Yeni Şafak
Haber akışına dön

Merkez İhtiyatlı, Reel Sektör İhtiyaçlı!

Merkez İhtiyatlı, Reel Sektör İhtiyaçlı!

Geçtiğimiz perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) ekim ayı kararını takip ettik. Karar öncesi piyasa beklentisi PPK’nın 100 baz puan faiz indirmesi yönünde oluşmuştu. PPK sürpriz yapmadı ve politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37’den %36’ya indirdi.

Bildiğiniz üzere faiz indirimi kadar faiz indirimi verilen toplantının karar metni de önemli. Karar metnine göre enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeyi güçlendiriyor. İç talepteki zayıf seyir devam ediyor. Bu kısım önemli çünkü önümüzdeki toplantılarda da faiz indirimi görüp görmeyeceğimiz önemli ölçüde iç talebin seyrine bağlı. Karar metninde atıf yapılan bir diğer konu ise jeopolitik gerilimlere bağlı yüksek seyreden enerji fiyatları. PPK üyeleri enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki yukarı yönlü risklerin sürmesine neden olduğunu ifade ediyor.

Karar metninde bir sonraki toplantı için de indirim sinyali olarak değerlendirebileceğimiz bir cümle var. Ben “Adımların büyüklüğü ve zamanlaması enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlenecektir.” cümlesinden bir sonraki toplantıda da faiz indirimi geleceği mesajını alıyorum. Ancak boyutuna enflasyon verisine bakılarak karar verilecek. Zaten bu toplantı için de daha yüksek montanlı bir indirim için alan vardı. Ancak her ne kadar karar metninde atıf yapılmasa da yaşanan fon krizinin ardından olası bir yüksek miktarlı döviz talebi riski nedeni ile PPK’nın ihtiyatlı davrandığını değerlendiriyorum.

Gerçekleşen ve beklenen enflasyon verilerinden yola çıkarak ve yaşanan fon krizinin iç talebi daha fazla baskılayacağı tahminini de göz önünde bulundurarak daha yüksek bir faiz indirimi için yeterli alan olduğu konusunda pek çok ekonomist hemfikir. Ancak hem jeopolitik gerginliğin enerji fiyatları üzerinde oluşturduğu riskler hem de fon krizinin tam etkilerinin henüz anlaşılamamış olmasının oluşturduğu belirsizlik kaynaklı olmalı ki PPK daha ihtiyatlı bir indirim yapmış görünüyor. Sanırım indirim alanının bir kısmı da sonraki toplantılara bırakılmış durumda.

Diğer yandan PPK ne kadar ihtiyatlı ise reel sektör de o kadar ihtiyaçlı. Reel sektör hem finansman maliyetlerinin düşmesine hem de daha fazla finansmana erişmeye şiddetle ihtiyaç duyuyor. Hatta yaşanan fon krizinin ardından sukuk (kira sertifikası) ve ÖST kanalının da büyük oranda tıkandığını göz önünde bulundurursak piyasaların likidite ihtiyacının öngörülenden çok daha yüksek olabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Hal böyle olunca fon krizinin ilk günlerinde hızlıca KOBİ kredileri için yükseltilen aylık büyüme sınırının ticari kredilerin geneli için de yükseltilmesinin faydalı olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca her zaman önerdiğim üzere reel sektörün kısa vadeli yüksek faizli kredilerinin uzun vadeli taksitli ticari kredilere dönüştürülmesi konusunu da hatırlatmak isterim. Zaten bir işletme kredide temerrüde düşünce ya da finansal yeniden yapılandırma yapmak zorunda kalınca bankalar tarafından işletmelere teklif edilen bir yapılandırmanın işletmeler ayakta iken yapılmasının her kesim açısından faydalı olacağı aşikâr. Aksi halde hem firmaların kredi notları bozuluyor hem de bankalardaki tahsili gecikmiş alacak oranları artıyor. Bu durum banka bilançoları için de olumsuz. O halde yaşanan jeopolitik gerilimlerin etkilerinin hafifletilmesi ve fon krizi sonrası oluşan görece yüksek likidite ihtiyacının karşılanması için önerdiğim şekilde bir adım atılmasından fayda olduğunu düşünüyorum.

Başlıklar :

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenisafak.com