Hürriyet
Haber akışına dön

New York: Herkesin Yaşamak İstediği Ama Herkesin Başaramadığı Şehir

New York: Herkesin Yaşamak İstediği Ama Herkesin Başaramadığı Şehir

Bazı şehirler vardır, daha gitmeden tanırsınız. Filmlerden, dizilerden, kitaplardan, şarkılardan...

New York da onlardan biri. Sarı taksileri, gökyüzüne uzanan binaları, Central Park’ı, Broadway’i ve hiç bitmeyen enerjisiyle dünyanın belki de en çok hayal kurulan şehirlerinden biri. Bu satırları New York’tan yazıyorum. Sokaklarında yürürken insanın aklına ister istemez aynı soru geliyor: Dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan neden bu şehirde yaşamanın hayalini kuruyor? Ve daha önemlisi, New York gerçekten hayal edildiği kadar güzel bir yaşam sunuyor mu? Çünkü bir şehri turist olarak sevmekle o şehirde yaşamak arasında çok büyük fark var.

NEW YORK’UN EN BÜYÜK GÜCÜ: FIRSATLAR

New York’u dünyanın diğer büyük şehirlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, sunduğu fırsatların çeşitliliği. Finans, medya, moda, sanat, teknoloji, hukuk ve uluslararası ticaret... Hangi sektörde çalışırsanız çalışın, New York’ta kendinize bir gelecek kurma ihtimali bulabilirsiniz. Wall Street küresel finansın en önemli merkezlerinden biri. Manhattan, dünyanın önde gelen şirketlerine ev sahipliği yapıyor. Broadway ise sanatın ve yaratıcılığın simgelerinden biri. Özellikle gençler için bu şehir adeta dev bir açık hava üniversitesi. Bir kafede otururken yan masanızda yeni bir girişim üzerinde çalışan insanlarla karşılaşabilir, bir etkinlikte dünyanın farklı ülkelerinden profesyonellerle tanışabilirsiniz. New York’ta yalnızca ne bildiğiniz değil, kimlerle tanıştığınız ve kendinizi nasıl geliştirdiğiniz de önemli. Ancak bu fırsatların hiçbiri kendiliğinden kapınızı çalmıyor. Rekabet son derece yüksek.

DÜNYANIN EN PAHALI HAYALLERİNDEN BİRİ

New York’un büyüleyici görüntüsünün arkasında oldukça pahalı bir yaşam var. Özellikle Manhattan’da ev kiralamak, iyi bir geliriniz olsa bile ciddi bir bütçe gerektiriyor. Merkezi ve tercih edilen bölgelerde küçük bir dairenin aylık kirası birkaç bin doları rahatlıkla aşabiliyor. Üstelik mesele yalnızca kira değil. Market alışverişi, restoranlar, sağlık sigortası, çocuk bakımı ve günlük harcamalar düşünüldüğünde New York’ta konforlu bir yaşam sürdürmek önemli bir finansal planlama gerektiriyor. Türkiye’den baktığımızda yüksek görünen Amerikan maaşlarının önemli bir bölümü, bu şehirde temel yaşam giderlerine harcanabiliyor. Bu nedenle New York’ta iş bulmak kadar, kazandığınız parayla nasıl bir hayat yaşayabileceğinizi hesaplamak da önemli. Çünkü New York’ta yüksek maaş almak, her zaman yüksek yaşam standardına sahip olmak anlamına gelmiyor.

ÖZGÜRLÜĞÜN VE YALNIZLIĞIN ŞEHRİ

New York’un en sevdiğim özelliklerinden biri, farklılıklara sunduğu alan. Dünyanın hemen her ülkesinden, her kültüründen ve her yaşam tarzından insanı aynı sokakta görebiliyorsunuz. Kim olduğunuzdan çok ne yaptığınızın önem kazandığı bir şehir hissi veriyor insana. Kimse sizin nasıl giyindiğinizle, nereden geldiğinizle veya nasıl bir hayat seçtiğinizle fazla ilgilenmiyor. Bu özgürlük duygusu özellikle gençler için son derece çekici. Ancak aynı şehir, insana büyük bir yalnızlık da yaşatabiliyor. Milyonlarca insanın arasında kendinizi yapayalnız hissedebilirsiniz. Herkesin bir yere yetiştiği, sürekli çalıştığı ve zamanla yarıştığı bu şehirde güçlü dostluklar kurmak her zaman kolay değil. New York size özgürlük sunuyor ama o özgürlüğün getirdiği bireysel sorumluluğu da omuzlarınıza bırakıyor.

