Cumhuriyet
Haber akışına dön

Nihayet Apo!

Nihayet Apo!

PKK önderi Apo (Abdullah Öcalan) ile ilgili haberi 18 Ekim 2026 tarihli Sözcü gazetesinde okudum. Okumanız için aynen aktarıyorum:

[İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen Demokratik Konfederalizm Konferansı’nda terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın yolladığı “hezeyan dolu” mektup okundu.

Silahlı mücadelenin bitmesinin barış için yeterli olmayacağını savunan Öcalan, “Sürecin sonunda barışın1 kalıcı olabilmesi için çatışmanın nedenlerinin ortadan kaldırılması, Kürt varlığının, dilinin ve kültürünün güvence altına alınması gerekir” dedi.

Konfederasyon isteğini dile getiren teröristbaşı mektubunda şu sözlere yer verdi:

“Kürt sorununun çözümü, Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı düşünülemez. Türkiye’nin demokratikleşmesi de halkların eşit ve özgür biçimde bir arada yaşamasını çağlayacak bir siyasal iradenin ortaya çıkmasından ayrı değildir. Demokratik konfederalizm perspektifinin Ortadoğu için önemi de buradadır.”]

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ahbabı Abdullah Öcalan’ın bu zırvalarını değerlendirmesini beklemeden biz kolu sıvayalım: Abdullah Öcalan bölmeyi tasarladığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesi (Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür) ile bu maddenin değiştirilemeyeceğini (3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez) dile getiren 4. maddesinden habersiz olabilir mi?


Kürt sorununu kolayca çözen Apo bile keskin zekâsıyla yukarıdaki paragrafta dile getirdiğim sorunu çözemez. Kurulu devletin adını taşıyan kimlik ve pasaporta sahip vatandaşları hiçbir ulusal kuruluş ve hiçbir uluslararası kurum etnik kökenlere göre ayıramaz. Türkiye’de ne bir makam ne de TBMM ülkenin federal devlete dönüşmesine izin veremez ve öneremez!

Dünyadan örnek verelim ve Fransa’da yaşayan yerel/tarihi grupları sayalım: Fransızlar (FrankLatin kökenli ana çoğunluk), Brötonlar (Kelt kökenli, Britanya/Bretagne bölgesi), Oksitanlar (Güney Fransa), Korsikalılar (Korsika Adası), Alsaslılar (Alman kültürü/etkisi ağırlıklı, Alsas bölgesi), Basklar (Pirene bölgesi), Katalanlar (Güney sınır bölgesi), Flamanlar (Belçika sınırına yakın bölge).

Bir de İtalya’ya bakalım.

Friuliler: Friuli-Venezia Giulia bölgesinde yaşayan yerel bir grup.

Grikolar ve İtalya’daki Yunanlar: Güney İtalya (Apulia ve Calabria) ile Sicilya’da yaşayan tarihsel Rum/Yunan kökenli topluluklar.

Arbıreşler (Arnavutlar): 15. ve 16. yüzyıllarda İtalya’ya göç eden ve güney bölgelerde yaşayan Arnavut kökenli azınlık.

Oksitanlar ve Katalanlar: Kuzeybatı İtalya ve Sardinya’da (Alghero) yaşayan dilsel azınlıklar.

Slovenler: Kuzeydoğuda, Slovenya sınırına yakın bölgelerde yaşayan azınlık.

Yahudi asıllı İtalyanlar: Roma Cumhuriyeti döneminden beri İtalya’da varlık gösteren köklü topluluk.

Roman/Çingeneler: Ülkenin farklı bölgelerinde yaşayan göçebe veya yerleşik gruplar.

Avrupa devletlerinin tamamı Fransa ve İtalya’ya benzerler ve bu nedenle hiçbir Avrupa devleti Apo’yu desteklemeye cesaret edemez. Bomba ellerinde patlar...

Gelelim bizim memlekette Türkler dışında yaşayan etnik topluluklara: Araplar, Çerkezler, Pomaklar, Boşnaklar, Arnavutlar, Gürcüler, Lazlar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Yahudiler, Romanlar, Zazalar vb.

Bunların tamamı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Kürtler gibi anayasal Türktür. Bunların hepsi kendi Apo’sunu çıkarsa yandı gülüm ketan helva!...

Böyük Kürt âlimi Abdullah Öcalan’ın bu hayaline Feridun Andaç’ın hazırladığı “Özdemir İnce Kitabı. Geçmiş ve Gelecek Bugündür” (Tekin Yayınları, 2026) kitabının 254 ve 255 sayfalarında yer alan şu sözlerimle cevap vermişim:

“Dünyanın hiçbir ülkesi tek etnisite üzerine değildir. Fransa’da Bretonlar vardır, güneyde Basklar vardır; beş on tane daha sayılabilir. Ama orada bu insanlar kendilerini bir kere Fransız olarak kabul ediyorlar. Üniter bir devlette kurucu ulusun dili milli dildir ve o dille eğitim yapılır. Şimdi Kürtler ne istiyorlar? Anadilde eğitim. Anadilde eğitim yapılabilmesi için Türkiye’de bir özerk bölgenin, federasyonun olması lazım. Yani açıkça desinler ki biz federasyon istiyoruz. Ama demiyorlar, kaytarıyorlar. Ana dilde eğitim... Türkiye’de anadilde eğitim olmaz. Dünyanın birçok ülkesinde devleti kuran ulusun dili resmi dildir. İspanya’da da öyledir, Fransa’da da, Portekiz’de de; Brezilya hariç Güney Amerika’da da bütün ülke İspanyolca konuşur. Sen eğer anayasana, Cumhuriyetin kurucu ideallerine bağlıysan neden anadilde eğitim istiyorsun? Anadilde eğitim basit ve masum bir istek değildir; ayrılıkçılıktır.

Anadilde eğitim yapıp ne yapacak? Üniversiteye gittiği zaman başarılı olamayacak. Üniversitelerde ana dilde eğitim olduğu zaman ülkede bütünlük kalmaz. Bu, ciddi, samimi ve politik bakımdan doğru bir istek değil. Bunu anlamıyorlar. Bunu anlamadıkları için eleştiri yazılarım budur. Bunu yazmaktan da vazgeçmeyeceğim. Benimle dobra dobra hiçbiri tartışamıyor. Yazılarıma herhangi bir cevap gördün mü? Yok.”

Apo bu belirsizliğe son veriyor ve Türkiye’nin bir federe devlet olmasını istiyor. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Ama Apo’nun bilmediği bir durum da var:

Avrupa Birliği (AB) ve NATO, resmi politikaları gereği Türkiye’nin federal bir devlete dönüşmesini desteklemez veya böyle bir ajandayı dayatmaz. Her iki uluslararası kuruluşun da temel önceliği üye veya ortak devletlerin toprak bütünlüğü, egemenliği ve iç istikrarıdır.

Aklı başında bir Kürt bu durumu lideri Apo’ya tane tane anlatmalı.

1- Barış savaşan iki devlet ya da devletler arasında olur. Abdullah Öcalan kendini “devlet reisi” mi sanmakta?

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
cumhuriyet.com.tr