Girişimcilik ekosisteminde şahıs şirketi vergi muafiyeti arayan bir geliştirici, kamu memurlarının hatasıyla sarsıldı. Kurumlardaki aksaklıklar sebebiyle genç girişimciler BAĞ-KUR primini öder mi sorusu gündeme otururken, mevzuat karmaşası üreticileri engelliyor. Kullanıcılar genç girişimci desteği sorgulama adımlarında yaşanan sorunları ve SGK prim borcu affı beklentilerini tartışıyor.
Memurun Yanlış Yönlendirmesi, Genç Girişimciyi Yaktı

Mobil oyun geliştiricisi C.D., 13 Kasım 2025 tarihinde kurduğu şahıs şirketiyle birlikte kamu kurumlarındaki liyakatsizlik ve mevzuat bilmezliğin yarattığı ağır bir bürokratik krizin ortasında kaldı.
Dijital oyun sektöründe faaliyet göstermek isteyen genç girişimci, geliştirdiği projenin resmi işlemlerini tamamlamak isterken devlet memurlarının keyfi ve hatalı yönlendirmelerine maruz kaldı.
Normal şartlarda oyunun çıkışına yakın bir dönemde şirketleşmeyi hedefleyen C.D., kamu dairelerindeki liyakatten uzak personelin yanlış bilgilendirmesi sonucu erken adım attı.
Girişimcinin yaşadıkları, Türkiye'de bürokrasinin nasıl hantal işlediğini ve sorumlu personelin mevzuata ne derece yabancı olduğunu gözler önüne serdi.
MEMURUN ACELE ETTİREN YÖNLENDİRMESİ TUZAĞA DÖNÜŞTÜ
Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (BAĞ-KUR) (4/B) bünyesinde görev yapan bir memur, genç yazılımcıya en büyük işletme giderlerinden biri olan prim muafiyetini işaret etti.
Görevli memur, Genç Girişimci Desteği için acele edilmesi gerektiğini, aksi halde yasal hakkın kaybolacağını öne sürdü.
C.D., yaşadığı sürecin başlangıcını şu sözlerle ifade etti:
"Şirketin resmi kuruluş tarihi 13 Kasım 2025.
Aslında şirketi bu kadar erken kurmak gibi bir planım yoktu, oyunun çıkışına yakın bir tarihte kurmayı düşünüyordum fakat BAĞ-KUR'daki bir memur bana şirketin en büyük giderlerinden biri olan BAĞ-KUR primi için bir fırsatım olduğunu söyledi ve Genç Girişimci Desteği'ne başvurmamı, 1 yıl boyunca bu destekten faydalanmamı önerdi.
2026'dan itibaren kurulan şirketlerin bu destekten faydalanamayacağını, desteğin kaldırılacağını belirterek şirketi kurmam için pek zamanım olmadığını söyledi.
Ben de vergi dairesine giderek şahıs şirketi için istisna belgesi ve genç girişimci belgesi talebinde bulundum."
VERGİ DAİRESİ İLE SGK ARASINDA ÇİFTE BELGE KRİZİ
Vergi dairesine giden genç girişimci, burada çalışan personelin mevzuata ve dijital sektör dinamiklerine tamamen yabancı olduğu gerçeğiyle yüzleşti.
Kurumdaki görevlilerin şaşkın bakışları arasında istisna belgesini alan C.D., asıl ihtiyaç duyduğu genç girişimci belgesine bir türlü ulaşamadı.
Resmi tebligat kanalıyla yaptığı ısrarlı başvurulara rağmen vergi dairesi yetkilileri kendisine mükerrer şekilde yanlış belge tahsis etti.
Telefonla ulaştığı vergi memurunun, "İstisna belgesi ile BAĞ-KUR'a başvuru yaptığınızda desteğiniz onaylanacaktır" güvencesi de gerçeği yansıtmadı.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapısına giden genç geliştiriciye BAĞ-KUR personeli, "Bu belge istisna belgesi, genç girişimci belgesi değil" yanıtını vererek sistemin tıkanıklığını belgeledi.
Memurlar arasındaki liyakat eksikliği ve mevzuat kopukluğu, genç girişimciyi iki kamu kurumu arasında pinpon topu gibi sürükledi.
