BÜYÜK SUNUM: Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un, COP31’i anlatmak için tüm gazetelerin ve televizyonların genel yayın yönetmenlerini davet ettiği toplantıya katıldım dün.
Murat Kurum Dev Zirveye Hazır

Toplantı salonuna şöyle bir baktım ve şunu dedim: “Son günlerde gördüğüm en geniş katılımlı medya buluşması bu.” Herkes oradaydı. Bütün arkadaşlar.
- DEV ZİRVE: Antalya’da düzenlenecek olan COP31, gerçekten de devasa bir zirve olacak. Düşünün: Dünyanın dört bir yanından tam 85 hükümet ve devlet başkanı Antalya’ya gelecek. COP31 için akredite olan gazeteci sayısını veriyorum: Yaklaşık 3 bin.
- KURUM HAZIR: Bakan Kurum, dev zirve için heyecanlı. En ince detaylara bile hâkim. Hiçbir aksama yaşanmaması için olağanüstü titizleniyor. Harıl harıl bir faaliyet var Antalya’da. Hedef: Kusursuz bir zirveye ev sahipliği yapmak.
- DEVASA ALAN: Antalya’da 1 milyon 100 bin metrekarelik COP31 alanı oluşturulmuş. Alanda her şey var. Sergiler için bölümler oluşturulmuş, konserler için alanlar oluşturulmuş. Bu arada Türk mutfağının tanıtımı da unutulmamış.
- COP31 ŞARKISI: İngilizce sözleri olan hareketli bir şarkı yapılmış COP31 için. İyimser, neşeli, sıkıcılıktan uzak bir şarkı. Ben pek beğendim. “Isıyı azalt / dereceyi düşür” gibi didaktik sözler, ritimle sıkıcılıktan çıkarılmış. Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, şarkıyı dinledikten sonra “Eurovision şarkısı gibi” dedi. Bingo! Eurovision’da yarışsa ilk 5’e girer bu şarkı.
- LOGO VE SLOGANLAR: Lale motifiyle oluşturulan COP31 logosu için “mükemmel” diyorum. Etkileyici olmuş. COP31’in sloganı: Dünyanın Geleceği Türkiye’de. COP31’in üç mottosu: Diyalog / Uzlaşı / Aksiyon.
- EYLEM GÜNDEMİ: 10 başlıklı bir eylem gündemi ele alınacakmış zirvede. Ayrıca 2035’e ilişkin 6 küresel hedef değerlendirilecekmiş.
- BÜYÜK FIRSAT: Murat Kurum’un şu sözleri önemli: “COP31’i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.”
- SIFIR ATIK: Emine Erdoğan’ın öncülüğünde küresel bir çığır açan “Sıfır Atık” projesi, COP31’de Türkiye’nin en önemli övünç kaynağı olacak. Bakan Kurum da buna işaret etti. “Sıfır Atık” projesinin Antalya’da büyük sükse yapacağı kesin.
BAZI KADINLAR NİYE BÖYLE
Tam bin bir umutla, heyecanla, aşkla, şevkle yepyeni bir ilişkiye yelken açıyorlar.
Buldukları adamlar, bir biçimde alengirli ve kriminal işlerin tam göbeğinden çıkıyorlar.
Böylece operasyonlar, gözaltılar, cezaevleri, kelepçelerle birlikte...
Devlerin aşkının sonu geliyor.
Mesela Sibel Can.
Mesela Ebru Gündeş.
İki ihtimal var:
- Ya bu kadınlar hep kriminal tipleri seviyorlar.
- Ya da bu kadınların sevdikleri hep kriminal tip çıkıyor.
Neyse...
Umarım bundan sonra...
Sınıflarını doğrudan geçmiş / Legaliteden milim ödün vermemiş / Beyoğlu’na kravatsız çıkmamış / “Küçük Bey” olarak yetiştirilmiş...
Tipler bulurlar kendilerine.
ÖZGÜR ÖZEL’İN SARIGÜL SİYASETİ ACABA NEDİR
Özgür Özel, Mustafa Sarıgül konusunda ne düşünüyor acaba?
Özkan Yalım’a, Muhittin Böcek’e, hatta Hasbi Dede’ye bile ilk etapta destek verdiler.
Mustafa Sarıgül konusunda ise susuyorlar.
Sarıgül’e yönelik operasyonu...
- EĞER siyasi olarak görüyorlarsa: Ekrem İmamoğlu için yaptıklarının en azından yüzde 10’unu yapmak durumundalar.
- EĞER iddiaları ciddiye alıyorlarsa: “Mustafa Bey, gidin aklanın gelin. Aklanıncaya kadar da sizi partimizin dışına alıyoruz” demek durumundalar.
OLUP BİTENLERDEN ÇIKARDIĞIM BEŞ DERS
- DERS BİR: Ben onu bunu bilmem arkadaş. Fon mon olayından alabildiğine uzak durmak şart.
- DERS İKİ: Hangi görüşten olursan ol kendini asla “dokunulmaz” olarak görme. Yoksa afallarsın.
- DERS ÜÇ: Sarıgül family... Aman ha aman.
- DERS DÖRT: Fitne zamanıysa... Atak olmaktan, çıkıntılık yapmaktan, gereksiz taramalardan kaçın.
- DERS BEŞ: Şu hayatta mutlaka ama mutlaka şu üç dostun olacak: İyi bir avukat, bir. İyi bir muhasebeci, iki. İyi bir doktor, üç.



