın bütününde yeniden kurulması gerektiğini vurguladı.
'DEVLET İÇİNDE KORUMA BULAN SUÇ ÖRGÜTLERİ DAHA TEHLİKELİ HALE GELİYOR'
Meksika'daki uyuşturucu kartellerinin devlet kurumlarıyla ilişkilerine de değinen Elizondo, suç örgütlerinin kurumlar içinde koruma bulduklarında çok daha büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Siyasi partilerin bu konuda kendi sorumluluklarını da sorgulaması gerektiğini belirten Elizondo, hiçbir partinin söz konusu ilişkilerden tamamen muaf olduğunu düşünmemesi gerektiğini söyledi.
Elizondo, "Benim partim de dahil olmak üzere hiçbir siyasi parti kendisini bu sorunun dışında görmemeli. Sorumlu bir siyasi partiyi diğerlerinden ayıran şey, ciddi şüpheler ortaya çıktığında nasıl tepki verdiğidir" dedi.
Sinaloa Valisi hakkında ABD Adalet Bakanlığı tarafından yöneltilen suçlamaları örnek gösteren Elizondo, valinin iddiaları reddettiğini ve masumiyet karinesinden yararlanma hakkı bulunduğunu hatırlattı.
Yurttaş Hareketi'nin, ciddi suçlamalar karşısında siyasi dokunulmazlık koruması olmaksızın kapsamlı soruşturma yürütülmesini savunduğunu belirten Elizondo, aynı hukuki standartların bütün siyasi partilere uygulanması gerektiğini ifade etti.
Parti arkadaşı Juan Zavala'nın değerlendirmelerine de değinen Elizondo, ABD yargısının bir davada güvenilir kabul edilip başka bir davada dış müdahale olarak nitelendirilmesinin tutarlı olmadığını söyledi.
Elizondo, devlet egemenliğinin temel bir değer olduğunu ancak kamu denetiminden kaçınmanın gerekçesi olarak kullanılamayacağını vurguladı.
'ABD'NİN ASKERİ MÜDAHALESİ MEKSİKA'NIN EGEMENLİĞİNİ İHLAL EDER'
ABD'nin Meksikalı uyuşturucu kartellerini terör örgütü olarak sınıflandırmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Elizondo, bu yaklaşımın olası bir askeri müdahalenin hukuki gerekçelerini genişletebileceğini belirtti.
Meksika Cumhurbaşkanı'nın da söz konusu sınıflandırmanın ABD yönetimine müdahale konusunda daha fazla hukuki dayanak sağlayabileceğini kabul ettiğini aktaran Elizondo, buna karşın yakın zamanda böyle bir müdahale beklentisi bulunmadığını ifade etti:
"Cumhurbaşkanı, kartelleri terör örgütü olarak sınıflandırmanın ABD hükümetine olası bir müdahale için daha fazla hukuki dayanak sağladığını kendisi de kabul etti; ancak bunun yakın bir tehlike olduğunu düşünmüyor. Movimiento Ciudadano olarak, açıkça müdahaleci nitelikteki açıklamaları reddetme konusunda Cumhurbaşkanı’na destek verdik. Herhangi bir tek taraflı askeri harekâtın egemenliğimizi ihlal edeceğine ve sorunu çözme olasılığının düşük olduğuna inanıyoruz."
Meksika'nın fentanille mücadelede sorumlulukları bulunduğunu kabul eden Elizondo, ABD ile güvenlik işbirliğinin önemini vurguladı.
Ancak işbirliğinin karşılıklı sorumluluk temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Elizondo, Meksika'daki suç örgütlerinin kullandığı silahların önemli bir bölümünün ABD'den temin edildiğine dikkat çekti.
Yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirlerin uluslararası finans sistemi üzerinden aktarıldığını ifade eden Elizondo, uyuşturucu ticaretine karşı mücadelenin yalnızca Meksika'nın sorumluluğu olarak görülemeyeceğini belirtti.
Elizondo, silah ve kara para akışının engellenmesi için iki ülkenin ortak çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
'MEKSİKA, ABD'NİN GÖÇMENLER İÇİN TAMPON BÖLGESİ HALİNE GELDİ'
ABD'nin göç politikalarının Meksika üzerindeki etkilerine de değinen Elizondo, ülkesinin fiilen ABD'nin göçmenler için tampon bölgesi rolünü üstlendiğini ifade etti.
Bu durumun birbirini izleyen ABD yönetimlerinin baskısıyla ve kapsamlı bir ulusal tartışma yürütülmeden ortaya çıktığını belirten Elizondo, Meksika'nın artık kendi vatandaşı olmayan sınır dışı edilmiş kişileri de kabul ettiğini söyledi.
Sahada çalışan kuruluşların verilerine değinen Elizondo, her ay ABD'den Meksika'ya sınır dışı edilen bin 100'den fazla kişinin diğer Latin Amerika ülkelerinin vatandaşı olduğunu aktardı.
Bu kişilerin önemli bölümünün, seçeneklerin son derece sınırlı olduğu güney sınır bölgelerinde kaldığını belirten Elizondo, durumun göçmenleri suç örgütlerinin istismarına açık hale getirdiğini vurguladı:
"Bu durum, göçmenleri suç örgütlerinin şantaj ve istismarına maruz bırakmakta ve güneydeki topluluklar üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır. Benim görüşüm, Meksika’nın daha fazla kişiyi kabul edeceği takdirde, bunun sadece dış baskının bir sonucu değil, kaynaklar, yasal yollar ve insanca koşullar içeren bilinçli bir devlet politikası olması gerektiğidir."
'EKONOMİK EGEMENLİK İÇİN ABD'YE BAĞIMLILIK AZALTILMALI'
Meksika'nın ihracatının yüzde 80'inden fazlasını ABD'ye yapmasının ekonomik egemenlik üzerindeki etkilerini değerlendiren Elizondo, iki ülke arasındaki ekonomik bütünleşmenin Meksika'ya yatırım ve istihdam sağladığını söyledi.
ABD ile ekonomik ilişkilerin stratejik önemini koruyacağını belirten Elizondo, asıl meselenin Meksika'nın dış gelişmelere karşı kırılganlığını azaltması olduğunu ifade etti:
"Amerika Birleşik Devletleri ile ekonomik entegrasyon, Meksika’ya yatırım ve istihdam getirmiştir ve bu ilişki stratejik bir nitelik taşımaya devam edecektir. Bana göre asıl zorluk, kırılganlığımızı azaltmaktır. Anlaşmayı yıllık gözden geçirmelerle 2036 yılına kadar yürürlükte tutan bu yılki gözden geçirmenin sonucu, çelik, alüminyum ve otomobil gibi sektörlerde %50’ye varan gümrük vergileri devam etse de, bir miktar istikrar sağlarken aynı zamanda müzakerelerin de sürmesini gerektirmektedir."
Elizondo, ekonomik egemenliğin büyük ölçüde ülke içinde alınacak kararlara bağlı olduğunu söyledi:
"Anladığım kadarıyla ekonomik egemenlik, büyük ölçüde ülkemizde aldığımız kararlara bağlıdır: uzun vadeli yatırımları çeken hukuki kesinlik, yeterli enerji altyapısı ve ticari ilişkilerimizin çeşitlendirilmesi. Bunlar, tüm siyasi güçlerin ortak bir zemin bulabileceği alanlardır."
'DEMOKRATİK DENETİM MEKANİZMALARININ ZAYIFLAMASI ENDİŞE VERİCİ'
Meksika'daki demokratik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Elizondo, Cumhurbaşkanı'nın geniş bir toplumsal desteğe sahip olduğunu ve hükümetin bazı güvenlik göstergelerinde ilerleme kaydedildiğini açıkladığını hatırlattı.
Bu gelişmelerin takdir edilmesi gerektiğini belirten Elizondo, Yurttaş Hareketi'nin yapıcı bir muhalefet anlayışıyla hareket ettiğini söyledi.
Partisinin güvenlik alanındaki bazı reformları desteklediğini ifade eden Elizondo, Anayasa'nın 21. maddesinde yapılan değişikliğin bunlardan biri olduğunu belirtti.