DESTEK YERİNE FAİZLİ PRİM VE GSS BORCU ŞOKU ÇIKTI
Şirketin kuruluşunu bir şekilde tamamlayan C.D., 2026 Mart ayında sigortalılık durumunu kontrol ettiğinde devasa bir borç yüküyle karşılaştı.
Devletin genç üreticilere sunduğu 1 yıllık prim desteğinin sessiz sedasız iptal edildiğini gören yazılımcı, kuruma itiraz dilekçesi sundu.
SGK'ya bizzat giderek kendisini yönlendiren memurla görüşen C.D., kamu idaresinin ciddiyetsiz tavrını şu ifadelerle aktardı:
"Hemen SGK'ya gittim, aynı memuru bulup şirket hakkında konuştuklarımızı hatırlatıp yıl başında neden tebligat almadığımı sordum.
Bana 'Biz de anlamadık neden böyle olduğunu, yapacak bir şey yok, borcu ödemeye başla.' dedi.
Şirketimin geliştirdiği ürün için ayırdığı bütçenin kat kat fazlasını devlete borçlandığımı bilmek bir şey üretmeye neden kalkıştığımı sorgulattı.
Bugün hâlâ o borcu ödüyorum faiziyle.
İşsiz kaldığım süreçte hastaneye bile gitmemişken yine habersiz bir şekilde yansıtılan yüklü miktarda GSS borcunu saymıyorum.
Tabii oyunu geliştirmeye devam ettim ve yakında çıkacak.
Ama vergi ödeyebilmek için attığım adımlarda yaşayacaklarımı önceden bilseydim belki girişimcilik için tekrar bir düşünürdüm."
Genç yazılımcı, işsiz kaldığı ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) hizmetinden hiç faydalanmadığı döneme ait haksız borçların da peşini bırakmadığını belirtti.
SOSYAL MEDYADA LİYAKATSİZLİK TEPKİLERİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜDÜ
C.D.'nin Linkedin platformunda paylaştığı bürokratik çöküş hikayesi, kamu kurumlarında işlerin nasıl keyfi ve yavaş ilerlediğini tartışan vatandaşların yoğun tepkisine sahne oldu.
Paylaşımın altına yorum bırakan kullanıcılar, devlet dairelerindeki liyakatsiz kadrolaşmanın ve bilgisizliğin vatandaşı çaresiz bıraktığını vurguladı.
Benzer mağduriyetler yaşadığını belirten bir vatandaş, kamu kurumlarındaki tabloyu şu sözlerle eleştirdi:
"Benzer bir sorun yaşadım.
Vergi dairesindekiler ayrı SGK'dakiler ayrı bilgisiz.
Kurumların geneli böyle.
Vatandaş gerçekten sorun yaşıyor, yanlış yönlendirmelerinin sonuçları umurlarında da değil.
İnanın her odada aynı soruya başka yanıt alıyor insan.
Liyakati geçtim soruyu bile anlamayan insanlarla doldu her yer."
Bir diğer kullanıcı ise memurların mevzuat okumadığını ve her adımda mali müşavir tutmak zorunda kalındığını belirtti.
Paylaşımda devletin ticari hayata adım atan herkese anında ortak gibi yaklaştığı ve ağır mali yükümlülükler dayattığı da kaydedildi.
Linkedin kullanıcıları tarafından dile getirilen temel eleştiriler şu başlıklarda toplandı:
— Memurların kendi görev alanlarındaki temel mevzuatı dahi bilmemesi ve soruları anlayamaması.
— Kamu dairelerinde her odadan farklı bir cevabın çıkması ve işlemlerin keyfi olarak yavaşlatılması.
— Hatalı evrak ve yönlendirmelerin bedelini vatandaşın faizli borçlarla tek başına ödemesi.
— Şirket kurulduğu andan itibaren stopaj, gelir vergisi, peşin vergi ve primlerin acımasızca tahsil edilmesi.
— Üretmek ve istihdam sağlamak isteyen gençlerin daha yolun başında bürokrasi çarklarında ezilmesi.
Türkiye'de bürokrasinin hantal yapısı, yetkin olmayan personelin sorumsuzluğu ve liyakat krizinin doğurduğu sonuçlar, gençlerin üretim ve girişimcilik motivasyonunu baltalamaya devam ediyor.
Milyonların cebinden çıkan primler katlandı ama yıl sonunda SGK rekor açıkla yüzleşecek









