Independent Türkçe
Haber akışına dön

Netanyahu Bile "Dış Güçler" Söylemine Muhtaç Oldu

Netanyahu Bile "Dış Güçler" Söylemine Muhtaç Oldu

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Her yerde yazılanı tekrarlamaktan hoşlanmıyorum.

Bu nedenle son duruma ilişkin kısa bilgi vererek başlayayım.

Netanyahu, İsrail Meclisi’nde çoğunluk için gereken 61 sayısına ulaşamadı.

Likud’u destekleyen partilerle oluşturduğu blok 53’te kaldı.

Rakibi Eisenkot’un oluşturduğu blok ise 48 milletvekili çıkardı.

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, bu siyasi tablo nedeniyle hükümeti kurma görevini önce Netanyahu’ya verecek.

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Netanyahu’nun hükümeti kuramaması durumunda sıra Eisenkot’a gelecek.

Eisenkot ise hükümeti kurabilmek için 19 milletvekili çıkaran Filistinli Arapların partileriyle anlaşmak zorunda kalacak.

Ancak Eisenkot şimdiden Filistinli partilere 4 şart öne sürüyor:

  1. Hamas’ı terör örgütü kabul edip kınamak,
  1. İsrail'i Yahudi ve demokratik bir devlet olarak tanımak,
  1. İsrail'in bağımsızlık bildirgesinde ifade edilen değerleri kabul etmek,
  1. Askerlikten muaf olan Filistinli İsrail vatandaşlarının askerlik yapmasını kabul etmek.

Yahudi yerleşimcilerin terör estirdiği Batı Şeria’da, güvenliğin tekrar ordu tarafından sağlanacağını duyurması, Eisenkot’un Filistinli partilerin hoşuna giden tek seçim vaadi olmuştu.

Bu vaadi bir kenara bırakacak olursak, Arapların yukarıdaki şartları kabul etmesi zor görünüyor.

Bu durumda Netanyahu ile Eisenkot’un koalisyon kurma seçeneği gündeme gelecek.

Bu ihtimali zayıf görenler, seçimlerin tekrarlanacağına işaret ediyor.

Ancak Cumhurbaşkanı Herzog, tüm siyasi parti liderlerini, seçim sonuçları belli olmaya başlayınca uyarmıştı.

“Seçimlerin tekrarlanması çok kötü bir seçenek” diyen Herzog, liderlerin koalisyon kurulması için tüm şartları zorlaması gerektiğini, bunun İsrail’e büyük faydası dokunacağını söylemişti.

İsrail medyasında Netanyahu’nun bir daha başbakan olmamasından yana tavır koyanlar, Filistinli Arap partilerinin kazandığı 19 sandalyenin önemine dikkat çekiyor.

İsrail'in etkili gazetelerinden Haaretz, muhalefet bloğunu Filistinli Arap partilerle hükümet kurmaya çağırdı.

Gazete, şu yorumu yaptı:

Rakamlar, Yahudilerle siyasi ortaklık için topluca oy kullanan Arap topluluğunun eşi benzeri görülmemiş başarısına işaret ediyor. Oy verme konusundaki zorluklara ve çekincelere rağmen ve özellikle ırkçı bir kışkırtma kampanyasının ortasında, rekor sayıda 19 milletvekili kazanmaları Filistinlilerin bu ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor.

Eisenkot'un değişim bloğunun liderlerine seslenen Haaretz gazetesi, "19 milletvekilini sırf Arap seçmenlere ait oldukları için bir kenara bırakırlarsa bu, entegrasyon için sandıklara akın akın oy kullanan vatandaşlara atılmış bir tokat olur" uyarısında bulundu.

İsrail'deki seçimlerde Filistinli Arap partilerin 19 milletvekili çıkararak üçüncü büyük güç hâline gelmesi başta Netanyahu, Ulusal Güvenlik Bakanı faşist İtamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Smotrich olmak üzere birçok siyasetçiyi adeta çıldırttı.

Netanyahu, “Arap partilerinin hile yaptığını, seçimlere İran ve Katar’ın müdahale ettiğini, İsrail’i İslamlaştırmaya çalıştıklarını” söyleyerek İsraillilerin bile güldüğü bahaneler üretti.

İsrail’in birçok ülkedeki seçimlere nasıl müdahale ettiği bilinirken ve bu konudaki sicili kabarıkken Netanyahu’nun iddiaları ciddiye alınmadı.

Ben-Gvir, Arap partilerine Katar’ın mali destek verdiğini iddia etti.

İsrail polisi, Arap liderlerin tutuklanmasını isteyen Ben-Gvir’e, “Katar’ın para desteğine ilişkin kanıt bulamadık” yanıtını verdi.

Smotrich de Filistinli Arap liderlerin istihbarat servisi Shin Bet tarafından sorgulanmasını istedi.

Bu yazı yayınlanıncaya kadar Ben-Gvir ve Smotrich’in Filistinli Arap partilerini hedef alan açıklamalarını medyamızda okumuş olacaksınız.

Ama ikilinin bu çıkışlarının ardında ne olduğunu büyük ihtimalle öğrenemeyeceksiniz.

Konunun bu tarafını da ben yazayım.

İsrailli bazı gazetecilere göre Netanyahu, çoğunluğu kaybedeceğini öngördüğü için Ben-Gvir ve Smotrich’le dış güçler ve hile iddialarını birlikte dile getirme konusunda anlaşmışlar.

Seçimlerin tekrar edilme ihtimalini yüksek gören bu üçlü, o zamana kadar seçmeni dış güçlerin müdahalesine inandırmaya çalışacak bir kampanya planlamışlar.

Bir başka yeni bilgi daha paylaşmak gerekirse, Netanyahu’nun Arap partileri suçlayarak seçimlere hile karıştırıldığı yönündeki sözlerine bizzat Cumhurbaşkanı Herzog sert bir yanıt verdi.

Netanyahu’yu daha dikkatli olmaya davet eden Herzog, “Bütün bir toplumu (Filistinlileri) lekelemeye hakkınız yok” ifadelerini kullandı.

İsrail’de hükümet görüşmeleri başlayacak ve sürpriz gelişmeler yaşanacak.

Ama şu kadarını söylemekte yarar var: Netanyahu büyük bir hüsran yaşadı ve onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Peki, Eisenkot iş başına gelse çok şey değişir mi?

Eski Genelkurmay Başkanı olan Gadi Eisenkot’un, sivil altyapının orantısız ve yıkıcı bir güçle hedef alınmasını öngören "Dahiya Doktrini"nin mimarı olduğunu unutmayın.

Dahiya Doktrini’nde temel amaç, hedef alınan bölgelerdeki sivil nüfusa ve ekonomik altyapıya bilerek ve de hesaplanarak büyük bir zarar verip Filistinli sivillerin direniş gruplarına desteğini cezalandırmaktır.

Bu doktrin, sivilleri toplu olarak cezalandırdığı için bir savaş suçudur, devlet terörizmidir.

Bu durumda Eisenkot ile Netanyahu arasındaki fark nedir?

Saldırgan, yayılmacı Siyonist faşistlerin yerleşimci bir devlete dönüştürmeye çalıştığı İsrail’de ne tür bir demokrasi var?

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
indyturk.com