Söz konusu düzenlemeyle Güvenlik ve Yurttaşları Koruma Bakanlığı'na suçları soruşturma ve kamu güvenliğine yönelik ulusal istihbarat sistemini koordine etme yetkisi verildiğini aktardı.
Elizondo, partilerinin bu değişikliği güvenlik politikalarının stratejik kontrolünün yeniden sivil kurumlara geçmesi açısından ilk adım olarak değerlendirdiğini belirtti.
Ancak verilen desteğin hükümete koşulsuz onay anlamına gelmediğini vurgulayan Elizondo, artan sorumlulukların yeterli bütçe, personel ve denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Meksika'daki bazı kurumsal gelişmelerin endişe yarattığını belirten Elizondo, özellikle çeşitli özerk kurumların kaldırılmasına, sınırlı uzlaşmayla kabul edilen yargı reformuna ve iktidar üzerindeki denetim mekanizmalarının zayıflamasına dikkat çekti.
Yurttaş Hareketi'nin asgari ücret artışlarını ve çalışma haftasının kısaltılmasını desteklediğini hatırlatan Elizondo, hakları veya demokratik kurumları zayıflattığını düşündükleri düzenlemelere ise karşı çıktıklarını söyledi.
'SAVCILIKLARIN ÖZERKLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ'
Demokratik kurumların güçlendirilmesi için öncelik verilmesi gereken reformlara da değinen Elizondo, partisinin henüz hayata geçirilmemiş üç temel önerisi bulunduğunu açıkladı:
"Birincisi, soruşturmaların siyasi koşullara bağlı kalmaması için savcıların özerkliğinin güçlendirilmesi. İkincisi, siyasi kampanyalara ulaşabilecek olanlar da dahil olmak üzere yasadışı kaynakları takip etmek ve el koymak amacıyla mali istihbarata daha fazla bağımsızlık ve yetki verilmesi. Üçüncüsü, silahlı kuvvetlerin kademeli olarak anayasal görevlerine dönebilmesi için eyalet ve belediye düzeylerinde adil maaşlar ve kariyer imkânları sunan profesyonel sivil polise ciddi yatırım yapılması."
'ADAYLARIN SUÇ ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTILARI TARAFSIZ BİÇİMDE İNCELENMELİ'
Meksika'da seçimlere katılacak adayların suç örgütleriyle olası bağlantılarının araştırılmasına yönelik düzenlemeyi de değerlendiren Elizondo, inceleme mekanizmasının gönüllülük esasına dayanmasının gerekçeleri arasında masumiyet karinesi ve siyasi hakların korunmasının bulunduğunu belirtti.
Bunların önemli hukuki ilkeler olduğunu vurgulayan Elizondo, mevcut düzenlemede inceleme sonuçlarının yalnızca bilgilendirme amacıyla kullanılabildiğini söyledi.
Buna göre, bir aday hakkında suç örgütleriyle bağlantı riski uyarısı yapılması, söz konusu kişinin adaylık kaydını otomatik olarak engellemiyor.
Reformu ileriye doğru atılmış bir adım olarak değerlendiren Elizondo, bununla birlikte mekanizmanın tarafsızlığı konusunda çekinceleri bulunduğunu ifade etti.
İnceleme için bilgi sağlayacak kurumların federal yürütme organına bağlı olduğuna dikkat çeken Elizondo, sistemin siyasi amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı:
"Bilgileri sağlayacak kurumlar federal yürütme organına bağlı olduğundan, mekanizmanın tarafsız olmasını ve siyasi amaçlarla kullanılamayacağından emin olmak önemlidir. Bu nedenle Movimiento Ciudadano, parti temsilcilerinin komisyonun çalışmalarına katılabilmesini talep etmiştir. Bu öneri, geçen hafta en yüksek seçim mahkemesi tarafından kabul edilmiştir. Bizim görüşümüze göre, bir doğrulama mekanizması ancak özerk denetim, şeffaf kriterler ve incelenen kişiler için adil yargılama ilkeleriyle desteklendiğinde en etkili olacaktır."