ÇOCUK YETİŞTİRMEK VE EĞİTİM: AVANTAJ MI ZORLUK MU?

Yıllardır uluslararası eğitim alanında çalışırken ailelerden en sık duyduğum sorulardan biri şu: Çocuğumuz için hangi ülke ve hangi şehir daha doğru? New York, eğitim açısından son derece güçlü seçenekler sunuyor. Columbia University ve New York University gibi dünya çapında tanınan üniversitelerin yanı sıra, başarılı devlet okulları ve özel okullar da bulunuyor. Müzeler, sanat merkezleri, kütüphaneler ve kültürel etkinlikler çocukların gelişimine önemli katkılar sağlayabiliyor. Ancak New York’ta çocuk yetiştirmenin zorlukları da var. Okul seçimi, yaşanacak semt, güvenlik, ulaşım ve çocukların sosyal yaşamı dikkatle değerlendirilmesi gereken konular. Özellikle özel okul ücretleri aile bütçesini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Devlet okullarında ise eğitim kalitesi ve kabul koşulları okuldan okula değişebiliyor. Bu nedenle çocuklu aileler için New York’ta doğru semti seçmek, bazen doğru evi seçmekten bile önemli.

NEW YORK MU LONDRA MI?

İngiltere’de uzun yıllardır yaşayan biri olarak iki şehri karşılaştırmadan edemiyorum. Londra bana daha dengeli, daha sakin ve gelenekleriyle daha barışık bir yaşam sunuyor gibi geliyor. New York ise daha hızlı, daha iddialı ve daha rekabetçi. Londra’da hayatın içinde kendinize biraz daha fazla nefes alanı açabildiğinizi hissediyorsunuz. New York’ta ise sanki her dakika bir fırsatı kaçırmamak için hareket etmeniz gerekiyor. Elbette bu, kişisel bir gözlem. Her iki şehirde de yaşam, semtinize, gelirinize, mesleğinize ve aile yapınıza göre değişiyor. Ama benim gözümde Londra yaşamak için düzen kurmayı, New York ise sürekli yeni hedefler peşinde koşmayı temsil ediyor.

PEKİ NEW YORK’TA YAŞAMAYA DEĞER Mİ?

Bence bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Kariyerinin başında olan, uluslararası bağlantılar kurmak isteyen, rekabetten beslenen ve hızlı şehir hayatını seven gençler için New York inanılmaz fırsatlar sunabilir. Ancak sakinlik, geniş yaşam alanları, düşük giderler ve daha öngörülebilir bir günlük düzen arayanlar için aynı şehir yorucu olabilir. New York insana çok şey vaat ediyor. Fakat karşılığında zamanınızı, enerjinizi ve çoğu zaman konfor alanınızı istiyor. Burada yaşamanın en büyük avantajı, dünyanın merkezindeymişsiniz gibi hissetmek. En büyük zorluğu ise bu hızın içinde kendinize ait bir hayat kurabilmek. New York sokaklarında yürürken bir kez daha düşündüm: Bir şehri yaşanabilir kılan şey, ne kadar çok fırsat sunduğu değil, o fırsatların içinde ne kadar mutlu olabildiğimiz. Çünkü bazen Amerikan rüyası, New York’ta yaşamayı başarmak değil; New York’ta yaşarken kendinize ait bir hayatı kaybetmemektir.

Günün Sözü: “Değişim, tüm gerçek öğrenmelerin sonucudur.” (Leo Buscaglia)

EĞİTİMDEN, BİLİMDEN, BAŞÖĞRETMENİN İZİNDEN AYRILMADIĞINIZ AYDINLIK GÜNLERİNİZ OLSUN.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr